Konu:Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Ve Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı
Yasama Yılı:3
Birleşim:55
Tarih:22/01/2013


YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI VE YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

CHP GRUBU ADINA BİRGÜL AYMAN GÜLER (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Yükseköğretim kurumlarının örgütlenmesine ilişkin iki temel değişiklik yapan bir kanun tasarısını görüşüyoruz; biri Fatih Üniversitesi ve Turgut Özal Üniversitesi arasında mal değişimine ilişkin, bir diğeri de Ankara'da Ankara sosyal bilimler üniversitesi ismiyle yeni bir üniversite, kamu üniversitesi kurulmasına ilişkin iki yasanın birleştirilmesinden oluşan bir tasarı.

Değerli milletvekilleri, bu, kamu bütçesine hatırı sayılır miktarda yük getiren bir düzenleme olmakla beraber, yasama organı düzenleyici etki analizlerinin ışığında karar vermek zorunda olmakla beraber, düzenleyici etki analizi diğer kanun tasarılarında olduğu gibi bu kanun tasarısının da arkasında yok. Bütçeye ne kadarlık bir yük getireceğine ilişkin herhangi bir görüş öne sürmek mümkün değil.

Öte yandan, kamu üniversiteleri içerisinde bir kamu üniversitesine ve sosyal bilimler alanında bir kamu üniversitesine daha ihtiyacımız olup olmadığına ilişkin burada hiçbir rakamsal açıklama da yok. Ankara'da açılması planlanan sosyal bilimler üniversitesinin 5 fakülte ve 5 enstitüden oluşması öngörülmüş. Kurulması öngörülen fakültelerden biri sosyal ve beşeri bilimler fakültesi, ikincisi siyasal bilgiler fakültesi, üçüncüsü yabancı diller fakültesi, dördüncüsü dinî ilimler fakültesi, beşincisi hukuk fakültesi.

Mensubu olarak çalıştığım ve öğrencisi olmaktan onur duyduğum Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi varken, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi varken, Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi varken, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi varken, yine Ankara'da aynı alanlarda fakülteler kurulmasının açıklamasını ne genel gerekçede ne de Hükûmet yetkililerinin sözlerinde bulmak mümkündür.

Burada, ne yazık ki, ancak soru olarak yüce heyetinize yöneltebileceğim üç kuşkumdan söz edebilirim. Bunları, bu yüce Meclisin çatısı altından söylemeliyim, önümüzdeki dönemde haklı da çıksam, haksız da, hep beraber bunun muhasebesini yapabilelim.

Birincisi, ne düzenleyici etki analizi ne de "Buna ihtiyaç var mı?" raporu elimizdedir. O hâlde, acaba, bu yeni üniversite üç dönem üst üste milletvekilliği görevi yapmış olan devlet büyüklerinden bazılarına yeni makamlar açmak için mi düşünülmüştür? (CHP sıralarından alkışlar) Aklımda böyle bir soru var. Eğer, bu üniversitenin rektör ya da rektör yardımcılığına, üç dönem üst üste görev yaparak boşa çıkmış olan devlet büyüklerinden atama yapılırsa haklı çıkacağım, yapılmazsa tahminim yersiz çıkacak.

İkincisi, Ankara Üniversitesinin mensubuyum, Ankara Üniversitesinin son derece önemli beş fakültesine eş koşulan bu beş fakülte, bir süre sonra acaba karşımıza yeni bir önerge getirebilir mi, kanun tasarısı ya da kanun teklifi getirebilir mi şunu söyleyen: "Tematik sosyal bilimler üniversitemiz var, üstelik Ankara'da, Ankara Üniversitesinde Fen Fakültesi, Mühendislik Fakültesi, Tıp Fakültesi, bir de Siyasal, İlahiyat, diğerleri var.

Tematik bir güç varken neden bu ayrıca yürüsün ki? Dil, Tarih ve Coğrafyayı, Hukuk Fakültesini, Siyasal Bilgiler Fakültesini, yüz elli yıla varmış olan bu tarihi, kurduğumuz Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi içinde toplasak daha iyi değil mi?" Ne dersiniz? Aynı Meclis kürsüsünde böyle bir kanun teklifi ya da tasarı karşımıza gelebilir mi? Gelirse haklı çıkacağım, gelmezse yanlış öngörüde bulunmuş olacağım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir üçüncü sorum daha var bu kapsamda.

