Konu:Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:94
Tarih:03/06/2020


Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ÜMİT ÖZDAĞ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dünya tarihinin benzersiz dönemlerinin birinden geçiyoruz. Daha önce de küresel salgınlar olmuştu ancak insanlığın ortak bilincini eş zamanlı olarak bu kadar derinden etkileyen bir salgın yaşanmamıştı. Türkiye de 1 Hazirandan itibaren "salgın sonrası normalleşme" dediğimiz sürece geçmeye çalışıyor ancak dünyanın ve Türkiye'nin önündeki sürecin bildiğimiz anlamda normal olmayacağını anlıyoruz.

Önümüzdeki dönemde, soğuk savaş sonrası kurulan küreselleşme sürecinin büyük bir kırılma ve küresel üretim ve tedarik zincirinin yeniden örgütlenmesi süreci yaşanacak. Bu çerçevede, tek kutuplu dünya düzeni sona ererken iki kutuplu dünya kaosunda ABD ile Çin arasında büyük bir jeopolitik rekabet yaşanacak, Avrupa Birliği yeniden belki parçalanarak yapılanacak, Afrika ve Orta Doğu'da insani çöküntü alanları ve başarısız devlet modelleri ortaya çıkacak.

Değerli milletvekilleri, işsizlik, tarımsal üretimin düşmesi, fiyatların artması ve devletin korumacı önlemler almasını yaşayacağız. Küresel salgının yıpratıcı psikolojik etkisiyle gergin toplumların sosyal patlamalar yaşaması için uygun bir zemin oluşmaktadır. ABD'de başlayan olayların başka ülkelere de sıçraması beklenmelidir. Bütün bu kaos ortamından devletler, istihbarat örgütleri ve terör örgütleri istifade edeceklerdir ve bu hiç şaşırtıcı değildir. Özetle, önümüzdeki süreçte devletlerin ve toplumların güvenliği büyük tehditlerle karşı karşıya olduğu için güvenlik reformu geliştirmenin, güvenliğe geniş bakış açıları geliştirmemizin gerekliliği açıktır. Corona salgını, terör örgütleri başta olmak üzere birçok düşman karargâhı için dersler alınan süreç olmuştur. Önümüzdeki dönemde, bu süreçten öğrenilenler ülkemize karşı da kullanılabilir. Hatta son günlerde gerçekleşen bazı saldırılar, ülkemizi de bazı güçlerin kontrollü kontrolsüz karıştırmak istediğini göstermektedir.

Değerli milletvekilleri, bugün, Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşanan ve haklı bir halk tepkisi olan sürecin içinde yabancı servislerinin ajanlarının ve terör örgütlerinin yer aldığına dair bilgiler gelmektedir. ABD tarihinin en büyük iç ayaklanmasına neden olma potansiyeline sahip olayların başlangıcının bir grup polisin bir zenci gencin ölümüne yol açan eylemi olduğunu biliyoruz. Olağanüstü gergin bir süreci yaşayan Amerikan toplumunda, ABD için aslında sıradan olan polis şiddeti bu sefer bir patlama yaşatmıştır. Eğer bugün, ABD bir millî güvenlik krizi yaşıyorsa bunu tetikleyen bir polis memuru olmuştur. Bu husus, bize, güvenlik güçlerinin eğitim ve psikolojisinin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.

Değerli milletvekilleri, yasayla getirilmek istenen bekçilik sistemi bize uzak ve yabancı bir sistem değildir; aksine, biz yaştakilerin çocukluğunun tonton bekçi amcası hafızalarımızda olumlu bir imajdır ancak bu imaj bekçilerin toplumlarla iç içe, dost, amca, ağabey, bizden, mahallemizden biri oluşuyla ile yakından ilgilidir. Sistemin yeniden kurulmaya başladığı bugünlerde ise bekçilerle ilgili oluşan imaj ne yazık ki bizim bildiğimiz imaj değildir. Bekçiler, toplumun önemli bir kesimi tarafından da mahallenin değil, iktidar partisinin gücü olarak algılanmaktadır. İktidarın otoriter rejimi takviye edici uygulamaları bu algının oluşmasına ve güçlenmesine neden olmaktadır. Bekçiler otorite tesis etmek ve saygı görmek için kolaylıkla ve aşırı şiddete başvurma potansiyeline sahip bir görüntü sergilemektedir. Geçtiğimiz günlerde bir bekçinin sokak ortasında bir vatandaşı -silah kullanması zorunlu değilken- nasıl vurduğunu gördük. Öte yandan, aynı güvenlik teşkilatının bir başka mensubu, bir polis memuru kardeşimiz kendisine kürekle saldıran bir kişiye karşı meşru müdafaa hakkını kullanacakken silah kullanmadı; demek ki eğitim olağanüstü önemli, bekçileri de sokağa bırakırken bu eğitimden gayet kapsamlı bir şekilde geçirmeliyiz. Bekçi arkadaşlarımızın ağır silah eğitimi aldığını da biliyoruz, demek ki önemli bir eğitim sürecinden geçiyorlar ama psikolojik hazırlık da çok önemlidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÜMİT ÖZDAĞ (Devamla) - Sayın Başkan, bir dakika eklerseniz bu sefer...

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın sözlerinizi.

ÜMİT ÖZDAĞ (Devamla) - Değerli milletvekilleri, güvenlik güçlerinin halkla ilişkiler konusunda eğitimli olması şarttır. Halkla ilişkiler konusunda bilinçli bir güvenlik gücü mensubunun devletin ve halkın güvenliğini koruma konusunda daha yararlı olacağı açıktır. Bekçilerimizin bütün halkın güvenliği için çalışacağı, parti yandaşı olmayacağı, mahallenin ağabeyi, kardeşi olarak hissedilmesi gerektiği konusu üzerinde hassasiyetle durulmalı, bekçilerin eğitimi sırasında bu konu önemle vurgulanmalıdır.

İYİ PARTİ olarak, otoriterleşme sürecine karşı politik duruşumuzu bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da en etkili şekilde ortaya koyarken diğer yandan, iktidarı millî güvenlik meselelerinde uyarmaya devam edeceğiz.

Sonuç olarak, İYİ PARTİ olarak kanun teklifinin 1'inci maddesinde kullanılan "çarşı" ibaresinin idare hukukumuzda, ceza hukukumuzda ve anayasa hukukumuzda bulunmaması nedeniyle yasa teklifinden çıkarılması gerektiğini düşünüyoruz.

Genel Kurulu saygıyla selamlarım. (İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)