Konu:2013 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi Ve 2011 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı
Yasama Yılı:3
Birleşim:38
Tarih:12/12/2012


2013 YILI MERKEZÎ YÖNETİM BÜTÇESİ VE 2011 YILI MERKEZÎ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

CHP GRUBU ADINA ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Ben, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı bütçesi üzerinde söz almış bulunmaktayım.

Değerli milletvekilleri, Sayın Bozdağ, Plan Bütçede yaptığı konuşmada -kitapçık elimde- yurt dışı Türkler konusunda Kerkük Türkmenlerini saymamış. Yani bu kitapçıkta Kerkük Türkmenleriyle ilgili tek bir laf yok, bir sözcük yok. Yine, biraz sonra yapacağı konuşmada da -konuşma metnini de okudum- orada da herhangi bir şey yok. Hükûmetiniz Kerkük Türklerini ya Türk saymıyor ya akraba topluluğu saymıyor ya da unutmuş. Aslında unutmamış, bilinçli olarak buraya konmamış. Çünkü niçin? Biliyorsunuz, son zamanlarda Irak'ta Barzani diyor ki: "Kerkük ve Musul, Kürt bölgesinin içindedir. Bu nedenle de Irak'ın Merkezî Hükûmetiyle sıkıntı yaşanmaktadır. Kerkük, Saddam döneminde de otonom Kürdistan bölgesi içinde değildi aslında. 2003'ten sonra, orada Merkezî Hükûmetin güvenlik güçleri olmadığı için peşmerge, denetimi ele aldı, yine Kerkük'ün demografik yapısı değiştirildi, diğer yerlerden Kürt nüfusu getirildi ve şu anda Kerkük, peşmergenin kontrolünde bir şehir konumundadır.

         Buna karşılık, Merkezî Hükûmet, Maliki, Dicle Birlikleri denilen güvenlik birimleriyle Kerkük'ü yeniden Irak'ın Merkezî Hükûmetinin kontrolüne almak isterken Hükûmetiniz ne yapıyor? Hükûmetiniz Barzani'yle birlikte yani Kerkük'ün Kürt bölgesi içinde olduğunu söyleyen Barzani'yle birlikte stratejik bir iş birliği yapıyor. Nasıl yapıyor? O bölgede Merkezî Hükûmete rağmen petrol anlaşmaları yapıyor yani siz Irak'ın özerk Kürt bölgesinin güçlenmesini, silahlanmasını, Irak Merkezî Hükûmetine karşı, Maliki'ye karşı güçlü olmasını ve galip gelmesini istiyorsunuz. Böylelikle siz aslında Kerkük'ün Kürt bölgesi içinde kalması için de çalışıyorsunuz. Bu anlamda siz bölgede Körfez, Arap ülkeleri, Sünni ülkeler, efendim, Suudi Arabistan, Katar, ABD ve İsrail'le birlikte müttefiksiniz bu anlamda, yani açıktan müttefik olsanız, değerli milletvekilleri, bir insan dese ki: "Benim dostum budur, düşmanım budur." Bu, dürüstçedir. Şimdi, görüntüde İsrail'e yalandan düşmanlık, "One minute" falan. Öbür taraftan İsrail'le ortaklık, Irak konusunda, Suriye konusunda İsrail'le müttefik gidiyorsunuz. Bu, Türkiye'nin çıkarına değil. 2003 yılı başlarında Türkmenler Türkiye'nin kırmızı çizgisiydi, anlaşılan, Hükûmetiniz bu politikasından vazgeçmiştir, Türkmenleri unutmuştur.

SIRRI SAKIK (Muş) - Türkmenler mutlu, Kürtlerle birlikte yönetiyorlar, ne var bunda?

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - Türkmenlerden bahsedilmeyen Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluğu Başkanlığı bütçesi, onay vermeye değmez bana göre. Yani Ahıska Türkleri, efendim Kırım Türkleri, Gökoğuz Türkleri güzel de, e Türkmenler? Yani bunu derken yanlış anlamayın, "Efendim, Kürtlerle düşman olun." falan demiyorum.

SIRRI SAKIK (MUŞ) - Halklar kardeştirler Allah için birlikte iyi olurlar.

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - Sayın Sakık düşman olmasınlar yani bir tarafı tutmasınlar, düşmanlığı körüklüyor Hükûmet, onu eleştiriyorum. Yani bize ne?

SIRRI SAKIK (Muş) - Keşke bizim de oradaki Türkmenler kadar hakkımız, özgürlüğümüz olsa.

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - Yani Irak'ın öyle bir sorunu yok. Değerli arkadaşlar Irak'takiler diyorlar ki: "Türkiye'ye yakışan, Türkiye gibi büyük bir ülkeye yakışan, bizim kendi içimizdeki ihtilaflarda taraf olmak değil, hakem olmaktır." Kardeşler arasında ihtilaf çıkar, sen büyüksen eğer, bölgenin büyük ülkesiysen, büyük gücüysen sana düşen görev, bu ihtilafları gidermek için ara bulucu olmaktır, bir tarafı tutmak değil, olmuyor. Ve hangi tarafı tutuyorsunuz? Ne yazık ki ülkemizin çıkarlarına uygun olmayan tarafı tutuyorsunuz değerli Hükûmet.

Dışişleri Bakanı, herhâlde Dışişleri Bakanlığını "düş işleri bakanlığı" olarak algılamış ki böyle garip hayallerle, düşlerle Türkiye'nin çıkarlarına uygun olmayan politikalar izlemektedir. Bu durum, ülkemizin çıkarlarına değil. Çıkarınaysa gelsin söylesin Sayın Bakan, desin ki: "Kerkük politikamız bu nedenle ülkemizin çıkarınadır." Biz ikna olalım destekleyelim ama değil, sayın milletvekilleri maalesef değil.

Evet, bir başka konu, Avrupa'daki Türkler. Sayın Bakan, Avrupa'da, Hollanda'da 2004 yılına kadar seçimlik olarak okullarda okutulan Türkçe dersleri, kaldırıldı. Biliyorsunuz, öğretmen ve ders kitaplarının ülkemiz tarafından temin edilerek orada bulunan Türk çocuklarının, ana dillerini öğrenmesi konusunda mutlaka bir girişimde bulunmalısınız.

Bir başka konu, Geri Kabul Anlaşması. Vize muafiyeti konusunda Avrupa Birliğiyle yapılan görüşmelerde Geri Kabul Anlaşması'nın 2'nci maddesi gündeme getiriliyor. Bu çok tehlikeli bir şey yani bizim ülkemizi kullanarak Avrupa ülkelerine gidenleri geri kabul alacağımız gibi, orada yıllardan beri yaşayan vatandaşlar da herhangi bir, idari anlamda, bürokratik  işlemde hata yapsalar onların da geri kabulü gerekiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - Hâlbuki, 1963 Ankara Anlaşması gereğince zaten vize muafiyeti vardır. Bu konunun üzerinde durmak lazım diyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.