Komisyon Adı:(10 / 2, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu
Konu:Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu'nun, Bakanlığının, Aile Bütünlüğünü Olumsuz Etkileyen Olaylarla İlgili Yaptığı Çalışmalar Hakkında Sunumu
Dönemi:26
Yasama Yılı:1
Tarih:24/03/2016


Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu'nun, Bakanlığının, aile bütünlüğünü olumsuz etkileyen olaylarla ilgili yaptığı çalışmalar hakkında sunumu FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Sayın Bakan, hoş geldiniz öncelikle.

     Anlattığınız, Bakanlığınız çerçevesinde yaptığınız şeyler, ifade ettiğiniz şeyler kâğıt üzerinde çok güzel ama maalesef bugüne kadar açıklananlar, söylenenler ile ortaya konulan politikaların taban tabana zıt olduğunu görüyoruz. Özellikle kamu vicdanını da zaman zaman yaralayıcı olayların olduğunu, bu konuda kamuda ciddi infial yaratacak olayların olduğunu ve bu konuda iktidar partisi ve Bakanlığınızın aldığı tutum, işte, "Güncel konular, izliyoruz, değerlendiriyoruz." Kamu da değerlendiriyor, vatandaş da değerlendiriyor.

     "Ailelerin korunmasına yönelik kurumsal kimlik oluşturuyoruz." dediniz özellikle açıklamanızda. Bu çok önemli. Bizim yaptığımız iş, çalıştığımız, işte, dirsek çürütüyoruz burada, "Ailenin korunması." diyoruz, "Aile bütünlüğünün devamı." diyoruz, aile bütünlüğü içerisinde kadını, erkeği, çocuğu, hatta geniş aile olarak o ailede kim varsa hepsini ele almaya çalışıyoruz ve işte, aylardır bu konuda kafa patlatıyoruz ama yapılan açıklamalar maalesef çok tatmin edici değil. Tam tersine, gerçekten taban tabana zıt politikalar olduğunu düşünüyorum. Çünkü sadece davalara müdahil olmak yetmiyor Sayın Bakanım. Yani önleme konusunda da tedbirlerin alınması lazım. Çünkü Bakanlığın görevlerinde davalara müdahil olmak yok, onda zaten hâkimler gereğini yapıyor, zaten suçluları cezalandırıyor. Bir de önleyici politikaların hayata geçirilmesi için şahsınız ve Bakanlığınız adına neler yapmayı düşünüyorsunuz? Bakın, dün, çok önemli, işte, kamuoyunda sürekli tartıştığımız, Karaman'daki 45 tane çocuğumuza yönelik yapılan ki, o dosyaları arkadaşlarımız...

     BAŞKAN - Sayın Hürriyet...

     FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Bir saniye. Sıkıştırmak için söylemiyorum Sayın Başkanım. Çok insani bir şey.

     BAŞKAN - Başka bir hassasiyetten bahsedeceğim. İl adı zikretmeyelim. O anlamda bir hassasiyet söylüyorum.

     FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Olan bir şey var, Türkiye'de bir gerçek var Sayın Başkanım.

     BAŞKAN - Benim de başka bir hassasiyetim var, onun için söylüyorum.

     FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Siyasetin canı cehenneme ama biz kadınız yani, o başka bir şey.

     BAŞKAN - Siyaset için söylemiyorum ama.

     FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Siyaseten söylemiyorum, yanlış anlamayın Sayın Bakanım, siz de annesiniz ve biz makamınıza geldiğimde açıkçası ben biraz umutlanmıştım. Çok güzel şeyler söylemiştiniz. Bu konudaki kadın hassasiyetinizi, anne hassasiyetinizi ortaya koymuştunuz. Bu konuda iyi şeyler, birlikte, hatta iş birliği içerisinde de neler yapabileceğimizi konuşmuştuk hatırlarsanız ilk makamınıza geldiğimizde. Ama mesela dün önergeler reddedildi, partiniz tarafından reddedildi. Bununla ilgili, kadın olarak, anne olarak ne hissediyorsunuz, ne düşünüyorsunuz? Çok merak ediyorum. Özellikle orada yaşanan olayda, bakın, hayvan pornoları izlettirilmiş bu çocuklara, ya, bu çok kabul edilebilir bir şey değil. Bırakın siyaseti bir kenara, kadın olarak, anne olarak, insan olarak, yani bunlara en üst düzeyde tepki vermemiz lazım. Bu siyaseten de olması gereken bir şey değil.

     Önleyici tedbirlerinizi özellikle merak ediyorum, bu çok önemli. Yani, hep "Davalara müdahil oluyoruz, şunu yapıyoruz." Bu bence çok yeterli bir şey değil. Önleyici tedbirler çünkü Bakanlığın yapması gereken, ortaya koyması gereken politikalar, Hükûmetin ortaya koyması gereken politikalar çok ama çok önemli.

     Onun dışında, ikinci bir konu, Zeytinburnu Belediyeniz tarafından "Kanlı Öykü" adı altında bir öykü sahnelendi. Bu basında da yer aldı. Ben bununla ilgili de Bakanlığınıza bir soru önergesi verdim. Orada küçük bir çocuğun babasını aldatan annesini aldattı diye öldürmesini konu alan, hatta bunu kurusıkı silahla da teatral şekilde sahneye konulan bir öykü ve bu öykünün yazarı da ülkenin üst yöneticileri tarafından ödüllendirilmiş bir yazar aynı zamanda. Ama buna ilişkin kimsenin kılı kıpırdamadı. Önergemize de hâlâ cevap gelmedi. Bu olayla ilgili Zeytinburnu Belediyeniz hakkında bir yaptırım düşünüyor musunuz? En azından bir inceleme başlatmayı düşünüyor musunuz? Ya da haberiniz oldu mu? Önergemiz size ulaştı mı? Bunu sormak istiyorum ikinci olarak.

     Teşekkür ediyorum, sağ olun.