TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU...


TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı. Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının 20 maddeden oluşan birinci bölümü TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

18 Ekim 2017 Çarşamba

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Mersin'deki terör saldırısına ilişkin, "Saldırının Irak ve Suriye'de Türkiye'nin milli politikasına uygun gelişmelerin olduğu bir dönemde yaşanması da tesadüf değildir." dedi.

Toplantının açılışında Aydın, dost ve kardeş Azerbaycan'ın bağımsızlık yıl dönümünü kutladı.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da Dağlık Karabağ'ın esaret ve işgalden kurtulmasını temenni etti.

Şırnak'taki maden ocağında meydana gelen göçükte hayatını kaybedenlere rahmet dileyen Akçay, Soma maden kazası sonrası Meclis Araştırma Komisyonunca hazırlanan raporun gereğinin yapılmasını ve maden ve iş kazalarıyla ilgili bir an evvel tedbir alınmasını istedi.

Akçay, Mersin'deki terör saldırısına da değinerek, bu olayların zaman ve mekandan bağımsız değerlendirilemeyeceğine vurgu yaptı. Akçay, "Saldırının Irak ve Suriye'de Türkiye'nin milli politikasına uygun gelişmelerin olduğu bir dönemde yaşanması da tesadüf değildir. Suriye'de İdlib'de operasyonlar devam etmektedir. Bölgede bir terör koridoruna izin vermeyecek şekilde varlığımızın devam etmesi, bu arada gerekli diplomatik adımların atılması da gerekmektedir." dedi.

HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu da Mecliste ilginç bir muameleyle karşı karşıya olduklarını ileri sürerek, 122 önergelerinin ret veya iade edildiğini söyledi.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de partisinin İstanbul Milletvekili Eren Erdem'in, attığı iddia edilen "Türkiye ile İran karşı karşıya gelirse İran'ın safında olurum" şeklindeki tweet nedeniyle, AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş ile arasında tartışma yaşandığını hatırlatarak, Erdem'in "baştan suçlu ilan edildiği" ve olayın mahkemeye yansıdığını belirtti. Özel, yargılama sonucunda Erdem'in tweeti atmadığının ortaya çıktığını kaydetti.

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş da Eren Erdem'in tweeti attığını kabul ettiğini, gerekli bilgiler gelmediği için teyit edemediğinden dolayı mahkemenin böyle bir karar aldığını bildirdi. Muş, milletvekillerinin attığı tweetlere dikkat etmesi gerektiğini dile getirdi.

Bunun üzerine tekrar söz alan Özel, mahkeme kararının Erdem'in böyle bir tweet atmadığını onayladığını belirterek, "Aksine karar getirmediğiniz sürece özür borcununuz var." diye konuştu.

Görüşmeler sürerken Muharip Gaziler Derneği Milas şubesinden gazilerin Genel Kurulu ziyarete gelmesi üzerine Başkanvekili Aydın, gazilere "hoş geldiniz" diyerek, terörle mücadele hayatını kaybedenlere rahmet diledi.

Danışma Kurulu toplantısında oy birliği sağlanamadığından, MHP TBMM Grubu'nun pamuk üreticilerinin sorunları, HDP TBMM Grubu'nun akademisyen ve kamu emekçilerinin işten çıkarılmaları, CHP TBMM Grubu'nun da Ankara'nın cumhuriyet dönemi simgelerinden olan yapılarının korunmasıyla ilgili araştırma önergelerinin bugün görüşülmesine ilişkin önerileri ayrı ayrı görüşülerek reddedildi.

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, il ve ilçe müftülüklerine nikah kıyma yetkisi veren düzenlemeyle ilgili, "Bu yapılan iş; Türkiye'de aileyi tahkim eden bir iştir, hukuki sonuç doğuran nikaha ilişkin laik ve seküler devletin bir işidir. Bu nikahı gerçekleştiren kişiler devletin görevlileridir, tıpkı belediyenin insanları, görevlileri gibi." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine devam ediliyor.

Görüşmeler öncesi söz alan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, tasarının bazı maddelerinin anayasaya aykırı olduğunu savunarak, Başkanlık Divanından görüşmelere devam edilmemesini, komisyona iade edilmesini istedi.

Birleşimi yöneten Başkanvekili Ahmet Aydın da İçtüzük gereği süreçleri tamamlayarak gündeme gelen bir tasarının görüşmelerini keserek komisyona göndermelerinin mümkün olmadığını söyledi.

Ancak Aydın, Özel'in talebi üzerine usul tartışması açtı.

Usul tartışması kapsamında lehte ve aleyhte görüşlerin aktarılmasının ardından tavrında bir değişiklik olmadığını belirten Aydın, tasarının tümü üzerindeki görüşmelere geçti.

