Konu:CHP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:48
Tarih:28/01/2020


CHP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

CHP GRUBU ADINA HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.

Öncelikle, Elâzığ depreminde Elâzığ'da ve Malatya'da yaşamını yitiren vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yaralılara da acil şifalar diliyorum.

Evet, 1999'a tanık olmadık arkadaşlar, 1999'u yaşadık. 1999 depremini yaşayanlardan biriyim ben. Tanık olmak farklı bir şey, yaşamak farklı bir şey. O ilk, kırk beş saniye süren, daha sonra hemen peşinden gelen depremde 2 çocuğumu bir kolonun, kapının altında nasıl koruyacağımı düşünürken o depremi yaşıyorduk, hep birlikte yaşadık. 17 Ağustos 1999 depremine ve 12 Kasım 1999 Bolu depremine baktığımızda, 17.733 vatandaşımız canını kaybetti. Biraz evvel söyledi arkadaşlarım; bunlar bizim akrabalarımızdı, bunlar bizim eşlerimizdi, bunlar bizim çocuklarımızdı, bunlar bizim annelerimiz babalarımızdı.

Gerçekten o günlerde çok acı şeyler yaşadık. İnanın, olimpik buz pateni yapılmıştı İzmit'te, morg olarak kullanıldı olimpik buz pateni. Cenazelerimizi cenaze namazı kılmadan, kireçleyerek gömüyorduk o günlerde. Sakarya etkilenmişti, Yalova etkilenmişti, İstanbul'un küçük bir kısmı etkilenmişti, Kocaeli en çok etkilenen ildi, Eskişehir dahi etkilenmişti. Bugün düşündüğümüzde, bu illerin toplam nüfusu İstanbul'un dörtte 1'i arkadaşlar. Eğer dörtte 1 nüfusla -o tarihte o nüfus da yoktu ama- 17 bin deprem şehidi vermişsek bugünkü rakamları İstanbul için telaffuz dahi etmek istemiyorum. Böyle kötü günler yaşadık ama görüyorum ki bundan hiç ders almadık çünkü burada bir araştırma önergesi veriliyor, yine reddediliyor.

Ben 2011'de milletvekili oldum. Meclisin açık olduğu her 17 Ağustosta burada konuşma yaptım, çeşitli zamanlarda araştırma önergeleri verdim; hepsi reddedildi araştırma önergelerinin. Şimdi, tekrar bir araştırma önergesi veriyorum; gerekçelerim var bunun için. Dedim ya, merkez üssü Gölcüktü, en çok Kocaeli'de akrabalarımızı, vatandaşlarımızı kaybettik. Sevgili arkadaşlar, kimseyi suçlamak için söylemiyorum. Evet, çeşitli kanunlar çıkarıldı, kentsel dönüşüm kanunları çıkarıldı, farklı deprem vergisi geldi, inanın bunların hiçbirini yirmi bir sene geçmesine rağmen Kocaeli'nin en ufak bir ücra köşesinde dahi görmedik. 2018'de sadece Gölcük'te 544 konutluk bir kentsel dönüşüm projesi yapıldı ama Kocaeli'de -hemen söyleyeyim rakamları- aslında depremden sonra tespit edilen 617 binanın yıkılması gerektiği söylenmişti, 2012'de Valiliğin yaptırmış olduğu bir çalışma sonucunda 3.756 binanın yıkılması gerektiğini, oturulmaması gerektiğini ifade etmelerine rağmen... Bunlar toplamda 9.971 konut yapıyor arkadaşlar, 9.971 konut. Sadece Kocaeli'den bahsediyorum. Bunların 4.200 tanesinde kiracılar oturuyor. Ben bu evlere "tabut evler" diyorum. İstanbul depremi olsun, Kocaeli depremi olsun, Sakarya depremi olsun, Allah göstermesin, gösterdiği anda bunlar içindeki insanlarla beraber yıkılacak ve yine bu kürsülerden biz onlara taziyelerimizi bildireceğiz, yaralılara acil şifalar bildireceğiz. Her depremden sonra ben bu kürsüde bunu söylüyorum; üç gün sonra unutuyoruz. Maalesef, depremle ilgili Türkiye'nin hiçbir köşesinde bir çalışma yapılmıyor. Akademisyenler bağırıyor, biz tanık olmadık, yaşadık diyoruz, biz bağırıyoruz canlarımız gitmesin diye. Yapmayın Allah aşkına diyorum, "Kanal İstanbul için 75 milyar" diyeceğinize 75 milyarla Türkiye'nin tüm konutlarını halledersiniz; hasarlısı, hasarsızı, orta hasarlısını halledersiniz. (CHP sıralarından alkışlar) Bilin ki bunu yaptığınız zaman insanlar size dua eder ama Kanal İstanbul için size küfrederler çünkü yüz yıl boyunca o Kanal İstanbul'un vergileri bu vatandaşın cebinden çıkacak. Sizden rica ediyorum, sizden bir kez olsun Türkiye'deki vatandaşların sıkıntılarına derman olmanızı diliyorum. Japonya'da depremlerde 1 milyon kişide 1 kişi ölüyor arkadaşlar, diğer deprem ülkelerinde 1 milyonda 4 kişi ölüyor, Türkiye'de 1 milyonda 16 kişi ölüyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen Sayın Akar.

