Komisyon Adı:Plan Ve Bütçe Komisyonu
Konu:2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı (1/774) İle 2015 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı (1/733) Ve Sayıştay Tezkereleri A) Millî Savunma Bakanlığı B) Savunma Sanayi Müsteşarlığı C) Akaryakıt İkmal Ve Nato Pol Tesisleri İşletmesi Başkanlığı
Dönemi:26
Yasama Yılı:2
Tarih:17/11/2016


2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı (1/774) ile 2015 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı (1/733) ve Sayıştay tezkereleri a) Millî Savunma Bakanlığı b) Savunma Sanayi Müsteşarlığı c) Akaryakıt İkmal ve NATO Pol Tesisleri İşletmesi Başkanlığı FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

     Sayın Başkan, değerli Komisyon üyeleri, Sayın Bakanım, değerli çalışma arkadaşlarım; öncelikle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

     Tek bir konu üzerinde konuşmak istiyorum. Salı günü aynı zamanda Genel Kurulda da bir önergesini görüştük. Maalesef, AKP'nin hayır oylarıyla reddedildi. Önerge konumuz şuydu: Doğu ve güneydoğuda terörle mücadele sırasında yaralanmış ama TSK'nın Sağlık Yönetmeliği'ne uymadığı için, oradaki yüzde 40 uzuv kaybına uyduramadığı için uzuv kaybını maalesef, gazi sayılmayan yaklaşık 10 bine yakın vatandaşımızı konuştuk salı günü. O vatandaşlarımızla ilgili bu arkadaşlar kalbinde mermiyle yaşıyor. 1 santimetre daha ileriye gitse şehit olacak ama 1 santimetre geride kaldığı için ve çıkarılırsa ya felç olacak ya da masada kalacak ama ne yazık ki yüzde 40 uzuv kaybı nedeniyle gazi sayılmıyor. Bir parmağını kaybetmiş, yönetmelik diyor ki: "Hayır, yetmez üç parmağın da kopmalıydı." Görme kaybı yüzde 95, "Hayır, tamamen kör olmalıydın." diyor uzuv kaybı. İşte, böyle 10 bine yakın arkadaşımız var. Mesela bir tanesinin mesajını okumak istiyorum, diyor ki: "Keskin nişancı mermisiyle Nusaybin'de ensemden vuruldum, doktorlar ölmediğime şaşırdı. Mermi 1 milimetre soldan gitse felç olacaktım, 1 santimetre yukarıdan girse kahraman şehit ama şimdi hiçbir şeyim." diyor. İşte, böyle birçok vatandaşımız var. Uzun zamandır bu konuyu ben defalarca gündeme taşıdım, Sayın Bakanım sizinle de bire bir bu konu üzerinde aslında çok konuştuk. Hatta, siz Genel Kurul çalışmalarında "Bunun üzerinde çalışıyoruz." demiştiniz ama maalesef somut bir adım göremedik bununla alakalı.

     Akabinde şöyle bir şey gelişti: Özellikle, Adalet ve Kalkınma Partisinin bir grup toplantısında Sayın Başbakan aynen şu cümleleri sarf etti 15 Temmuzda yaralanan vatandaşlarımızla ilgili, dedi ki: "TSK yönetmeliğinde bir şart aranıyor, yüzde 40 uzuv kaybı. Biz mermilere, tanklara göğsünü siper eden vatandaşlarımıza 'Sen yüzde 10 yaralandın, sen yüzde 30 yaralandın.' mı diyeceğiz? Yakışır mı bu Türkiye'ye? Kaldırdım bütün kuralları." Ardından ekim ayında bir KHK yayınlandı ve orada tırnağı çizileni gazi saydı, 15 Temmuzda yaralanan vatandaşlarımızla ilgili. Doğru muydu? Eyvallah, doğruydu. Bu vatandaşlarımız FETÖ vurduğunda gazi oluyor da PKK vurduğunda neden gazi olmuyor diye gelin araştıralım, Mecliste bununla ilgili komisyon kuralım; daha da ötesinde vermiş olduğumuz yasa teklifimiz var, gelin, bununla ilgili yasa teklifini kabul edin çünkü aslında çok basit bir düzenlemeye ihtiyacı var. Kaldı ki onlara bu raporu vermeyen askerî hastanenin doktorlarının çoğu şu anda FETÖ'den açıkta. Sivil hastaneler yüzde 40'ın da üzerinde uzuv kaybı verirken, maluliyet verirken ama askerî hastaneler vermiyor. Bunların hepsinin araştırılması gerekiyor ve bu insanların mağduriyetlerinin ciddi anlamda giderilmesine ihtiyaç var. Bu insanlar neden gazi olamadığını çocuklarına anlatamıyor. Gazilik onurlarını istiyorlar. Maalesef, parmaklarını bu vatan için verdiler ama onların gazilik onuru için iktidar parmaklarını kaldıramadı salı günü. Bununla alakalı, çok acil, hızlı bir şekilde somut çözüm içeren bir düzenlemeye ihtiyaç var Sayın Bakanım. Bununla alakalı, burada sizden söz istiyorum, talep ediyorum, en azından üzerinde bir çalışma, kafa yorma... Aslında çok basit, nasıl ki 15 Temmuzda "Kaldırdım bütün kuralları." dediyse Sayın Başbakan, aynı şeyi bu vatandaşlarımız için de yapabilir. "Kaldırdım kuralları." diyerek bir KHK'yla ya da TSK'nın sağlık yönetmeliğindeki uzuv kaybına ilişkin o hüküm rahatlıkla iptal edilebilir. Zaten Anayasa'nın eşitlik ilkesine ciddi anlamda aykırı bir düzenleme içermektedir. Bununla alakalı, hem görüşlerinizi hem de bir çalışma yapacak mısınız Hükûmet olarak, Bakanlığınızın bir çalışması olacak mı? Bunu merak ediyorum.

     Teşekkür ediyorum.