Konu:İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:118
Tarih:28/07/2020


İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MUHAMMED FATİH TOPRAK (Adıyaman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.

"Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır/Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır." Bu vesileyle tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize acil şifalar diliyor, ailelerine sabırlar diliyorum.

Teklifin tümü üzerinde şahsım adına söz almış bulunmaktayım.

Değerli milletvekilleri, iletişim teknolojilerindeki yeniliklerle birlikte sosyal medya kullanımı, her yaş grubundaki bireylerin, özellikle gençlerin hayatının merkezi konumuna gelmiştir. Ülkemizde aktif sosyal ağ kullanıcılarının sayısı 54 milyon kişiyi aşmıştır. Sosyal ağlardan sadece Instagram kullanıcısı sayısı 38 milyon kişidir. Uzun süreden beri kamuoyunda, dijital dünyanın güvenilirliği ve sosyal medya tartışılmaktadır. Amacımız dijital dünyayı yoğun biçimde kullanan vatandaşlarımızı, kötüye kullanmaya karşı korumaktır.

Bu amaçla hazırlanan kanun teklifimiz toplam 9 maddeden oluşmaktadır: 1'inci maddede sosyal ağ sağlayıcıları tanımlanmakta; 2'nci maddede, ağ sağlayıcılarının ülkemizde resmî tebligat adresi zorunluluğu ve kamu kurumlarınca yasal temsilciliğe yapılacak tebligatların 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na göre yapılacağı; 3'üncü maddede, kanundaki sosyal ağ sağlayıcılarının yükümlülüklerini yerine getirmediği takdirde ödemeleri gereken cezanın belirlenmesi; 4'üncü maddede, ağ sağlayıcılarının suç oluşturan yayınları erişime engellemesi ve kaldırılması hususu düzenlenmektedir. 5'inci maddede, özel hayatın gizliliğinin korunarak kişilik haklarının etkin korunması sağlanmaktadır. 6'ncı maddeyle de günlük en az 1 milyon erişim sağlanan ağ sağlayıcılarının ülkemizde resmî temsilci belirleme zorunluluğu, başvuruların 48 saat içinde cevaplandırılması, istatistiksel raporlama zorunluluğu, Türkiye'deki kullanıcıların verilerinin Türkiye'de bulundurulması, yargı kararlarının 24 saat içinde uygulanma zorunluluğu ve usulleri düzenlenmektedir. 7, 8 ve 9'uncu maddeler usul ve yürütmeyle ilgilidir.

Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi siber tehditlerin yanı sıra özellikle çocukların ve gençlerin maruz kalabildikleri; çocukları intihara yönlendirme, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu madde kullanımını özendirme, yasa dışı terör faaliyetleri, kişisel mahremiyetin ihlali, kumar oynanması için yer ve imkân sağlama, dolandırıcılık gibi ülkemizi ve milletimizi tehdit eden durumlara karşı devletimiz amansız mücadele etmektedir. Ülkemizde suç kapsamında olan bu vahim suçları üretenlerin sosyal ağları bir ortam, bir fırsat olarak değerlendirip yoğun olarak kullandıkları bilinmektedir. Her biri Türk Ceza Kanunu'nda karşılığı olan bu suçların yanı sıra, gençleri intihara sürüklediği söylenen Mavi Balina gibi siber zorbalık talimatları içeren yayınların sosyal ağlar vasıtasıyla kendilerine zemin buldukları da hepimizin malumudur. Sahte hesaplar üzerinden kendini gizleme imkânı vermesi nedeniyle vatandaşlarımız bu ağlar üzerinden siber zorbalığa, tacize, iftiraya, itibar suikastlarına, haysiyet cellatlığına uğramakta ancak sosyal ağlara ilişkin başvuracakları hiçbir muhatap bulamamaktadır. Siber zorbalığa uğradıklarından dolayı birçok gencimiz psikolojik sorunlar yaşamaktadır. İçerikleri şikâyet etmelerine karşı içeriklerin sosyal ağ sağlayıcıları tarafından çıkarılmaması nedeniyle intihar olayları dahi yaşanmaktadır. Kişilik haklarının ihlali, marka hakkına tecavüz, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na aykırılık, dolandırıcılık, "spam", kişi adına sahte profil oluşturulması, taciz, şantaj, özel hayatın gizliliğinin ihlali konularında ağır mağduriyetler yaşamaktadır vatandaşlarımız. Anayasal koruma altında olan birçok temel hakkın ihlaline karşı vatandaşlarımız ağır bir çaresizlik duygusuna maruz bırakılmaktadır. Amacımız vatandaşlarımız üzerindeki bu çaresizlik duygusunun bir an önce giderilmesidir. Sosyal ağlar üzerinden fikrî ve sınai hakları zedelenen binlerce girişimci, sanatçı bu hakların korunması noktasında çözümsüz kalmaktadır. Sosyal ağların Türkiye'de anlaşmalı oldukları ajanslara milyonlarca lira reklam bedeli ödeyen Türk iş adamlarımızın bu reklamlarına verdikleri bedel kadar ilgili ağda yayınlanmaması üzerine ajanslara yaptıkları başvurular cevapsız kalmakta, "Biz sadece aracıyız, burada temsilcimiz yok. Amerika'da dava açabilirsiniz." şeklinde, asla kabulü mümkün olmayan durumlarla karşılaşılmaktadır. Sosyal ağ sağlayıcıları birçok ülkede temsilci bulundurmalarına karşı her türlü davetimize rağmen ülkemizde temsilci bulundurmamakta, kendilerine bildirilen suç içerikli bildirimleri yasal süre olan dört saat içerisinde çıkarmadıkları için suç, sürecin uzamasıyla birlikte hızla yayılmakta ve mücadelede beklenen amaç hasıl olamamaktadır.

