Konu:Avukatlık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:110
Tarih:09/07/2020


Avukatlık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ÜMİT ÖZDAĞ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün konuşmakta olduğumuz yasa teklifi yasalaşırsa ülkemizin geleceği üzerinde bugün, tahmin ettiklerimiz dışında, tahmin edemediğimiz birçok olumsuz etkide bulunacak.

Ancak, ben, dün, AK PARTİ Grup Başkan Vekili Sayın Bülent Turan'ın yapmış olduğu basın toplantısında üzerinde durduğu hususları kısaca ele alarak konuşmak istiyorum çünkü bu basın toplantısını önemli buldum ve bir bölümünü sosyal medya hesaplarımdan yayımladım.

Sayın Turan şöyle dedi: "Efendim, 'Bu kanun geçerse barolar marjinalleşirmiş.' dediler. Ben, buradan direkt söylüyorum, zaten şu an bir kısmı için bunlar marjinal değil mi? Diyanetle ilgili açıklamada tüm değerlerimize hakaret eden, zaman zaman Anadolu'nun tüm ruhunu inciten açıklamalar yapanlar bunlar değil mi? Daha nasıl marjinal olunacak? Neyin marjinalliği? Ama daha ötesini söyleyeyim: Bu kanun geçtiğinde PKK, FETÖ, benzer kurumlar, kuruluşlar, örgütler tutar baro kurarmış, kursunlar! Kursunlar arkadaş. Eğer bu kanunlar çerçevesinde suç işleyen kim varsa zaten bunun bedelini ödeyecek ama marjinalleşerek örgüt kurarlarmış, kursunlar ya." Evet, Sayın Grup Başkan Vekili böyle konuştu.

Öncelikle Bülent Turan'ın, mevcut baroları, Ankara Barosunun yapmış olduğu ve kişisel olarak katılmadığım bir açıklamasından dolayı terör örgütleriyle karşılaştıran yaklaşımı kabul edilebilir değildir. Barolar marjinal, terörist kuruluşlar değil, temelleri Anayasa'yla atılan kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır. Bu kuruluşlardan bazen bizim marjinal bulabileceğimiz bir açıklama gelebilir. Ancak bir açıklama, Ankara Barosunu veya diğer baroları marjinal yapmaz. Örneğin Sayın Turan'ın bu açıklaması, marjinal bir açıklamadır. Ancak Sayın Turan'a "marjinal bir siyasetçi" demek de büyük haksızlık olur. İnsanlarla ilgili "marjinal" nitelendirmesi yapabiliriz, bunda özgürüz ancak anayasal kurumları marjinallikle suçlamak, Türkiye Büyük Millet Meclisinin de hukuki meşruluk temelini oluşturan Anayasa'ya saldırıdır.

Değerli milletvekilleri, Sayın Turan'ın açıklamasından çıkan ikinci husus: AK PARTİ mevcut baroların bölünmesine o kadar önem ve değer vermektedir ki FETÖ ve PKK'nın baro kurmasını bile göze almaktadır. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan barolar "PKK veya FETÖ'nün eline geçerse geçsin." diyen Bülent Turan, terör örgütlerinin barolara hâkim olmasından rahatsızlık duymuyor mu acaba? Ben kişisel olarak rahatsızlık duyacağını düşünüyorum ama buna rağmen böyle söylüyor.

OYA ERONAT (Diyarbakır) - Zaten onların elinde, zaten PKK'nın elinde.

ÜMİT ÖZDAĞ (Devamla) - Sayın Turan "Bu örgütler baro kursun, kanun çerçevesinde suç işlerlerse kapatılır." diyor. Oysa PKK ve FETÖ'nün sadece eylemleri suç değil, varlığı bile suçtur. Turan "Kursunlar, kanunu çiğnerlerse kapatırız." derken terör örgütlerinin varlığını suç olmaktan çıkaran bir yaklaşım içerisinde. Böyle düşündüğünü zannetmiyorum ama böyle söylüyor. Dediğim gibi, bu açıklama, marjinal bir açıklama olmuş, Sayın Turan'ı bir bütün olarak yansıtmıyor. Ancak haklı olarak merak ettiğim bir husus var, bu terör örgütleri baro kurarsa AK PARTİ bu baroların terör örgütleri tarafından kurulduğunu anlamak için kaç seneye ihtiyaç duyacak? Çünkü FETÖ terör örgütünün terör örgütü olduğunu anlamanız on bir sene aldı. PKK'nın niyetinin Türkiye'de terörü sona erdirmek değil, Suriye'nin kuzeyinde oluşturmayı hedeflediği bölgeye yoğunlaşmak olduğunu anlamanız için ise Haziran 2015 seçimlerini kaybetmeniz gerekti.

Sonuç olarak, Bülent Turan'ın yaptığı açıklama, göstermektedir ki aslında marjinal olan Sayın Bülent Turan değil, AK PARTİ'nin baroları bölme politikasıdır. Bu politika burada yasalaşsa da Anayasa Mahkemesinden dönecektir. Anayasa Mahkemesinden dönmezse bir gün tarih, bu yasayı gelecekte düzeltecek ve baroları tekrar tek baro çatısı altında toplayacaktır, aynen cumhuriyetin kuruluşunda olduğu gibi. Cumhuriyet kurulmadan önce çoklu baro sistemi vardı ve cumhuriyet, millî ve üniter devlet felsefesiyle tek baro sistemine doğru bir şekilde geçti.

Genel Kurulu saygıyla selamlarım. (İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)