Konu:Transit ve Ulaştırma İşbirliği Anlaşması (Lapis Lazuli Güzergâh Anlaşması)'nın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:75
Tarih:31/03/2020


Transit ve Ulaştırma İşbirliği Anlaşması (Lapis Lazuli Güzergâh Anlaşması)'nın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ÖZKAN YALIM (Uşak) - Teşekkürler.

Evet, Sayın Başkan, değerli vatandaşlarımız; bu saatte bizi izleyen kalmadı ama televizyonlar kapandı, belki internetten izleyenler olabilir. İlk önce herkese tekrar saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, şimdi, içinde bulunduğumuz süreçle alakalı, gerçekten üzücü bir süreçten geçiyoruz çünkü bu hafta sonu ben virüsten dolayı maalesef 100'lü rakamları göreceğimizi gözlemleyebiliyorum. İnşallah, bu rakamlar en kötü ihtimalle pazartesiden itibaren inişe geçer diyorum. Böyle bir fikrimi de paylaşmak istedim çünkü istatistikler bunu gösteriyor, umarım ben yanılırım diyorum.

Şimdi, tabii ki virüsle uğraşıyoruz, önlemler alındı, Sayın Cumhurbaşkanı birçok sektörde -özellikle tekrar saymayacağım isimleri- kafesinden kuaförüne, berberine kadar birçok esnafın kepengini kapattırdı. Tabii ki burada çalışan vatandaşlarımız, gündelik kazanç sağlayan vatandaşlarımız bana ulaşıyorlar değerli milletvekili arkadaşlarım. Artık, ceplerinde para kalmadı, ihtiyaçlarını göremiyorlar, erzak alamıyorlar. Gerçekten, bu, sadece Uşak'ta böyle oluyorsa, inanın, Türkiye'nin 81 ilinde, 970 ilçesinde 52 bin muhtarlıkta bu aynı şeyler geçerlidir. Onun için bir önlem almamız gerekiyor.

Bakın, ben çok kısaca, hemen 3 maddeyle acil önlemleri sunmak istiyorum. Kapatılan tüm iş yerlerindeki çalışanların sigortalarının ve de en az asgari ücret seviyesinde birer maaşın ödenmesi gerekmektedir. Bakın, tekrar ediyorum; Sayın Cumhurbaşkanı dedi ki: "Kapatılsın." Kapattılar. Burada çalışan işçilerimizin, orada çalışan esnafımızın en azından her birisine bir ay boyunca sigortaları ile birer maaş vermemiz gerekiyor ki evlerine ekmek götürebilsinler, en azından çocuklarına bir şeyler yedirebilsinler.

Diğer taraftan, bu iş yerlerine ait olan kredilerin özellikle devlet bankalarından olan kredilerin faizsiz bir şekilde ötelenmeleri acilen gerekmektedir.

Diğer bir, benim zaruri gördüğüm üçüncü madde ise şu: Türkiye'de şu anda birçok vatandaşımız -esnaf olsun veya işçi olsun- çalışamamaktadır, evine para götürememektedir. Bu sebepten dolayı, 4 kişilik bir ailenin kullanacak olduğu gaz, elektrik ve su bu süreç içerisinde devlet tarafından ücretsiz verilmelidir. Böylelikle bu süreci doğru bir şekilde atlatabiliriz.

Ben buradan Sayın Bülent Turan'a sormak istiyorum, kendisi de burada. Sayın Başkan siz de şahit olun lütfen. Bunu birçok vatandaşımız soruyor, ben de size soracağım, yerinizde değilsiniz ama Divandasınız: Sayın Bülent Turan, İşsizlik Fonu'ndaki 131 milyar yerinde mi değil mi? Bakın, tekrar soruyorum tüm milletvekillerinin ve bizi izleyenlerin önünde ve de Mecliste şu anda kaydoluyor, tutanaklara geçiyor. Sayın Bülent Turan, yazılı sordum, tekrar bir daha sözlü soruyorum: İşsizlik Fonu'ndaki 131 milyar yerinde duruyor mu durmuyor mu? Buna sizden muhakkak cevap bekliyorum.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Sistem değişti, bana sorma yetkiniz yok.

ÖZKAN YALIM (Devamla) - Bu, kesinlikle işsizlerimizin, şu anda işsiz kalan vatandaşlarımızın -acil imdat freni dediğimiz- kötü günlerinde kullanmak için biriken paradır. Bu parayla yol mu yapıldı, otoban mı yapıldı, köprü mü, hastane mi yapıldı? Bu paranın yerinde durup durmadığını, tekrar, size 3'üncü kez sözlü bir şekilde soruyorum.

Diğer taraftan değerli vatandaşlarımız, çok değerli çalışma arkadaşlarım; bununla alakalı bakın, Sayın Cumhurbaşkanı dedi ki: "40 milyar dolar misafirlerimize, Suriyelilere harcadık." Tamam, biz büyük bir devletiz; komşumuzda olan savaştan dolayı onları aldık, baktık, 40 milyar dolar para harcadık. Hatta dedi ki: "Bir 40 milyar dolar daha harcarım." Bakın, 40 milyar doları bugün 6,5'la çarptığınızda tam 260 milyar TL yapıyor. Türkiye'miz 83 milyon kişiden oluşmaktadır. 83 milyonu, 3 binle çarptığınızda yaklaşık 252 milyar yapıyor. Yani bugün, Suriyelilere harcanan 40 milyar dolarla hatta "Bir 40 daha harcarız." dediğiniz o parayla, 252 milyarla, ister geliri olsun olmasın, ister işi olsun olmasın, kişi başı bugün, İngiltere'deki gibi herkese 3'er bin TL'yle otuz gün veya yirmi bir günlük bir karantina sürecini kapsayacak olan bir süreç, herkesin kendi yaşam faaliyetlerini sürdürebileceği ve de bu olayı, bu virüsü kontrol altına alabilecek olduğumuz bir süreç geçecekti. Ama nerede! Paraları başka yerlere yedirdiniz, o 5 tane şirkete yedirdiniz, o 5 tane şirkete Osmangazi, Yavuz Sultan Selim, Avrasya Tüneli vesaire vesaire...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Yalım, tamamlayın sözlerinizi.

ÖZKAN YALIM (Devamla) - Şimdi, bu köprülerden kimse geçmiyor, otobanları kimse kullanmıyor ve kullanılmadığı için, bu firmalara geçiş garantisinden dolayı da ödemeler devam edecek.

Bunun yanında, ben bir geçmiş olsun dileğimi sunmak istiyorum. Kırklareli Valisi ve İl Sağlık Müdürünün de maalesef sonuçları pozitif çıkmış, virüse yakalanmışlar. Onlara tekrar geçmiş olsun diliyorum.

Yalnız, Balıkesir'de üzücü bir olay var. Sayın Bülent Turan, bunu da özellikle görüşmenizi rica ediyorum, Balıkesir'de aile hekimi bir doktorumuz Fevzi Turgut'u, İl Sağlık Müdürü Fevzi Yavuzyılmaz iki aylığına görevden alıyor. Neden alıyor biliyor musunuz? Sadece Cumhurbaşkanının vermiş olduğu esnek çalışma sistemine uyduğundan dolayı. Onun için, buradan özellikle İl Sağlık Müdürü Fevzi Yavuzyılmaz'ı ve Balıkesir Valisini bu doktorumuzun haklarını savunması yönünde tekrar uyarmak istiyorum.

Hepinize teşekkür ederim, çok sağ olun. (CHP sıralarından alkışlar)