Öte yandan, sosyal ağlar hem adli mercilerin taleplerine çoğu zaman cevap vermemekte ya da gecikerek içeriklerin uzun süre yayında kalmasına sebep olmaktadır. Hukuka aykırı zararlı içeriklerin kaldırılmasıyla ilgili isteksiz bir tavır sergilenmektedir. İnternet ortamının dinamik yapısı nedeniyle zararlı içeriklerin hızlı ve yayılımına imkân sağlayan bu ağların tamamen kontrolsüz ve iletişimsiz biçimde varlıklarını devam ettirmeleri asla düşünülemez.

Öte yandan, terör içerikli yayınların gerek bildirim metoduyla bildirilmesine gerek yargı kararlarının iletilmesine rağmen sosyal ağlarda yayınlanmaya devam edilmesi ülkemizin terörle mücadelesine de sekte vurmaktadır. Hâlen PKK, DEAŞ, FETÖ ve buna benzer terör örgütlerinin ülkemiz aleyhine yayın yapan birçok hesapları yargı kararlarına rağmen yayınlanmaya devam etmekte, büyük bir hukuk tanımazlık tutumu sergilenmektedir.

Saygıdeğer milletvekilleri, ülkelerin yaptığı yasal düzenlemeler neticesinde sosyal ağ sağlayıcıları birçok ülkede resmî temsilcilik açmaya başlamış ve o ülke vatandaşlarının isteklerine hızlıca çözüm sunmaktadır. Twitter'ın ABD, Kanada, İngiltere, Fransa, Almanya gibi 18 ülkede; Youtube'un yine ABD, Kanada, İngiltere, Fransa, Almanya gibi 9 ülkede; Facebook ve Instagram'ın ABD, Kanada, İngiltere, Almanya ve Fransa'nın da yer aldığı 35 ülkede yasal temsilciliği bulunmaktadır. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri'nin 8 Kasım 2016 tarihli seçim kampanyasındaki deneyiminden sonra, sosyal ağlarda kişisel verilerin korunması ve hukuka aykırı içeriklerin yol açtığı suçlara karşı mücadele de birçok Avrupa Birliği ülkesinde öncelikli durum hâline gelmiştir. Bu ülkeler sosyal ağ platformlarının kötüye ve uygunsuz kullanılmasını engellemek ve bu platformları suç ile hakaretten uzaklaştırmak amacıyla birtakım hukuki düzenlemeler yapmaya başlamıştır. Federal Alman Meclisinin 244'üncü Oturumunda CDU, CSU ve SPD ortak kanun teklifiyle sosyal ağlarda hukuk uygulamasının iyileştirilmesi hakkında olan Netzwerkdurchsetzungsgesetz (NetzDG) Kanunu bu amaçla kabul edilmiş, bu kanun 1 Ekim 2017 tarihinde yürürlüğe girmiştir ancak Almanya'da zaman içinde yeterli bulunmayıp 19 Haziran 2020 tarihinde kabul edilen teklifle ağ sağlayıcılarına, suç işleyenleri polise IP adresleriyle bildirme zorunluluğu getirilmiştir. Bu kanun Türk hukuk sisteminde 5651 sayılı Kanun'umuzla benzerlik göstermektedir ancak Alman Sosyal Ağ Kanunu 5651 sayılı Kanun'a göre sosyal ağ sağlayıcılarına çok daha fazla yükümlülük getirdiği gibi, söz konusu işletmeler için, bu yükümlülükleri yerine getirmedikleri durumda yüksek idari para cezaları öngörmüştür. Federal Alman Adalet Bakanlığı tarafından uygulanacak para cezası miktarı 50 milyon avroya kadar çıkmaktadır. Almanya'da yürürlükte olan yasal düzenleme neticesinde, ilk çeyreğinde sadece Facebook'ta 160 bin hukuka aykırı paylaşımın yüzde 70'i sağlayıcı tarafından kendiliğinden kaldırılmıştır. Avrupa Komisyonu, Almanya'nın bu düzenlemesini memnuniyetle karşılayarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne uygun olduğunu açıklamıştır. Avusturya Meclisi Almanya'yı örnek alarak hazırladığı kanun teklifini bugünlerde Meclise getirmeye hazırlanmaktadır.

