Konu:Rekabetin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:100
Tarih:16/06/2020


Rekabetin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, hepinizin bildiği gibi TÜİK her ay işsizlik rakamlarını açıklıyor, bu ay da açıkladı. Gördük ki Türkiye'de işsizlik rakamları düşmüş TÜİK'e göre. Gördük ki her şey yolunda. Şimdi, rakamlara baktığımızda, TÜİK'in rakamlarına göre şubat ayından mart ayına kadar işsizlik, nereden bakarsanız bakın 600 bin civarında azalmış. Oysa çalışan sayısına bakıyoruz. Çalışan sayısı 27 milyon 355 binden 26 milyon 753 bine inmiş.

Değerli arkadaşlar, çalışan sayısının azaldığı bir ortamda işsizlik nasıl azalır? Hani deyim var ya, kedi buysa ciğer nerede, ciğer buysa kedi nerede? Veysel diyor ya değerli arkadaşlar: "Şaşar Veysel işbu hâle / Gâhi ağlaya gâhi güle." Gerçekten ağlanacak hâlimize gülüyoruz. Vatandaş diyor ki: "Açız." Biz diyoruz ki: "Hayır, aç değilsin." Vatandaş diyor ki: "İşsizim." "Hayır, işsiz değilsin." Muhalefet diyor ki: "Vatandaş harap, bitap, fakruzaruret içerisinde." Siz diyorsunuz ki: "Her şey iyi." Böyle diyerek bu sorunu çözemeyiz değerli kardeşlerim. Sorunu çözmenin en temel yolu bu sorunu kabul etmektir.

Peki, bu rakamlar niye böyle çıkıyor? Orada daha kötü bir tablo var, o da şu: Biz bu rakamları hesaplarken çalışma talebinde bulunanlar üzerinden giderek hesaplıyoruz ama oysa en büyük sıkıntı şu değerli arkadaşlar: İnsanlar bu ülkede çalışma umudunu kaybetmiş. Baba, oğulun yanında; oğul, babanın yanında; kadın iş, çalışma talebinden daha çok vazgeçmiş ve Türkiye'de iş bulma umudunu kaybeden 1 milyonu aşkın kişi var. Söyleyince inanmıyorsunuz ama tablo bu değerli arkadaşlar. Şu anda Türkiye'de 1 milyon 174 bin insan iş bulma umudunu kaybetmiş. İnsanların umudunu yok etmişiz. Dolayısıyla hepimize düşen görevler var. Bu rakam, değerli kardeşlerim -göstererek anlatıyorum- ne kadar biliyor musunuz? Tekirdağ kadar. Tekirdağ kadar insan iş bulma umudunu kaybetmiş ve son bir yılda -onu da göstereyim- Giresun kadar insan -Giresun'u biliyorsunuz değil mi? Gösterince daha iyi anlaşılıyor- iş bulma umudunu kaybetmiş değerli kardeşlerim. Türkiye'de 31 milyon insan çalışabilecek yaşta iken yani 15 yaşın üzerinde iken çalışmıyor şu anda. Peki, biz hep söylemiyor muyuz genç nüfus bizim avantajımız diye? Peki, bu 31 milyon insan ne kadar biliyor musunuz, ne kadar değerli arkadaşlar? Onu da ben sizlere göstereyim -hani, çok kavga ediyoruz ya- Hollanda kadar. 2 Hollanda kadar insanımız çalışabileceği hâlde çalışmıyor değerli arkadaşlar. İşte, bu, Türkiye'nin zenginliğini, avantajını dezavantaja çevirmektir.

Türkiye'nin genç bir nüfusu var, övünüyoruz ama Türkiye'de 3 gençten 1'i bugün işsiz. Başka bir gerçeğimiz daha var değerli arkadaşlar, o gençler, coronavirüsten sonra daha fazla işsiz olacaklar -daha çok işsiz olacaklar- ve kadınlar, kadınlarımız; her zaman yere göğe sığdıramadıklarımız, hak ettiği değeri bulduramadıklarımız; işte, onlar da 455 bin kişiyle iş bulma umudunu kaybedenler arasında. Dolayısıyla şunu söylemek isterim ki işsizlik rakamları gerçekten bir vahamet tablosudur ama daha büyük kriz, iş bulma umudunu kaybedenlerdir.

Hükûmetimiz, ne yazık ki insanların umudunu kaybettirmiştir. İnsanlara iş bulma konusunda yerel seçimlerde vaat verenlerin bugün büyük bir beceriksizliği ortaya çıkmıştır. İnsanlara bugün vaadiniz ancak geleceksizliktir. Toplumu, bu ülkeyi bir geleceksizlik tablosuyla, bir belirsizlik tablosuyla karşı karşıya bıraktığınızı söylemek isterim değerli kardeşlerim. Genç nüfus bizim hazinemiz, büyük bir hazineyi çürütme konusunda mahir olduğunuzu söylemek isterim. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, Sayın Bakan istihdam paketleri açıklıyor ve bir buçuk aya 1 istihdam paketi düşüyor biliyor musunuz? Bir buçuk aya 1 istihdam paketi... Hiçbir inandırıcılığı kalmamış paketlerin, insanlara umut olmaktan çıkmış. Eğer Sayın Başkanım da bir dakika izin verirse, ben size bir kıssadan hisse anlatarak Sayın Bakanın açıkladığı paketlerin ciddiyetini vurgulamak isterim.

Bakın, kral, dondurucu bir kış gününde muhafızın yanına gider: "Gecenin ayazında, soğuğunda üşümedin mi?" diye sorar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, toparlayın.

ÖZGÜR KARABAT (Devamla) - "Gecenin soğuğunda üşümedin mi?" diye soran krala "Alışığım kralım." der. "Olsun, sana sıcak elbise getirmelerini emrediyorum." der kral ve gider. Ancak kral o kadar yoğundur ki, bizim hükümetimiz gibi, bir ülke yönetiyor, sonra oradaki erini unutur. Ertesi gün duvarın kenarında muhafızın cenazesi görülür. Muhafız bir not bırakmıştır, not şöyledir: "Beni soğuk öldürmedi de senin sıcak elbise vaadin öldürdü." İşte sizin insanlara iş vaadiniz bu kadar ciddidir değerli arkadaşlar. Ne yazık ki şunu söylemeliyim ki insanlara, bugün için söylemeliyim ki insanlara umut olamıyorsunuz.

Az önce değerli konuşmacı bahsetti, bir eski millî güreşçiyi bir bankanın yönetim kuruluna atıyorsunuz, deyim yerindeyse milleti kündeye mi getiriyorsunuz, tuşa mı getiriyorsunuz ona da siz karar verin değerli arkadaşlar.(CHP sıralarından alkışlar)