Konu:2013 YILI MERKEZÎ YÖNETİM BÜTÇESİ VE 2011 YILI MERKEZÎ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI
Yasama Yılı:3
Birleşim:39
Tarih:13/12/2012


2013 YILI MERKEZÎ YÖNETİM BÜTÇESİ VE 2011 YILI MERKEZÎ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

CHP GRUBU ADINA AHMET İHSAN KALKAVAN (Samsun) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının 2013 yılı bütçesiyle ilgili olarak Cumhuriyet Halk Partisi adına söz almış bulunmaktayım, grubum ve şahsım adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Denizci bir ailenin ferdi olarak da konuşmama denizcilik sektörünün 2008 kriziyle başlayan ve devam eden sorunlarıyla başlamak istiyorum. Gemi inşa sektörü ve finansmanı konusunda Avrupa Birliği ve Uzak Doğu ülkeleriyle ilgili devletler tarafından kendi tersanelerine verilen destek ve teşvikler göz önüne alındığında ülkemizde gemi işletme sanayine verilen finans desteğinin yeterli olmadığı, Türk tersaneciliğinin mevcut kapasitesinin yüzde 15'in altında çalıştığı ve son üç yılda 30 bin kadar kişinin istidam kaybına uğraması devlet desteğinin olmasının gerektiğini ortaya çıkarmıştır. Türk tersanelerinin gemi inşasını özendirmeye yönelik ürün odaklı teşvik kapsamsında yüzde 19 oranında prim sistemi tanımlanması, kredi garanti fonu sistemine yeni alınacak gemi inşa siparişlerinin dâhil edilmesi, Avrupa Birliğinde denizcilik sektörüne yönelik nitelikli gemi sanayisini destekleyen unsurların kendi mevzuatımızda da yer alması koster filosunun yenilenmesine kaynak sağlanması ve tüm kamu ile ilgili kuruluşların yeni gemi siparişlerinde Türk tersanelerine uygun rekabet alanının sağlanması sorunlarının giderilmesinde denizcilik sektörüne katkı sağlayacaktır.

Limanlarımızın yalnız tahmil-tahliye odakları olmaktan çıkarıp lojistik merkez hâline gelmesi hedefinizi destekliyoruz fakat tersanelerimizin  iflasın eşiğinde bulunduğu bu ortamda 52 tane yeni tersanenin tasarı aşamasında olduğunu söylemeniz övünç kaynağı değildir. Bu, sadece, kapatılan tersaneden çıkartılan işçilere karşı yapılan bir hakarettir.

Türkiye'de gemi siparişi vermeyi düşünen yabancı armatörlere, benzerleri Kore, Çin, Japonya, Almanya, Hollanda ve İspanya'da uygulanmakta olan on-on beş yıl vadeli gemi işletme dönemi finansmanı sağlanmalı. Gerekirse, buradaki kredilerin teminatlandırılması ve Eximbank tarafından risk yükünün azaltılması için, Norveç veya İsveç'tekinin benzeri aracı garantör kuruluşlar kurulmalıdır. Sektöre uygulanan kredi paketi içerikleri ve teminat oranları da gözden geçirilmelidir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; deniz yolu taşımacılığında da durum çok iç açıcı görünmemektedir. Türk dış ticaret yüklerinin taşınmasında Türk bayraklı gemilerin 2011 yılındaki payı yüzde 17'yken 2012 yılındaki payı ise yüzde 14'lere gerilemiştir. Koster tipi gemilerle bir zamanlar Akdeniz'de hâkimiyet kurmuş Türk deniz ticaret filosunda günümüzde 1.500 ila 7.500 dwt aralığında 256 gemi mevcuttur. Bunların 31 adedi 10 ila 19 yaş aralığında, 183 adedi ise 20 yaşın üzerindedir.

Türkiye'nin Avrupa Birliği uyum sürecinde, bu gemilerin diğer ülke gemileriyle rekabet gücü kalmayacaktır. Bundan dolayı, 1.500 ila 12.000  dwt arasında yeni gemiler inşa edilerek Türk koster filosu yenilenmeli ve koster taşımacılığının canlandırılması sağlanmalıdır.