Almanya'da hukuk fakültesi okumuş ve uzun yıllar Avrupa'da yaşamış biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki: Kanun teklifimiz, dünyadaki örnekleri incelendiğinde çok daha demokratik ve özgürlükçüdür. 83 milyon nüfusa sahip ülkemizde, sosyal ağlarla, ancak sınırlı yetkiye sahip vekâlet verdikleri ve temsilci vasfı taşımayan bir kısım avukat üzerinden sınırlı bir iletişim tesis edilmesi kabul edilemez. Her biri aslında büyük bir ticari şirket olan sosyal ağların ve içerik sağlayıcıların milyonlarca dolar reklam geliri elde ettikleri bilinmektedir. Ülkemiz insanına yönelik bu profesyonellik dışı, aslında kendilerine de yakışmayan tutumların devamını kabul etmek asla mümkün değildir. Bu nedenle, sosyal ağların, diğer birçok ülkede olduğu gibi Türkiye'de de temsilci bulundurmaları, bu yolla Türk vatandaşları ve adli, idari mercilerle muhataplık ilişkisi kurmaları zaruret hâline gelmiştir. Tüm ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de bu hususlara ilişkin yasal düzenlemelerin yapılması zorunluluğu doğmuştur. Başka ülke vatandaşlarının temel hak ve özgürlükleri ne kadar korunmaya değerse Türk vatandaşlarının hakları da o kadar korunmaya değerdir. Bu çifte standardı ortadan kaldırmak amacıyla teklifimiz temsilci bulundurma zorunluluğu getirmiştir.

Saygıdeğer milletvekilleri, şu hususu özellikle belirtmek isterim: Bu kanun teklifimizde, vatandaşlarımızın ifade hürriyetini kısıtlayıcı herhangi bir düzenleme kesinlikle bulunmamaktadır, sosyal medyanın yasaklanması kesinlikle söz konusu değildir. Bu yasal düzenlemeyle birlikte vatandaşlarımızın kişisel hak ve hukuku güvence altına alınmaktadır. Bu Meclis çatısı altındaki hiçbir milletvekilimizin suç olan, dünyanın birçok ülkesinde yayınlanmasına izin verilmeyen, hukuka aykırı herhangi bir içeriğin uzun süre yayında kalmasına tahammülü olmadığına ve söz konusu içeriklerle mücadele edilmesine sansür olarak bakmadıklarına ve bu suçlarla mücadeleye destek vereceklerine inanmak istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun efendim.

MUHAMMED FATİH TOPRAK (Devamla) - Sosyal ağlar üzerinden gerçekleşen, ceza hukukunu ilgilendiren hususlara hepimizin ortak bir şekilde çalışması gerekir ve bu hususlar çözüme kavuşturulmalıdır. Anayasa'ya uygun olarak hazırlamış olduğumuz, yüce Meclisimize sunduğumuz bu kanun teklifimizle kamu güvenliği ve vatandaşlarımızın kişisel hak ve hukukları koruma altına alınmış olacaktır.

Sözlerimi tamamlarken a'dan z'ye tüm Türk gençlerinin, herkesin her zaman yanında olan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür ediyor, sizleri ve yüce Türk milletini saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)