Konu:2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin Maddeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:38
Tarih:19/12/2019


2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin Maddeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

CHP GRUBU ADINA BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - Sayın Başkan, değerli Divan, çok değerli milletvekilleri, ekranları başında bizleri izleyen vatandaşlarımız; hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.

2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin 2'nci maddesi üzerine söz almış bulunmaktayım.

Öncelikle, konuşmama başlarken Sayın Adalet Bakanımıza dönerek başlamak istiyorum. Adalet ve Kalkınma Partisinin Adalet Bakanı; bu ülkede eğer adalet yoksa, eğer insanlar korkuyorsa, insanlar rahat düşünemiyorsa, gelirde, bütçede, servette, vergide adalet yoksa bütçe üzerinde çok fazla konuşmaya da gerek yok diye düşünüyorum. (CHP sıralarından alkışlar) Bu ülkede bütçeden, ekonomiden önce adaleti, hakkı ve hukuku sağlamak zorundayız.

Şimdi bütçeden konuşacağız; biz bütçe yapıyoruz burada. Vatandaşın her biri, bir gelir uzmanı oldu; vatandaşın her biri, bir bütçe uzmanı oldu çünkü iktidara geldiğiniz günden beri, 2002 yılından beri bu vatandaş öyle çile çekiyor ki esnaf, aynı, ipte yürüyen cambaz gibi sağa düşeyim mi, sola düşeyim mi bunun derdine düştü, günü kurtarma derdinde. Çiftçi üretemiyor, işçinin hâli belli, memurun hâli belli, emeklinin hâli belli. Çocuklar üniversite okuyor; işsizlik almış başını gitmiş. Evet, iş dönüyor dolanıyor gene adalete geliyor.

Dost acı söyler. Az önce Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu Grup Başkan Vekili Cahit Bey "Her seçimde darbe vuruyoruz size." dedi, "her seçimde." Dost acı söyler Cahit Başkanım; gidiyorsunuz, gidiyorsunuz, farkındasınız değil mi? (CHP sıralarından alkışlar)

Siyasette bir söz vardı: Ankara'yı alan İstanbul'u alır, İstanbul'u alan Türkiye'yi alır.

CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Bizim sözümüz o.

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Sizin ya da bizim, siyasette bir söz. (CHP sıralarından alkışlar)

CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Mecliste biz çoğunluktayız.

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Hani diyorsunuz ya "Her seçimi alıyoruz." diye. Vatandaş, size, hani boksta böyle sağlı sollu kroşeler vuruluyor ya, İstanbul'da vurdu, Ankara'da vurdu, Adana'da vurdu, Mersin'de vurdu; Sinop'ta, Artvin'de, Türkiye'nin birçok yerinde vurdu; şimdi en son kroşeyi ilk genel seçimde vuracak ki o zaman nakavt olacaksınız, bunun farkında olun. (CHP sıralarından alkışlar)

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Ama Muhammet Ali var, boksör; Recep Tayyip Erdoğan, iyi boksör.

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Evet, şunu söyleyeyim: Bakın, giderken de bu...

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Muhammet Ali... 16 tane nakavt var, 16 tane nakavt var, 16 tane nakavt var. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Sayın Bak... Sayın Bak...

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Sayın Bak'a alışkınız.

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - 16 tane nakavtı var, kroşe direkt.

BAŞKAN - Sayın Bak...

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Bakın, Sayın Bak...

BAŞKAN - Sayın Bak... Sayın Bak, sakin olalım.

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Eskiden parlamenter sistem vardı.

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - 16 nakavt.

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Burada ne kadar çok bağırırsanız o kadar çok bakan olma şansınız vardı, onu da aldılar elinizden, fazla bağırmayın; gerek kalmadı buna da.

BAŞKAN - Sayın Bak, rica ediyorum...

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - 16 nakavt var; konuşmayalım mı!

BAŞKAN - Gerekirse cevap verirsiniz.

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Bakın "Bu ülkeyi koalisyonlardan kurtardık." dediniz; ittifaklara mecbur kıldınız.

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - 1960'tan beri bekliyorsunuz; bir altmış yıl daha beklersiniz!

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - "Bu ülkeyi milletin iradesi yönetir." dediniz; burada şimdi milletvekillerimiz var, 600 milletvekili. Bütçe için konuşuyoruz, bütçe için konuşuyoruz.

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Tamam.

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Burada iki parti bütçeye oy veriyor; vermezseniz ne olacak? Bütçe geçmeyecek mi? Eskiden bütçe geçmezdi, güvenoyu oylaması olurdu. Şimdi ne oluyor? Hiçbir şey değişmiyor, yeniden değerleme oranında ver gitsin. Belki de işine geliyor. Baypas oldunuz, baypas! Bunun farkına varın.

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Ne alakası var?

BAŞKAN - Sayın Bak, konuşma süresi isterseniz veririm ben size ama sakince dinleyelim.

Buyurun.

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Benden aldığı süreyi istiyorum Sayın Başkanım.

BAŞKAN - Siz devam edin Sayın Karadeniz.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bir yoklama isteyelim bakalım!

