Konu:Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:81
Tarih:10/04/2020


Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ÜMİT ÖZDAĞ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bütün dünyayı eş zamanlı olarak etkileyen corona salgınına benzer bir başka gelişme insanlık tarihi boyunca hiç yaşanmamıştı. Evet, birçok küresel felaket oldu ama eş zamanlı olmadı, dünyanın değişik yerlerinde oldu ve daha sonraki yıllarda dünyanın diğer bölgelerine de ulaştı. Muhtemelen bir tek dinozorların ortadan kalkmasını sağlayan göktaşı darbesi dünyayı aynı anda etkilemiş olabilir.

Bu salgının kalıcı sonuçları olacağı konusunda ve insanlık tarihinde bir dönüm noktası olacağı konusunda hemen hemen herkes mutabık. Ancak, salgının insanlık tarihinde dönüm noktası olması sadece salgının hastalık boyutuyla ilgili değil. Daha çok hastalıktan sonra ortaya çıkacak veya mevcut ve salgınının hızlandırdığı jeopolitik, politik, ekonomik, sosyal ve kültürel dönüşümler insanlık tarihine bir dönüm noktası olarak geçecek.

Salgın sonrasında küresel ekonomik bir resesyon geliyor. Bütün dünyada büyük işsizlik, işsizlikle bağlantılı olarak sosyal çalkantı, protesto, hatta yağmalar bekleniyor. Corona salgınının birçok şeyi çökerteceği söyleniyor ama en önemli çöküşlerden bir tanesi "toplumsal çöküş" olarak nitelendiriliyor. Avrupa'da bir ülkede çıkacak ve bizim de muhtemelen televizyonlarda seyredeceğimiz, aç ve işsiz insanların bir sokak eylemi, yağması corona salgını gibi bütün dünyayı sarabilir. Böyle bir tehlikeyle Türkiye de karşı karşıya. Üç seneden beri bir ekonomik krizin içerisindeyiz, salgına krizde yakalandık. İşsizlik Türkiye tarihindeki -bütün dünyada olduğu gibi- en üst noktalardan bir tanesine doğru tırmanıyor. Kendi içimizde ciddi sıkıntılarımız var, yardım konusunda bile uzlaşamıyoruz. Bırakın yardım konusunda, burada bile sosyal mesafeyi korumamız gereken bir ortamda maskeli konuşurken birbirimizin üzerine yürüyoruz ve bu arada bu görüşmeler sonucunda çıkacak yasayla 90 bin daha işsizi, sabıkalıyı ve kızgın insanı sokağa çıkartacağız. Umarım, bu yasayı hazırlayanlar ve saraydaki güvenlik danışmanları, bu sokağa çıkacak yeni 90 bin kişinin, mevcut risklere nasıl bir risk potansiyeli ekleyeceğini hesaplamışlardır ve bunu da paylaşmışlardır Sayın Erdoğan ve diğer bakanlarla. "Endişelenmeyin, hiçbir şey olmaz." diyorsanız inşallah haklı çıkarsınız ama bir şey olursa şimdiden bunun için de -madem bu yasa çıkma süreci içerisinde- tedbirler, ek tedbirler alınmalı. En basitinden; bu 90 bin kişi dışarıya çıktığı zaman eğer Sağlık Bakanı "Herkes kendi olağanüstü hâlini uygulasın ve evinden çıkmasın." demeye devam ederse -ki muhtemelen bu yasa çıktığında biz hâlâ kendimizi izole ediyor olacağız- bu 90 bin kişiyi evlerinde nasıl tutacağımızı düşünelim. Hapisten çıkmış 90 bin kişi "Evde oturun." dediğiniz zaman oturacaklar mı? veya bunlar için de sosyal yardım planlandı mı yoksa bir şekilde onlar da hayatlarını kazanırlar mı diye hayatın doğal akışı içerisine bırakıldı? Bu hususları umarım yasayı tasarlayanlar ve hazırlayanlar düşünmüşler, tedbirleri de her zaman olduğu gibi almışlardır.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)