Konu:İsrail medyası tarafından MİT Başkanının hedef gösterilmesini zamanlaması itibarıyla anlamlı bulduklarına ve Türkiye Cumhuriyeti'nin MİT Başkanının tehdit edilemeyeceğine, ABD Başkanı Donald Trump'ın yüzyılın planı olarak açıkladığı sözde Orta Doğu Barış Planı'nın dünyadaki pek çok mağdur ülke için nasıl bir kurgu içerisinde olunduğunun görülmesi adına önemli olduğuna, dünyanın farklı coğrafyalarında adalete, hukuka inanan insanların güç birliği oluşturmasında Türkiye Büyük Millet Meclisinin yapacağı ortak açıklamanın örnek teşkil edeceğine, kendilerine emanet edilen her bir kuruşun hassasiyet içerisinde harcanmasının vazifeleri olduğuna, BAŞKENTGAZ'ın Kızılaya yaptığı bağış konusunu takip ederek Genel Kurulu bilgilendireceğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:49
Tarih:29/01/2020


İsrail medyası tarafından MİT Başkanının hedef gösterilmesini zamanlaması itibarıyla anlamlı bulduklarına ve Türkiye Cumhuriyeti'nin MİT Başkanının tehdit edilemeyeceğine, ABD Başkanı Donald Trump'ın yüzyılın planı olarak açıkladığı sözde Orta Doğu Barış Planı'nın dünyadaki pek çok mağdur ülke için nasıl bir kurgu içerisinde olunduğunun görülmesi adına önemli olduğuna, dünyanın farklı coğrafyalarında adalete, hukuka inanan insanların güç birliği oluşturmasında Türkiye Büyük Millet Meclisinin yapacağı ortak açıklamanın örnek teşkil edeceğine, kendilerine emanet edilen her bir kuruşun hassasiyet içerisinde harcanmasının vazifeleri olduğuna, BAŞKENTGAZ'ın Kızılaya yaptığı bağış konusunu takip ederek Genel Kurulu bilgilendireceğine ilişkin açıklaması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; ben de Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Ben, öncelikle, Sayın Altay'ın MİT Başkanıyla alakalı göstermiş olduğu hassasiyete de teşekkür ediyorum, fevkalade önemli bir şeyin altını çizdiler. Biz kendi içimizde her türlü meseleyi tartışırız ama memleketimizin dışarıda, özellikle İsrail basınında hedef gösterilmesini -özellikle hayatını tehdit eder tarzda hedef gösterilmesini- zamanlaması itibarıyla da çok anlamlı buluyoruz. Bu manada iktidar-muhalefet bu konunun hep beraber takipçisiyiz. Hiç kimse Türkiye Cumhuriyeti'nin MİT Başkanını tehdit edemez, çok net olarak ifade ediyoruz.

Tabii ki diğer tüm grup başkan vekili arkadaşlarım da gündeme getirdiler, bugün ortak bir çalışmaya da imza atacak Meclisimiz ama çok kısa birkaç şey söyleme ihtiyacı duyuyorum öyle olmasına rağmen. Ta 1949'da yani yetmiş bir yıl evvel Birleşmiş Milletlerin Kudüs'le alakalı, Kudüs'ün statüsüyle alakalı uluslararası anlamda koruma getiren bir kararı var. Fakat bu yetmiş bir yıl içerisinde görüyoruz ki dünyada değişen bir şey yok. Doğrusu, arkadaşlarımı dinlerken, malum Bekri Mustafa'nın bir hikâyesi vardır, talkın verirken "Dünyada ne olup bitiyor?" dendiğinde diyor ki: "'Bekri Mustafa yeni camiye imam oldu.' derseniz anlaşılır." Aslında Trump ile Netanyahu arasındaki bu anlaşmaya -ki adı da enteresan- "Barıştan Refaha" denilen bu anlaşmaya baktığımızda, dünyanın hâlini anlamak konusunda enteresan bir örneklik teşkil ediyor. Yani 2 tane ülke bir araya geliyorlar ve bir başka ülkenin toprakları üzerinde, oradaki insanlar üzerinde, sanki her şey kendi mallarıymış gibi bir tasarruf etme gücünü, cüretini kendilerinde görüyorlar, uluslararası hukuka rağmen bunu görüyorlar. Bu, dünyanın gitmekte olduğu yer konusunda bize çok önemli bir fikir veriyor; Suriye için, Afganistan için, Pakistan için, dünyadaki pek çok mağdur ülke için aslında nasıl bir kurgu içerisinde olunduğunu görmek adına çok önemli. Dün akşam paylaştığım bir "tweet"te ki inanarak bunu söylüyorum, böyle de olduğuna inanıyorum, Kudüs'ün ve Mescid-i Aksa'nın sahibi Allah'tır, bizim inanç değerlerimiz bunu söylüyor. Bu söylendiği zaman bazıları diyebilir ki: Buradan mı güç alacaksınız? Ben, evet, buradan güç alacağız diyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin Sayın Zengin.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Buradan güç alacağız çünkü Filistin'de yaşayan insanlar yetmiş bir yıldır hiçlik içerisinde, hiçbir şeyleri olmadan, imanlarından güç alarak bugüne kadar geldiler ve öyle zannediyorum dünyadaki her tür inanç sisteminde, her tür ülkede, dünyanın farklı coğrafyalarında adalete, hukuka, masum insanların kazanacağına inanan insanlar var. Bu manada, dünyanın güç birliği oluşturmasında Türkiye Büyük Millet Meclisinin de bugün yapacağı çalışmanın örneklik teşkil edeceğini düşünüyorum.

Yardımlarla alakalı, evet, beytülmal çok kıymetli. Bize emanet edilen her bir kuruşu aynı hassasiyet içerisinde harcamak ve aynı zamanda bunun takibini yapmak da bizim vazifemizdir. Bir özel şirket, kendisinin yaptığı bir bağış var. Bu bağışla alakalı, işte, Kızılayla ilgisi nedir, nasıl bir alaka var, bunu hassasiyetle takip edeceğiz Sayın Altay. Bu konuyla alakalı da bilgilendirmeyi ben en geniş şekilde Genel Kurula yapacağım.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Çok teşekkür ederim efendim.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Fakat biz...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Bir cümle ilave etmek istiyorum.

BAŞKAN - Buyurun, toparlayın lütfen Sayın Zengin.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Fakat özel hukuk anlamında yapılan bir işlemde biz özel şirketlerin avukatı değiliz, savunucusu değiliz; biz burada milletimizin temsilcisiyiz, onların hakkını hukukunu savunuyoruz. Hiçbir yanlışın olmasına da asla müsaade etmeyiz.

Teşekkür ederim.