Konu:Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:59
Tarih:20/02/2020


Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AYDIN ADNAN SEZGİN (Aydın) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dün Almanya'da gerçekleştirilen ırkçı saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum.

Evet, Batı Avrupa'da ırkçılık vardır. Milyonlarca vatandaşımızın yaşadığı bu ülkelerde o ülkeler yönetimleriyle ve ana akım partileriyle iş birliğine gitmeliyiz çünkü bu afet yok edilemiyor. Bunu, bu iş birliğini yeterli ölçüde düşünmüyoruz ve yeterli ölçüde gerçekleştirmiyoruz maalesef.

İdlib'de bugün şehit düşen Mehmetçiklerimize de Allah'tan rahmet diliyorum, başımız sağ olsun. Suriye politikasının yanlışlığının, çarpıklığının acısını ve tehdidini yaşıyoruz milletçe.

Değerli arkadaşlar, bugün burada Aydın vilayeti açısından çok önemli, esasen ülkemizi de yakından ilgilendiren büyük bir soruna yeniden değinmek istiyorum: Jeotermal enerji santrallerinin zararları. Evet, bazı alanlarda yaptırımlar ağırlaştırılıyor, bankacılık sektöründe mesela. Ancak nedense Aydın'da insan sağlığı, çevre, tarımsal üretim, hayvancılık ve doğal kaynaklara çok ciddi zararlar vermekte olan denetimsiz JES'lere herhangi bir yaptırım uygulanmaktan imtina ediliyor. Denetimsiz JES'lerin yarattığı riskler giderek artarken Elâzığ depreminin ardından şimdi bir de JES'ler nedeniyle Aydın'da ortaya çıkan deprem riski daha kuvvetli şekilde hatırlanmalıdır. Uzmanlara göre, yer altı kaynaklarına yönelik endüstriyel girişimler, örneğin büyük barajlara su doldurma veya boşaltmanın yarattığı yük değişimi, derin maden kazıları ve jeotermal enerji üretimi gibi çalışmalar nedeniyle depremlerin tetiklenmesi mümkün hâle gelebilmektedir. Dünyada jeotermal alanlarda, büyük miktarda enerji üretimi yapılan ülkelerde çok sayıda deprem gözlendiği bilinmektedir.

Büyük Menderes havzası da tarihte hasar ve can kaybına neden olmuş depremler bakımından depremselliği yüksek bir alandır. Aydın'da da geçmişte yıkıcı depremler meydana gelmiştir. 1970 yılından sonra bölgede yaşanan deprem sarsıntısı sayısı hızla artmıştır. Uzmanlar, 70'lerde kurulmaya başlanan ve sayısı giderek artan JES'lerin depremleri tetiklediğini öne sürmektedir. Özellikle Germencik'te, yüz ölçümüne kıyasla dünyanın sayısal olarak en fazla sayıda jeotermal santrali, en fazla sayıda jeotermal kuyusu, en uzun ve derin jeotermal kuyuları bulunmaktadır. Aydın'da sayısal olarak en fazla depremin Germencik ilçesi ve etrafında meydana gelmesi de tesadüf değildir.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığını bu konuyu ivedilikle ele almaya ve JES'lerin etkilerine ilişkin yapılan inceleme ve değerlendirmelere, JES'lerin deprem üzerindeki etkilerini de eklemeye davet ediyorum.

Değerli arkadaşlar, ülkemizin toplam sulak alan varlığı 2,5 milyon hektardır. Son kırk yılda tarım amaçlı kurutmalar, doldurmalar, sanayi kirliliği, büyük baraj inşaatları gibi müdahaleler nedeniyle yaklaşık 1 milyon 300 bin hektar sulak alanımız, ekolojik ve ekonomik değerini yitirmiştir. Bir başka deyişle, Türkiye, kırk yıl gibi kısa bir sürede sulak alanlarının yarısını kaybetmiştir.

Menderes Nehri'nin durumu da maalesef vahimdir. Sulak alanlara yönelik diğer tehditlerle birlikte JES'ler, Menderes havzasında durumu daha da berbat hâle getirmektedir. JES'lerin denetimsizliği, bütün bu tehditlere ek olarak, ayrıca, yangın felaketi gibi riskleri ihtimal dâhiline sokmaktadır. Ülkemizde ve başka bazı ülkelerde kritik enerji ve sanayi tesisi yangınları yaşanmıştır. Maazallah, JES tesislerinde yangın felaketi başımıza gelse nasıl bir müdahale yapılacaktır? Ne tür tedbirler alınmıştır?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

AYDIN ADNAN SEZGİN (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

İlgili resmî makamların ve şirketlerin, böyle bir durumda hangi tedbirlerle kontrol sağlanacağını kamuoyuyla geniş şekilde paylaşması gerekmektedir. Felaketler yaşanmadan önlemlerin alınması ve bunların kamuoyuyla paylaşılması, çağdaş devletlerin ve sorumluların yükümlülüğüdür.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)