HDP Grup adına kürsüye gelen Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, tasarıdaki il ve ilçe müftülüklerine nikah kıyma yetkisi verilmesine ilişkin düzenlemeyi eleştirerek, kadınların buna karşı haftalardır sokakta olduğunu söyledi.

Tasarıyla kadın erkek eşitliğine açıkça inanmadığını ifade eden, kadınlara sürekli boşanmamalarını telkin eden bir kuruma ciddi yetki verileceğini dile getiren Kerestecioğlu, kadınların pek çok hakkının tehlike altında olduğunu savundu.

Düzenlemenin çocuk yaşta evlilikleri ve toplumdaki kutuplaşmayı da artıracağını iddia eden Kerestecioğlu, "Kadınlar mücadeleden vazgeçmek istemiyorlar. Herhangi bir siyasi iktidarın onların medeni haklarını ellerinden almasına izin vermeyecekler. Umudumuzu kaybetmememiz gerektiğini düşünüyorum. Bugün bu yasa geçse de mücadelemiz devam edecek ve daha sonra bunun iptali için uğraşacağız." diye konuştu.

CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan da grubu adına yaptığı konuşmada, tasarının ilgili diğer komisyonlarda ele alınmadan, İçişleri Komisyonunda muhalefetin eleştirileri dinlenmeden alel acele geçirildiğini ileri sürdü.

Türkiye'nin ekonomik ve sosyal pek çok sorunla baş başa olduğu bir dönemde tasarının gündeme getirilmesini eleştiren Bakan, "Böyle bir ortamda biz ne konuşuyoruz? Müftülere nikah yetkisi verelim mi, vermeyelim. Milletin derdi, tasası bu mu Allah aşkına?" değerlendirmesinde bulundu.

Bakan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yılda 600 bin civarında nikahın yapıldığı ülkemizde insanların nikah kıymasında nasıl bir sorun vardır? Belediyelerin önünde nikah kuyrukları mı oluşmuştur? Köy muhtarlarının sayısı mı yeterli olmamıştır? Ülkede buna ilişkin bir sosyolojik sorun, kanayan yara mı vardır? Elbette hayır. Peki, ülkede nikah kuyrukları yokken, isteyenin dini nikah kıydırmasına herhangi bir engel de yokken bu tasarı niye parlamentoya gelmiştir? Bu düzenleme, bir taraftan ülkenin yakıcı gündeminden vatandaşı uzaklaştırarak yapay gündem yaratmanın aracıdır, diğer taraftan ise ülkemizde her alanda toplumun dinselleştirilmesi stratejisinin bir parçasıdır. Orduda imam, okulda imam, hastanede imam, sivil savunmada imam, şimdi de nikahta imam. Bu tavır muhafazakar demokrat gömleğini çıkarıp siyasal İslamcı gömleğini giymektir."

Evliliğin dini değil, dünyevi bir olgu olduğunun altını çizen Bakan, mirastan boşanmaya, mal edinmeden aile hukukuna kadar çok geniş bir hukuksal alanı kapsadığını vurguladı.

Bakan, "Müftülüklere nikah kıyma yetkisi verilmesi, basit anlatımıyla, halk dilinde imam nikahının resmileştirilmesidir." dedi.

AK Parti Grubu adına konuşan Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise tasarıdaki il ve ilçe müftülüklerine nikah kıyma yetkisi verilen maddeye ilişkin eleştirilerle ilgili "Teklif, dini alana ilişkin bir düzenleme değil, medeni alana ilişkin bir düzenlemedir." karşılığını verdi.

Müftü ve imamların, dini alana ilişkin, sosyal ihtiyaçları karşılamak üzere kurumlaşmış bir yapı olduğuna işaret eden Bostancı, şöyle devam etti:

"Bizim burada yapmaya çalıştığımız esasen aile kurumu tahkim etmektir, aile kurumunu hukuki teminat altına almaktır. Genç yaşta evliliklerle hiçbir ilgisi yoktur. Çocuk yaşta evlilik, çok çocuk yapma, az çocuk yapma, şu tür evlilik, bu tür evlilik bu bahsedilenlerin hepsi aslında toplumların sosyolojisinde kayıtlıdır."

Küçük yaşta evliliklerin toplumun kanayan bir yarası olduğunu ve bu sorunun mutlaka çözülmesi gerektiğini dile getiren Bostancı, AK Parti iktidarının da bu yönde çözümler ürettiğini belirtti.

Bostancı, getirilen düzenlemenin çocuk yaşta evliliklerin önünü açacağı iddialarının da gerçekçi olmadığını ifade etti.