HAYDAR AKAR (Devamla) - Teşekkür ederim.

Türkiye'de -dediğim gibi- 16 kişi ölüyor. Biz bunu yapabilir miydik? Yapabilirdik. Rahmetli Ecevit'i buradan bir kez daha anarak söylemek istiyorum: Bir deprem vergisi konmuştu "iletişim vergisi" adı altında, çeşitli vergiler vardı ki geçiciydi bunlar; 2004'te, sizin iktidarınız döneminde bunlar kalıcı hâle getirildiler ve "özel iletişim vergisi" adı altında birleştirildiler.

64 milyardan bahsediyoruz, bugüne kadar toplanan para. Bu kentsel dönüşüm ya da diğerlerinden alınanlardan, imar barışlarından alınanlardan bahsetmiyorum. Bu 64 milyarla bugün Elâzığ ve Malatya'da kaybetmiş olduğumuz 41 kişi yaşıyor olacaktı arkadaşlar, Van'da kaybetmiş olduğumuz 600 kişi yaşıyor olacaktı ama bir kez daha görüyoruz ki siz bundan ders almamışsınız, hep birlikte -kendimi de katarak söylüyorum- ders almamışız.

Türkiye'nin bana göre birinci önceliği, yoksulluğu geçtik, açlığı geçtik, asgari ücreti geçtik, vatandaşımızın canıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen Sayın Akar, bağlayın sözlerinizi.

HAYDAR AKAR (Devamla) - Tamamlıyorum.

Gelin, 5 siyasi parti birlikte araştırma komisyonumuzu kuralım, bu komisyonun hazırlayacağı önceliklere göre de Türkiye kaynak yaratabiliyorsa yap-işlet-devret modelleriyle "Efendim, öyle olmazsa kamuyla yaratabiliriz." dediğiniz kaynakları önce vatandaşımızın canı için kullanalım. Hatta daha ileri bir şey söyleyeyim, İstanbul'da milyona yakın konut stoku var, eğer varsa bu gücümüz, paramız, bu depremden etkilenecek konutlardaki vatandaşlarımızı buraya yerleştirelim, yirmi yıllık faizsiz kredilerini açalım, insanlar rahat nefes alsın, insanlar yaşama tutunsun. Her birimiz, hepimiz, özellikle batıda yaşayanlar, Anadolu'da Ege'de yaşayanlar, deprem bölgelerinde yaşayanlar, herkes endişe içinde arkadaşlar, herkes endişe içinde. Sizden rica ediyorum: Gelin, bu önergeye destek verin ve hep birlikte bir araştırma komisyonu kuralım ve bunun çözümlerini bir an önce hayata geçirelim diyorum.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)