Konu:Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:83
Tarih:12/04/2020


Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ÜMİT ÖZDAĞ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; biraz önce Genel Kurulda yaptığım konuşmada bir hususun altını çizdim, bunun ısrarla üzerinde durmaya devam edeceğim çünkü mesele, bir anayasal mesele ve Anayasa'nın ihlali meselesidir.

Doğru kararların bile yanlış uygulandığını ifade etmiştim. Neydi doğru karar? Sokağa çıkma yasağı. Neydi yanlış? Sadece halkın iki saatliğine sokakta bir araya getirilmesi değil, en az onun kadar vahim, belki daha vahim olan husus, bu kararın hukuki zemininin olmaması. Yani sokakta aslında iki gün içerisinde polisin, jandarmanın, devlet güvenlik güçlerinin vatandaşı durdurup evlerine yollamasının hukuki hiçbir zemini yoktu. Çünkü İçişleri Bakanlığının genelgesiyle Anayasa'nın 13'üncü maddesinde düzenlenen temel hakları yönlendirmeniz, yasaklamanız, askıya almanız mümkün değil; bunu yaptığınız zaman Anayasa'yı açık şekilde çiğnemiş olursunuz ve ne yazık ki -açın Resmî Gazete'ye bakın- bu düzenleme hukuksuz bir düzenlemedir.

Peki, yapılması gereken neydi? Yapılması gereken şey, Cumhurbaşkanlığı kararıyla bu düzenlemenin yapılması gerekiyordu ve Hıfzıssıhha Kanunu da aynı zamanda böyle bir düzenleme için izin veriyor. Hıfzıssıhha Kanunu'nu ise yürüten, bundan sorumlu olan İçişleri Bakanı değil, Sağlık Bakanı. Sağlık Bakanı, İçişleri Bakanlığından isteyerek yine bu düzenlemeyi yapabilirdi. Neden bunun üzerinde ısrarla duruyoruz? Çünkü muhtemelen, önümüzdeki günlerde tekrar sokağa çıkma yasağı konulacak, konulmak zorunda kalınacak. Hiç olmazsa tekrar bu kararı aldığınızda bunu hukukun temel işlemlerine uygun olarak yapın. Devlet hukuk demektir. En zor durumlarda, en acil durumlarda dahi devlet, hukuk içerisinde kalmalı ve kendi anayasasına ve kurallarına uymalıdır.

Değerli milletvekilleri, Türk milleti İstiklal Harbi'ni bile Gazi Meclisin çıkarttığı yasalarla yürüttü, hukuku çiğnemedi, hukuk içerisinde ve hukukun üstünlüğünü kabul ederek bir İstiklal Harbi verdi. İdarenin, hukukun bağlayıcılığını kabul etmesi hiçbir iktidarı küçültmez, aksine iktidarı büyütür. Ama hukuku bu şekilde "Ne yaparsak olur." anlayışıyla şekillendirmeye kalkarsanız yarın bunun çok olumsuz sonuçlarıyla siz iktidar olarak karşı karşıya kalırsınız. Bu hususun altını ısrarla bunun için çiziyoruz.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)