Konu:İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:118
Tarih:28/07/2020


İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ÜMİT ÖZDAĞ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hapishaneler sadece mahkûmlar için değil, gardiyanlar için de hapishanedir. Baskıcı yasaları arttırıp Türkiye'yi büyük bir hapishaneye çevirince biz kendimizi mahkûm olarak hissedeceğiz ama siz de gardiyanlaşacaksınız. Sadece bizim özgürlüğümüz kısıtlanmayacak, sizin de özgürlüğünüz kısıtlanacak ve inanın hayat hepimiz için birlikte zor olacak. Saldırıları engelleyelim, sosyal medyada düzenlemeler yapalım, Türkiye'nin egemenlik haklarını kabul ettirelim, buralarda hiçbir sorunumuz yok ama önce trol ordularını dağıtalım, önce bir trol kalkıp "Çocuklarınızın canını nasıl koruyacaksınız?" diye yazdığı zaman sizden bir ses çıksın ve bu trolü lanetleyin, bu adamı hapse atın. Ama, bunları yapmadan sosyal medyada kısıtlamalara giderek meseleyi çözmeye kalkarsanız dünya 4'üncü Sanayi Devrimi'ni yaşarken ve biz de 4'üncü Sanayi Devrimi'ne geçmek zorundayken 2010'lu yılların başından beri sosyal medyayı kısıtlamanın hiçbir fayda getirmediğini defaatle görmüşken bunun Türkiye'yi ne kadar ileriye götüreceğini düşünüyorsunuz gerçekten? Dünyanın birçok başkentinde Silikon Vadisi yapılanmaları oluşturulmaya çalışılıyor, biz ise sosyal medyayı kısıtlayarak, yasaklayarak, yurt dışından Türkiye'ye gelecek yatırımların önünü keseceğimiz gibi Türkiye'de yetiştirdiğimiz genç yetenekleri de başta Hollanda olmak üzere, Avrupa'ya ihraç ediyoruz ne yazık ki.

Biz bugün, sosyal medyayı kısıtlamaktan, denetim altına almaktan bahsediyoruz. Tamamen denetimsizliğe tabii ki karşıyız, olmamalı tabii ki tamamen denetimsizlik ama esas konuşmamız gereken nesnelerin interneti olmalıydı, büyük veri olmalıydı, yapay zekâ olmalıydı, makine öğrenmesi alanları olmalıydı; ki bunlar Türkiye'yi marka hâline getirir. Oysa bu yapacağımız düzenleme Türkiye'yi marka hâline getirirse, getireceği marka Kuzey Kore markasına yakın bir nokta olacak.

Tekrar ediyorum: Bu medyayı, sosyal medyayı sınırsız saldırganlık alanı olarak bırakalım demiyoruz veya yabancı şirketlerin bu ülkede halka yönelik psikolojik operasyon alanı olarak bu medyayı istedikleri gibi kullanmalarına izin verelim de demiyoruz. Bu düzenlemeleri yapalım, halkımızı ve egemenliğimizi koruyalım ama bunu sadece iktidarı koruma alanı olarak düzenlemeyelim çünkü yarın o iktidar da muhalefette olabilir ve o günün iktidarı bugün yaptığınız düzenlemeyi size karşı da kullanabilir.

Bundan üç yıl sonra Y ve Z kuşağındaki seçmenler toplam seçmenin yüzde 51'ini oluşturacak. Şimdi biz bu seçmenden özgürlük alanını bu düzenlemeyle alıyoruz. Türk gençleri işsiz, 20-29 yaş arasındaki her 3 gençten 1'i ne eğitimde ne istihdamda ve bir Türk genci yaz tatilinde üç ay boyunca asgari ücretle tam gün çalışsa 1 adet oyun konsolu alamıyor. Esas çözmemiz gereken bu.

Yine bu gençlik yorulmuş torpilden, adam kayırmacılıktan yorulmuş ve gençlerimiz yurt dışına âdeta kendisini atmak istiyor, umutsuz. Her 3 gençten 2'si hayatını yurt dışında geçirmek istiyor. Bizim çözmemiz gereken mesele bu ama ne yazık ki bu noktadan çok uzak duruyoruz şu anda ve bu yasayla bu noktadan daha da uzaklaşacağız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyursunlar efendim.

ÜMİT ÖZDAĞ (Devamla) - Bu yasa ne size hayırlı olacak ne Türkiye'ye hayırlı olacak ne muhalefete hayırlı olacak.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)