Aile kurumunun önemine değinen Bostancı, "Bu yapılan iş; Türkiye'de aileyi tahkim eden bir iştir, hukuki sonuç doğuran nikaha ilişkin laik ve seküler devletin bir işidir. Bu nikahı gerçekleştiren kişiler devletin görevlileridir, tıpkı belediyenin insanları, görevlileri gibi." değerlendirmesinde bulundu.

Daha sonra yerinden söz alan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Başbakan Binali Yıldırım'ın daha önce yaptığı bir konuşmada, köy muhtarlarına verilen nikah kıyma yetkisinin muhtarlara verileceğini söylediğini, ancak bu düzenlemenin hayata geçirilmediğini ifade ederek, AK Parti Grubuna "Verdiğiniz bu sözü tutacak mısınız?" diye sordu.

HDP Grup Başkanvekili Kerestecioğlu ise düzenlemenin dinler açısından ayrımcılığın yanı sıra cinsiyet ayrımcılığı getirdiğini ileri sürerek, müftü ve imamların hepsinin erkek olduğuna dikkati çekti.

CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan, şahsı adına tasarının tümü üzerinde yaptığı konuşmada, nikahla ilgili maddeye işaret ederek, tasarının son derece lüzumsuz olduğunu, toplumu kutuplaştırmak, gündemi değiştirmek amacı taşıdığını söyledi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Yolsuzluk yapan kim olursa olsun, kanuna aykırı davranan her kim varsa, belediye başkanıdır, x'tir, y'dir, z'dir, yetkimiz dahilinde gözünün yaşına bakmayız. Bu saatten sonra muhalefet belediyeleri de iktidar belediyeleri de nasıl gözünün yaşına bakmayacağımızı görecekler." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın tümü üzerindeki görüşmeler sürüyor.

Tasarının tümü üzerinde hükümet adına söz alan İçişleri Bakanı Soylu, tasarının bürokrasinin azaltılması, hizmet sunumunda etkinliğin artırılması, kağıt ortamındaki hizmetlerin "online" yapılması gibi kolaylıklar sağlayacağını ifade etti.

Tasarıdaki düzenlemelere ilişkin bilgi veren Soylu, mevcut görevlilere ek olarak nikah kıyma yetkisinin il ve ilçe müftülüklerini de kapsayacak şekilde genişletildiğini, nikahın şekliyle ilgili bir değişiklik yapılmadığını belirtti.

Devlet nezdinde resmi nikahın geçerli olduğunu, bunun usul ve esaslarının da kanunda belirlendiğini söyleyen Soylu, buradaki usul ve esaslarda herhangi bir değişiklik olmadığının altını çizdi.

Mevcut durumda belediye ve köy evlendirme memurlukları, nüfus müdürlükleri ve dış temsilciliklerde nikah kıyıldığını aktaran Soylu, 2017 yılı başından bugüne kadar 426 bi·n 258 ni·kah i·şlemi·nin beledi·yelerdeki· ni·kah memurları, 3 bin 212 ni·kah i·şlemi·nin nüfüs müdürlükleri·, 16 bi·n 543 ni·kah i·şlemi·nin muhtarlar, 19 bi·n 979 ni·kah i·şlemi·nin de dış temsi·lci·li·kler ve yetkilendirilmiş kişiler tarafından gerçekleştirildiğini bildirdi.

Tasarıyla bu gruplara il ve ilçe müftülüklerinin de eklendiğini anlatan Soylu, "Gerek ülkemizin bazı bölgelerinin coğrafi şartları, gerekse yetkili memur sayısı da dikkate alınarak, insanların resmi nikaha ulaşılabilirliği artırılmaktadır. Nikah konusunda kanunlarımızın hiçbir yerinde herhangi bir boşluk veya yoruma açık bir durum söz konusu değildir. Medeni Kanunumuz gereğince, evlenme iradesinin bizzat evlenecek kişiler tarafından yetkili resmi memurun önünde açıklanmasıyla gerçekleşecek olan medeni evlenme, Türkiye'de yapılabilecek tek evlenme şeklidir." ifadelerini kullandı.

Her vatandaşın kanuni şartlara uymak kaydıyla dilediği evlendirme memurluğunda nikahını kıydırma hak ve yetkisine sahip olduğunu vurgulayan Soylu, "Hangi memurla yapılırsa yapılsın kıyılan nikah aynıdır ve resmidir. Evlendirme işlemlerinde müracattan, tören yerine, düzenlenecek belgeden memurun giydiği cübbeye kadar belediye evlendirme memurunun uyguladığı Türk Medeni Kanunu Evlendirme Yönetmeliği hükümlerini aynen il ve ilçe müftülükler de uygulayacaktır. Yapılacak evlendirmeler hiçbir farklılık göstermeyecektir." diye konuştu.

