Konu:Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:67
Tarih:11/03/2020


Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ONURSAL ADIGÜZEL (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle, Gezi direnişi sırasında polisin gaz kapsülüyle yaralanan ve bundan tam altı yıl önce aramızdan ayrılan Berkin Elvan'ı anarak sözlerime başlamak istiyorum.

Berkin'in çocukluğunu, gençliğini çalanlar hâlâ hak ettikleri cezayı almadılar. Bugün, Berkin'in annesi Gülsüm Elvan, Gülsüm ana oğlunun mezarı başında "Biz adalete açız, evlatlarımızı elimizden aldılar; adalete açız, adalet istiyoruz..." Ben buradan, bu topraklardaki anaları adalet feryadına maruz bırakanlara, mecbur bırakanlara sormak istiyorum. Anaların acılarına ne zaman kulak vereceksiniz? İnsanları ayırmaktan, adaleti kendi siyasi hesaplarınıza alet etmekten ne zaman vazgeçeceksiniz? (CHP sıralarından alkışlar) "Biber gazı sıkan ülke ahlaktan bahsedemez." diyorsunuz. Peki, Berkin Elvan'ın 14 yaşında gaz kapsülüyle katledildiği gerçeğiyle ne zaman yüzleşeceksiniz?

Değerli arkadaşlar, söz aldığım maddeyi özetleyecek olursak: Özellikle acil durumlarda ve afet anlarında çağrı merkezleriyle, valilikle kişisel abonelerin abonelik bilgilerinin ve konumlarının paylaşılması üzerine bir çalışma yapılmış. Bu çalışmayı incelediğimiz zaman net olarak şunu görüyoruz değerli arkadaşlar. Çalışmanın içeriğine baktığımızda, Türkiye'nin en önemli sorunlarından biri olan afetin, özellikle de beklenen depremin sadece bir torba yasaya sıkıştırıldığını görüyoruz. Ben buradan, milyonların hafızasını tazelemek istiyorum. Çünkü bu düzenleme, böyle alelacele yapılan ve torba yasaya sıkıştırılan düzenleme bize afet anında, özellikle bir deprem anında fayda sağlayamayacak, yine açığa düşecek. Hepinize hatırlatmak isterim: Altı ay önceki İstanbul depremi, orta büyüklükte, 5,8 büyüklüğündeydi. Bu salondaki bütün arkadaşlarımız akrabalarını, yakınlarını, ailelerini aramaya çalıştılar ama ulaşamadılar. Peki, neden ulaşamadılar? Çünkü bugün, bu düzenlemeyle yetki verdiğimiz BTK yeterli yatırımları yapmadığı için ulaşamadılar. Her fırsatta bu kürsüden anlatıyoruz, Türkiye'nin altyapı yatırımı yapması gerekiyor. Bununla birlikte, altyapıya yatırım yaparken, teknolojik anlamda gelişmelere yatırım yaparken dikkatli olunması gerekiyor. Sadece yola yapılan yatırımlar, teknolojiyi gözetmeyen yatırımlar bize bir fayda sağlamıyor dedik. Ne oldu o gün, ne oldu o gün? Bütün operatörler çöktü. TÜRK TELEKOM yirmi yedi saat hizmet veremedi değerli arkadaşlar, tam yirmi yedi saat hizmet veremedi TÜRK TELEKOM. Neden hizmet veremedi? Çünkü yeterli altyapı yoktu. On sekiz yıldır Türkiye'yi yöneten Adalet ve Kalkınma Partisi yeterli altyapıyı oluşturmamıştı. BTK ne yaptı? Altı ay sonra çıktı, bu şirketlerin hepsine para cezası kesti ve Fuat Oktay da çıktı, şunu söyledi: "Emir verdik, daha çok yatırım yapacak şirketler." dedi. Size soruyorum, mahallenizde bir fırın var, fırıncıya şunu der misiniz: "Yarın deprem olabilir, 2 kat ekmek üret." Bu, tam bunu demek. "Yarın deprem olabilir, 2 kat ekmek üret." demek. Bunu demek yerine, dünyadaki teknolojiyi takip etmek gerekiyor. Burada nasıl ilerlemeler sağlanabilir, buna dikkat etmek gerekiyor. BTK'nin, altı ay sonra, deprem olduktan sonra bu firmalara ceza keseceğine dönüp denetleme yapması gerekiyor ve bu denetlemeyi yaparken de enerjisini sadece muhalifleri fişlemeye harcamasın, muhalif siteleri engellemeye harcamasın; asıl işi olan, Türkiye'de bilgi teknolojilerinin geliştirilmesine harcasın. (CHP sıralarından alkışlar) İktidara gelmelerinden önce, 2000 yılında 4 yerli, millî mobil operatör vardı; soruyorum: Bugün 1 tane var mı? Ne yazık ki yok, bugün 1 tane yerli, millî operatör yok. Yani bu dediğimiz yatırımı yapacak, deprem anında iletişimin devam etmesini sağlayacak, bu arada teknolojik gelişmeleri takip ederek itfaiyenin, kolluk kuvvetlerinin, ambulansın ayrı bir sistemde çalışmasını sağlayacak bir altyapımız yok. Yarın yine bununla baş başa kalacağız; ceza keserek olmuyor, hele de böyle mega projeler anlatarak hiç olmuyor. Hesap yapmayı bilmiyorsunuz, bunu anladık; bütün mega projeleriniz çöktü, hesap yapmayı bilmiyorsunuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ONURSAL ADIGÜZEL (Devamla) - Bir dakika daha alabilir miyim Başkanım?

BAŞKAN - Tamamlayın.

ONURSAL ADIGÜZEL (Devamla) - Ama işin diğer boyutuna bir daha baktığımızda, milletin cebinde bu mega projelere verecek 1 kuruşu da kalmadı.

Bu deprem gerçeğiyle, doğal afetler gerçeğiyle yüzleşmek zorundayız. Bununla birlikte, bugün, Türkiye'de vatandaşımız işsizliği konuşuyor, yoksulluğu konuşuyor, corona virüsü konuşuyor, siz ne yapıyorsunuz? Yine, bu hafta gördük ki bir Kanal İstanbul'dur attınız ortaya. Ne var bu Kanal İstanbul'da? Kanal İstanbul'da yandaşa rant var ama ben şunu tekrar söylemek isterim size: Boş verin Kanal İstanbul'u, gelin, Türkiye'nin gerçek sorunlarıyla yüzleşelim ve bunlara çözüm üretelim çünkü siz, on sekiz yıldır milletin kaynaklarını yandaşınıza yedirdiniz, 5 müteahhidinize yedirdiniz, doyuramadınız; bundan sonra değil kanalı tüm Türkiye'yi verseniz doyuramazsınız.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Üstüne Tanal'ı verseniz de doyuramazsınız.

ONURSAL ADIGÜZEL (Devamla) - Onun için gelin, hep birlikte sorunlara çözüm bulalım, Türkiye'nin gerçek gündemiyle yüzleşelim, çalışalım, bu sorunları çözelim diyorum.

Hepinize teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)