FİKRİ IŞIK (Kocaeli) - Biraz paranoyaya kaçıyorsunuz.

BİRGÜL AYMAN GÜLER (Devamla) - Yok, soru soruyorum ve hesabını vermeye hazırım.

ALİ HAYDAR ÖNER (Isparta) - Çok saygın bir üyeye paranoya diyemezsiniz.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri?

BİRGÜL AYMAN GÜLER (Devamla) - Paranoya bu akli dengeyi içermez. O yüzden, benzetme doğru değil.

Üçüncüsü şu: Beş fakülte kurulmuş ve bunlardan dördü "bilimler fakültesi" biri "ilimler fakültesi." Ben, bilim insanı olarak bilim dünyasını bilirim, haddimi de bilirim. İlim dünyasını bu Mecliste çok iyi bilenler var. Ama üzerinde bir parça çalıştım, bilim ile ilim aynı şey değil. Biz, burada dinî ilimler fakültesi kuruyoruz ve AKP'nin genel inancı demeyeceğim ama genelde AKP yanlısı ya da AKP'li olan yazarlardan okurum, böyle düşünüldüğünü bilirim. Denir ki: "İlim asıldır, bilim vasıta." Denir ki: "İlim hem soyut hem somut varlıklarla ilgilidir, oysa bilim yalnızca somut varlıklarla."

HÜSEYİN TANRIVERDİ (Manisa) - İlim kendin bilmektir.

BİRGÜL AYMAN GÜLER (Devamla) - "İlim nurdur, kendindendir, oysa bilim ışıktır, yansıtır." "İlim uhrevidir, bilim bizi ona götüren vasıtadır." "İlimde inanç vardır, yanılma yoktur, bilim kesinlik ister, hep yanılma ihtimali vardır."

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) - Bir de irfan var Hocam.

BİRGÜL AYMAN GÜLER (Devamla) - "İlim akli, hissi, naklidir; bilimse akıl, hisse ve araştırmaya dayanır. Sonuçta, ilim ve bilim beraberdir ama yol gösteren ilim olmak şartıyla."

Şimdi, bakıyorum da bu yeni kurulan üniversitenin bilimsel yöntemi nasıl bir şey olabilir? Şöyle söyleyelim: 4'ü bilim yapacak, 1'i ilim yapacak. Eğer öyleyse, ilim bilimin önünde ise, daha derin ise dinî ilimler fakültesi bütün diğer 4 bilimler fakültesini peşinden sürükleyecek. Peki, bunu nasıl hayata geçirecek? Şöyle diyor, burada yazılmış: "Bu üniversitenin ilk iki yılında öğrenciler, bu 5 fakülteden, bu üniversitenin 5 fakültesinden oluşturulacak ortak bir programdan geçecekler."

SELÇUK ÖZDAĞ (Manisa) - Evet, doğru, onu arkadaşınız teklif etti?

BİRGÜL AYMAN GÜLER (Devamla) -Değerli arkadaşlarım, o hâlde şöyle diyebilir miyim? Eğer ilim ve bilim arasında sizin düşüncenizce böyle bir hiyerarşi varsa, Ankara Soysal Bilimler Üniversitesi Dinî İlimler Fakültesinin önderliğinde bütün diğer bilim dallarını yeniden düşünmek zorunda bırakacak, bir tür üniversite değil de medrese olacaktır.

OSMAN ÇAKIR (Düzce) - Bu, paranoyayı da geçti.

BİRGÜL AYMAN GÜLER (Devamla) - Eğer, ilim ve bilim arasındaki ilişkiye dayandırdığım bu modeli aklımızda tutarsak, evet, evet, böyle bir gelecek bizi bekliyor olabilir mi?

BÜLENT TURAN (İstanbul) - Çok vahim!

BİRGÜL AYMAN GÜLER (Devamla) - Hepimizin ömrü uzun olsun, hepimiz yaşayalım, görelim; dilerim, bu üç konuda yanılırım; dilerim, yaptığınız şey gerçekten Türkiye'nin yetişmiş, çağdaş insan gücünü çoğaltmak amacına odaklanmıştır.

Efendim, saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.