Yabancı bayrağa geçişin önlenmesi için gerekli tedbirlerin bir an önce alınması gerekmektedir. Denizcilik Müsteşarlığınca 2006 yılında yapılan Kabotaj Taşımacılığı Saha Etüt Çalışması Projesi ivedilikle hayata geçirilmeli, final raporunda belirtilen yatırımlar gerçekleştirilmelidir.

Sadece deniz yolu taşımacılığından alınan serbest sağlık resmî ücretleri kaldırılmalı, fener ücretine indirim sağlanmalı, 1 Ocak 2011 tarihinde hayata geçirilen Kılavuzluk, Römorkaj ve Diğer Hizmetler Tarifesi de Deniz Ticaret Odasının da görüşleri alınarak yeniden hazırlanmalıdır.

Türk armatörlerin yabancı bayrağa geçişini önlemek için, rekabetçi navlun ile piyasada çalışmalarını engelleyen yüksek SGK gelirleri azaltılmalıdır. Aksi takdirde son beş yıldan beri Türk limanlarına yük taşıyan yabancı bayraklı gemilerin sayısı süratle artacak; buna karşılık da son dört-beş yıldır Kumkapı, Ahırkapı, Tuzla, Kartal, Samsun, Amasra gibi limanların açığında, denizde bekleyen Türk bayraklı gemiler yavaş yavaş söküm yerlerine hurda olmak için satılacaktır.

Sorunlarını ve çözüm önerilerini sizlerle paylaştığım denizcilik sektöründe kriz devam etmektedir. Denizcilik sektörü, özel anlam taşıyan, özel önem taşıyan sektörler arasına alınmalıdır; eğer alınmazsa başta tersaneler ve armatörler yok olacaktır. Acilen teşvik ve banka kredileriyle destek sağlanmalıdır.

Plan Bütçe Komisyonunda, 19/11/2012 tarihinde Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının bütçe görüşmeleri sırasında, Sayın Bakanımız Binali Yıldırım sunuş konuşmasında denizcilik sektörünün sorunlarıyla ilgili en ufak bir açıklamada bulunmamıştır. Sadece, milletvekili arkadaşlarımızın denizcilikle ilgili sorularına yanıt vermiştir. Basından izlediğimiz kadarıyla oğlunun da denizcilik sektöründe iş yaptığı Sayın Bakanımızın bu sektörün sorunlarıyla daha yakından ilgilenmesini bekliyor ve daha inandırıcı çözüm önerileri getireceğine inanmak istiyoruz.

Bu arada bir konuya da değinmek istiyorum. Bir "hızlı tren" tutturmuş gidiyorsunuz. Defalarca söylememize rağmen niçin normal tren yollarını seçmiyorsunuz? Örneğin, bir Poti, Batum, Trabzon, Samsun tren yolu inşa etmekle hem kara yolundaki kazaları azaltacak hem de kara yollarının yolcu ve yük taşıma yoğunluğunu azaltırsınız, ayrıca ülke ticaretine de katma değer katmış olursunuz. Hızlı tren ve kara yollarına yaptığınız yatırımlarla bu iki yatırımın şemsiyesi altında denizciliği üvey evlat kabul ederek eritmektesiniz Sayın Bakanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekillerim; denizcilik sektörünün kurtulması için tek yol, bünyesinde limancılığı, deniz taşımacılığını, yat turizmini, su ürünlerini ve balıkçılığı, gemi inşa sanayisini bulunduran, özünden çıkan ehil kişilerle yönetilen özerk bir Denizcilik Bakanlığıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AHMET İHSAN KALKAVAN (Devamla) - İşte o zaman, denizli bir millet değil, denizci bir millet, denizci bir ülke oluruz.

Bütçenin hayırlı olmasını diliyor, hepinize saygılarımı sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyoruz Sayın Kalkavan.