Konu:Merkez üssü Elâzığ ili Sivrice ilçesi olan depremde hayatını kaybeden vatandaşlara Allah'tan rahmet dilediğine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Meclis Başkanı Mustafa Şentop ve bakanların olay yerine hemen intikal ettiğine, başta AFAD olmak üzere Kızılay ve diğer kurumlara teşekkür ettiğine, dünyanın her yerinde depremlerde insanların hayatını kaybettiğine ve yakınını kaybedenlerin ailelerine inancımız gereği yaşanılanların bir takdir olduğunun söylenilmesinin cenaze namazındaki dua gibi düşünülmesi gerektiğine ve deprem konusunda herkesin üzerine düşen sorumluğu yerine getirmesinin önemli olduğuna, 17 Ocak 2020 tarihinde vefat eden Rahşan Ecevit'e Allah'tan rahmet dilediğine ve Genel Kurul gündemine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:48
Tarih:28/01/2020


Merkez üssü Elâzığ ili Sivrice ilçesi olan depremde hayatını kaybeden vatandaşlara Allah'tan rahmet dilediğine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Meclis Başkanı Mustafa Şentop ve bakanların olay yerine hemen intikal ettiğine, başta AFAD olmak üzere Kızılay ve diğer kurumlara teşekkür ettiğine, dünyanın her yerinde depremlerde insanların hayatını kaybettiğine ve yakınını kaybedenlerin ailelerine inancımız gereği yaşanılanların bir takdir olduğunun söylenilmesinin cenaze namazındaki dua gibi düşünülmesi gerektiğine ve deprem konusunda herkesin üzerine düşen sorumluğu yerine getirmesinin önemli olduğuna, 17 Ocak 2020 tarihinde vefat eden Rahşan Ecevit'e Allah'tan rahmet dilediğine ve Genel Kurul gündemine ilişkin açıklaması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.

Ben de elbette konuşmamın başında ve aslında ana hacmini oluşturan bölümünde merkez üssü Elâzığ'ın Sivrice ilçesi olan, 6,8 büyüklüğünde -son derece büyük bir deprem- fakat sadece Elâzığ'da değil; Elâzığ, Malatya, Diyarbakır, Adıyaman, Batman, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, bu illerimizde geniş bir bölgede hissedilen ve hasara sebep olan, can kaybına sebep olan bu depremden dolayı üzüntülerimi paylaşıyorum. Hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet diliyorum, ailelerine sabırlar diliyorum, yaralılara acil şifalar diliyorum.

Şu ana kadar devletimiz, bakanlarımız, Sayın Cumhurbaşkanımız, Meclis Başkanımız olaydan hemen sonra olay yerine intikal ettiler. Fakat orada çalışan kardeşlerimizde gördüğüm şey, sadece bir görev bilinci değil, onun ötesine geçerek bence insan olmanın en değerli hasletlerini ortaya koyarak canıgönülden büyük bir gayret sarf ettiler. Yaralıların bir an evvel tedavisi için, enkaz altında olanların çıkarılması için ve cenazelerin de tabii ki, elbette defin işlemleri için ki Diyanet İşleri Başkanımız da oradaydı, Millî Eğitim Bakanımız hassaten oradaydı diğer 3 Bakanımızla birlikte; hâl böyle olunca herkes elinden gelenin en iyisini yapmak için gayret sarf etti. Her birine ayrı ayrı teşekkür ediyoruz ama bunun ötesinde sanıyorum en büyük teşekkür milletimizedir. Hiçbir ayrım yapmaksızın çok büyük bir hassasiyet içerisinde dualarıyla orada oldu insanlarımız, maddi olarak orada oldu, yakınları olanlar bir an evvel koştular, gayret gösterdiler. Başta AFAD olmak üzere bütün kurumlarımıza, Kızılaya bir kez daha ben de teşekkür etmek istiyorum.

Bu konu tabii ki şöyle: 99 depreminden itibaren yaşadığımız pek çok büyük deprem var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Zengin, devam edin.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - 99'da Yalova'da, Sakarya'da, Kocaeli'de ve elbette İstanbul'da çok ağır tahribatlara sebep olan depremden sonra devamında Van depremini yaşadık. Tabii çok daha geriye götürmek mümkün ama son yirmi yıl içerisinde depremlerle alakalı yaklaşımımızda fevkalade bir değişim oldu. Bunları elbette konuşalım fakat şunu bilmemiz lazım: Dünyanın her yerinde her şeye rağmen depremlerde maalesef insanlar hayatını kaybedebiliyor ve gittiğiniz yerde hayatını kaybetmiş insanların ailelerine onları teselli edecek bir şey söylemeniz lazım; bu da çok tabii olarak inancımız gereği bunun bir "takdir" olduğunu söylemektir. Bu, bunu normalleştirmek değildir ama nihayetinde siz temas ettiğiniz insanlara, dokunduğunuz insanlara onların kalbini bir nebze olsun ferahlatacak birkaç kelam içerisinde bunları söylüyorsunuz. Bunu, bu söylenen ifadeleri tıpkı bir cenaze namazındaki dua gibi düşünmek lazım. Devamında da elbette depremle alakalı her birimize düşen sorumluluklar neyse -zaten Meclise düşen şey bunları konuşmak- gereken neyse hep beraber yapmaktır diye düşünüyorum.

Bugün ayrıca Manisa'da bir deprem var; tekrar onlara, oradaki insanlarımıza da geçmiş olsun demek istiyorum. Hamdolsun can kaybı yok, hasar yok, saat 14.26'da oldu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Zengin, devam edin.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Kusura bakmayın Sayın Başkanım, birkaç maddem daha var.

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Oradaki insanlarımıza, vatandaşlarımıza da geçmiş olsun diyorum.

Elbette bugün -biraz sonra görüşeceğiz- Sayın Rahşan Ecevit'i de rahmetle yâd etmek istiyorum, kendisine Allah'tan rahmet diliyorum, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Biraz sonra yapacağımız kanun düzenlemesinin bu manada bizi bir araya getiren bir düzenleme olduğunun da altını çizmek istiyorum.

Tabii devamında bugün yapacağımız kanunlar var. Bunlarla alakalı da konuşmalarımızı daha fazla uzatmak istemiyorum. Aslında imara dair yapacağımız bu düzenlemelerin özünde, ruhunda depremle alakalı pek çok mevzuyu akılda tutarak hazırlanmış bir kanun teklifi olduğunu da ifade etmek isterim.

Genel Kurula iyi çalışmalar diliyorum.

Teşekkür ederim.