İbadethanelerde resmi nikah kıyılamayacağına dikkati çeken Bakan Soylu, konunun mevzuatta açıkça belirtildiğini aktardı.

Avrupa'da kilisede nikah kıyıldığını hatırlatan Soylu, bu düzenlemenin Avrupa veya herhangi bir ülkeyle benzerliğinin bulunmadığını söyledi. İçişleri Bakanı Soylu, "Tam tersi bunun laiklikle ilgili, yani din ve vicdan hürriyetimizi bağlayıcı kısıtlığı olan bir anlayış da söz konusu değildir. Esas itibarıyla bunun cinsiyetçilikle de alakası yoktur." dedi.

Tasarı üzerindeki görüşmelerde söz alan muhalefet milletvekillerinin, bazı AK Parti'li belediye başkanlarının istifasına yönelik eleştirilerini de yanıtlayan Süleyman Soylu, "Yolsuzluk yapan kim olursa olsun, kanuna aykırı davranan her kim varsa, belediye başkanıdır, x'tir, y'dir, z'dir, yetkimiz dahilinde gözünün yaşına bakmayız. Bu saatten sonra muhalefet belediyeleri de iktidar belediyeleri de nasıl gözünün yaşına bakmayacağımızı görecekler. " değerlendirmesinde bulundu.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, terör örgütlerinin uzun süredir, güvenlik güçlerinin müdahalesine rağmen kaçak çalıştırdığı kömür ocakları olduğunu ve buradan ciddi gelir elde ettiğini belirterek, "Birçok kömür ocağını terör örgütleriyle beraber çalışanlardan ve kaçak çalışanlardan arındırdık." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine devam ediliyor.

İçişleri Bakanı Soylu, tasarının tümü üzerindeki görüşmelerde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Şırnak'taki madende meydana gelen göçüğe ilişkin soru üzerine Soylu, "Terör örgütlerinin, uzun zamandan beri güvenlik güçlerinin müdahalesine rağmen kaçak olarak çalıştırmaya devam ettiği kömür ocakları var ve buradan ciddi gelirler elde ediyorlar. Yaklaşık 3 aydan beri güvenlik güçlerimiz çok ciddi operasyonlar yaptı. Bu bölgeler coğrafi olarak da zor bölgelerdir. Birçok kömür ocağını terör örgütleriyle beraber çalışanlardan ve kaçak çalışanlardan arındırdık. Bunları da adım adım gerçekleştirdiğimizi ifade etmek istiyorum." diye konuştu.

Konuya ilişkin soruşturmanın savcılık ve ilgili bakanlık tarafından açıldığını aktaran Soylu, hukuki sürecin devam ettiğini söyledi. Soylu, "Terör örgütünün finans kaynaklarından biri de kömür ocaklarıdır." dedi.

Soylu, nikah yetkisinin müftülük makamını zedelemeyeceğini de dile getirdi.

Müftülüklere nikah kıyma yetkisinin vatandaşlar arasında ayrıştırma oluşturmayacağını belirten Soylu, küçük yaşta kız çocuklarının evlendirilmesiyle müftülüklerin nikah kıyma yetkisi arasında en ufak ilişkinin söz konusu olmadığını vurguladı.

Süleyman Soylu, uyuşturucuyla mücadelede operasyonların ve ele geçirilen uyuşturucu miktarının son bir yılda bütün rakamların 2 katına çıktığını bildirdi.

Türkiye'nin transit ve hedef bir ülke olduğuna işaret eden Soylu, bu konuda toplumsal seferberliğin önemli olduğunun altını çizdi.

Herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini dile getiren Soylu, terörle nasıl mücadele ediliyorsa uyuşturucuyla da aynı şekilde mücadele edilmesi gerektiğini söyledi.

KHK ile organize suç şebekelerini takip yetkisi aldıklarını aktaran Soylu, böylece organize suç şebekeleriyle mücadelede iki katı operasyon yapma imkanı bulduklarını ifade etti.

Soylu, yaklaşık 15 gün önce 12 bin 500 sağlık çalışanın güvenlik soruşturmalarını tamamlayarak gönderdiklerini belirterek, yeni bir sistem daha oluşturduklarını bildirdi. Soylu, önümüzdeki hafta pazartesi itibarıyla uygulamaya başlayacaklarını kaydetti.

AK Parti Kilis Milletvekili Hilmi Dülger ise tasarının tümü üzerinde şahsı adına yaptığı konuşmada, gelişen toplumsal yaşam ve teknolojik imkanların nüfus ve vatandaşlık işlemlerinde bazı güncellemeler yapılması ihtiyacını doğurduğunu, tasarının bu ihtiyaca cevap verdiğini söyledi.

*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***







Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.