Konu:Türkiye ekonomisine ilişkin gündem dışı konuşması
Yasama Yılı:3
Birleşim:97
Tarih:10/06/2020


Türkiye ekonomisine ilişkin gündem dışı konuşması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ÖZKAN YALIM (Uşak) - Değerli Divan, Sayın Başkanım; Parlamentodaki tüm değerli arkadaşlarımıza ve bizi izleyen tüm vatandaşlarımıza saygı ve selamlarımı sunuyorum.

Evet, ilk önce size Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ümüzün bir fotoğrafını göstermek istiyorum. (CHP sıralarından alkışlar) Tabii ki bu yakasında bulunan, göğsünde bulunan o İstiklal Madalyası'na, Şeref Madalyası'na da özellikle dikkatinizi çekmek istiyorum.

Değerli arkadaşlar, ilk önce, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ülkemizi, hepimizi kurtardı; bu güzel topraklarda yaşıyoruz. Bununla birlikte cumhuriyetimizi kurdu, özgürlüğümüzü kazandı ve de bu madalyayı hak etti. Akabinde, ölünceye kadar, 1938'e kadar neler yaptı? Tüm vatandaşlarımızın dikkatine: Yaklaşık on beş yıllık iktidarı döneminde 46 adet ağır sanayi yatırımı yaptı. Bunlar, Gölcük Tersanesi, Eskişehir Hava Tamirhanesi, Alpullu Şeker Fabrikası, Uşak Şeker Fabrikası, Bünyan Dokuma Fabrikası, Eskişehir Kiremit Fabrikası, Kırıkkale Elektrik Santrali, bunun yanında Ankara Çimento. Bu şekilde devam ediyor. Yani toplam 46 adet. On beş yıllık iktidar ömründe 46 adet çok önemli ağır sanayi yatırımı yaptı ve en son yaptığı yatırım Sivas Çimento Fabrikası. Maalesef, 1938 yılında vefat etti. Allah rahmet eylesin diyoruz tekrar; mekânı zaten cennet, bundan eminiz. Yaptığı bu yatırımlardan dolayı, bakın, bu fabrikalar sayesinde yani Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün on beş yıllık iktidarı boyunca yaptığı 46 ağır sanayi yatırımı sayesinde 1929-1938 yılları arasında ağır sanayi üretimi yüzde 152 artarken toplam sanayi üretimi yüzde 80 artmıştır; kömürde yüzde 100, kromda yüzde 600, diğer madenlerde yüzde 200 artış olurken demir üretimi -dikkatinizi çekerim- sıfırdan 180 bin tona çıkmıştır, şeker üretimi 200 misli artmıştır. 1926'da başlayan bu yatırımlarla birlikte, sıfırdan, ülkemizin bütün ihtiyaçları için gerekli ağır sanayi yatırımlarını tamamen yapmıştır ve de ülkemize 46 adet çok önemli yatırımı kazandırmıştır. Ta ki 2002 yılına kadar, bu dönemlerde toplam 3.917 adet ağır sanayi yatırımı yapılmıştır. Ancak 2002'de ne oldu? 2002'de AK PARTİ iktidara geldi. AK PARTİ Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, farklı bir yöntemle, farklı şeyler yapmaya başladı. Atatürk'ümüzün ve ondan sonraki tüm liderlerimizin kurduğu fabrikalar, devletin toplam 3.917 adet mal varlığı satılmaya başlandı 2002 senesinden itibaren. 2002'den itibaren şeker fabrikaları, liman ve tersaneler, enerji santralleri, banka hisseleri, Gübre ve Sanayi işletmeleri, TEKEL işletmeleri, elektrik dağıtım şirketleri, TÜRK TELEKOM, PETKİM, Tank Fabrikası, TÜPRAŞ, kömür madenleri, araç muayene istasyonları, demir çelik, alüminyum ve krom fabrikaları; buna benzer toplam 3.917 tane en önemli ağır sanayi hamlelerimizi sattınız. Sattınız; bunu da satan, ipi çeken Recep Tayyip Erdoğan. Ancak, bunları kime sattı? Bunu da özellikle belirtmek istiyorum: Bunları özellikle -Yahudi lobisinin ağırlıklı olduğu- İsraillilere sattı yani Yahudilere sattı. Bunları sattığından dolayı çok para kazandı Yahudiler ve bir gün Amerika'ya gittiğinde ne yaptılar? Recep Tayyip Erdoğan'a bir şeref madalyası verdiler onlara göre. İşte, Yahudi lobisinin vermiş olduğu madalya, vermiş olduğu şilt. (CHP sıralarından alkışlar) İşte, burada dikkat edilecek olan, hassasiyet budur. Birisi memleketimiz için kazandırırken birisi maalesef yok ediyor. Köprü yapıyor ama milletin parasıyla, 10 kat daha pahalıya getiriyor.

Burada sözümü şuna getireceğim: Bakın, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk vefatında bize çok önemli bir miras bıraktı, Türk milletine önemli bir miras bıraktı. Nedir? Bu, kendi el yazısıyla vasiyetidir ve bunlardan en önemlilerinden biri de Türkiye İş Bankası. Bakın, zaman zaman Sayın Recep Tayyip Erdoğan diyor ki: "İş Bankasını Cumhuriyet Halk Partisinin elinden alacağız." Cumhuriyet Halk Partisi, İş Bankasında sadece gözlemcilik yapıyor. İş Bankasından Cumhuriyet Halk Partisinin en ufak, 1 TL'lik geliri yok. İş Bankasının doğru gittiğini, doğru yönetildiğini kontrol eden 4 önemli arkadaşımızla birlikte sadece gözlemcilik yapıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyursunlar.

ÖZKAN YALIM (Devamla) - Biz, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün bıraktığı emaneti sonuna kadar savunacağız. Bu mirası korumak, bizim hepimizin boynumuzun borcudur; bu miras, yüce Türk milletinindir. İş Bankasını kimseye sattırmayacağız, kimseye peşkeş çektirmeyeceğiz, bunu da herkes böyle bile; bunun özellikle altını çiziyorum.

Diğer bir konu: Özellikle 2018 Haziran ayı öncesi tüm vatandaşlarımıza bir söz verildi, dediler ki: "Doksan gün içerisinde polisimize, öğretmenimize, din görevlilerimize, sağlık personelimize 3600'ü vereceğiz." Buradan söz veriyoruz, ilk seçimlerde, 2020'de, 2021'de, 2022'de, en geç 2023'te, ilk iktidara geldiğimizde, Millet İttifakı olarak biz 3600'ü çıkaracağız; bunu herkes böyle bile. Akabinde en önemli, ciddi derecede hak kaybı olan EYT'liler... Buradan tüm vatandaşlarıma sesleniyorum: Siz EYT'li arkadaşlarımızın, tüm vatandaşlarımızın EYT sorununu da çözeceğiz. Bu milletin hakkını kesinlikle başkalarına peşkeş çektirmeyeceğiz. 3,5 milyon Suriyeliye 40 milyar dolar para yedirilirken maalesef sizlerin hakkı verilmedi. Biz, bu hakları kesinlikle size geri vereceğiz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım efendim.

ÖZKAN YALIM (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Tekrar ediyorum: 3,5 milyon Suriyeliye 40 milyar dolar para harcadılar ama maalesef, bizim emeklilikte yaşa takılan 6-7 milyon EYT'limize haklarını vermediler. Millet İttifakı'nın ilk iktidarında tüm EYT'lilerin haklarını geri vereceğiz, geri kazandıracağız, mağduriyetlerini sona erdireceğiz diyorum.

Hepinizi saygı ve sevgilerimle selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)