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Evet, Sayın Başkanım, Türkiye'de bütçe konuşuluyor AK PARTİ Grubu bütçeyi bile burada dinlemeye gelmiyor.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bir yoklama isteyelim, bir gelsinler!

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Bu kimin bütçesi merak ediyorum? Notlarımı çıkardım; sarayın bütçesinden çıkan harcamaları ben burada söylemeye utanıyorum arkadaşlar, vallahi utanıyorum. Yani burada sadece şunu söylemek isterim: 2018 yılında Cumhurbaşkanının ikamet ettiği yerin bütçesi 1 milyar 648 milyon liradır, 2019'da 2 milyar 818 milyon lira, 2020'de de 3 milyar 152 milyon lira; 2021'de 5, 8, 10 diye gidecek. Bu, kabul edilecek bir şey değil arkadaşlar. Kabul edin, siz de kabul edin. Bakın, siz de şikâyetçisiniz biliyorum. Muhalefetin söylediklerine biraz dikkat edin. Gerçekten ülkesini, vatandaşını seven burada 600 milletvekili var, hep sizin dediğiniz doğru olmaz. Giderken de insanlara saygı duyarak gidin. (CHP sıralarından alkışlar)

Bu ülkede genç işsizler var -bütçeyi konuşuyoruz- bu ülkede gençlerin yüzde 27'si işsiz. Üniversiteyi bitiriyor, öğretmen oluyor -annesi babası üç kuruş para artırarak bunlara para yolluyor- ama öğretmen olarak atanamıyor. Niye? Çünkü öyle bir şansı yok. Tekrar bir üniversite daha okuyor, tekrar bir üniversite daha. Diplomalı işsiz ordusu yarattık. Nereye gidiyoruz, bir düşünüyor musunuz? Bu ülkede 4 milyon Suriyeli var. 4 milyon Suriyelinin geçen yıl, bir yıl içinde 450 bin çocuğu doğmuş. Türkiye'de 82 milyon nüfus 1 milyon 200 bin çocuk doğururken; Suriyeli 450 bin çocuk doğurmuş. Her bir Suriyeliye, her bir aileye fert başına 126 lira para veriyoruz. Bu, 2016'dan 2019 yılına kadar 4 milyar 400 milyon gibi bir rakam olmuş. E, benim ilimdeki Çakrazlı Hüseyin'in oğlu da üniversiteyi bitirsin, iş arasın. Siz Suriyelilere 4 milyar 400 milyon yardım edin. Bakın, bizim Sinop'ta bir laf vardır: "Eve lazım olan camiye haram." diye.

CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Çakrazlı Hüseyin, bizim.

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Evet, o laf da sizin. Bu ülkede her şey sizin zaten Başkanım, sizin olmayan bir şey yok. Bütün her yeri aldınız, parsellediniz, kurumları ele geçirdiniz, sizin olmayan bir şey yok, biz de onu konuşuyoruz zaten. (CHP sıralarından alkışlar) Sizin dediğinize katılıyorum, o da sizin.

Yapmayın böyle! Bakın, bu ülke çok değerli bir ülke. Bu ülke Kurtuluş Savaşı'nda bütün vatandaşların şehit kanıyla kurulmuş bir ülke. Bu ülkedeki insanlar, bu ülkede birlik ve beraberlik, huzur istiyor, ilk başta da adalet istiyor. Adaleti kuramazsak, halkın seçtiği milletvekillerinin iradesini, halkın iradesini buraya yansıtamazsak söylediklerimizin hepsi boş oluyor Sayın Osman Aşkın Bak.

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Dinliyorum.

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Çok bağırmakla artık bakan da olunmuyor.

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Oluruz oluruz, sorun yok.

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Olunmuyor.

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Sataşma yapma.

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Bakın, siz de şikâyetçisiniz bire birde.

BAŞKAN - Karşılıklı olmasın, Genel Kurula hitap edelim.

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Bu ülkede şu anda atanmış bakanlarınıza ulaşamadığınızdan siz de şikâyetçisiniz. Böyle bir şey olur mu ya: "Nöbetçi bakanlık!" Bunun sebebi de sizsiniz. Niye? Ulaşamıyorsunuz, gidemiyorsunuz, göremiyorsunuz. Sayın Adalet Bakanımız, siyasetten geldiği için az önceki açıklamaları gayet yerinde ama siyasetten gelmeyen, atanmış insanlar ne seçim bölgesine gider ne bu halkın telefonunu açar ne de sizin telefonunuzu açar, açmaz. Bu ülkede el birliğiyle bizim yapmamız gereken güçlendirilmiş bir parlamenter sisteme geri dönmektir. Bu ülkede -o klişe lafı söylemiyorum "tek adam" falan diye- ortaklaştırılmış hafızayı yeniden canlandırmak zorundayız. MHP Grubu elini sizden çekse ne yapacaksınız, ne olacak? Ne kanun geçirebileceksiniz, ne bir şey. Nerede güçlü Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi? Yok öyle bir sistem, dünyada böyle bir sistem yok. Dünyadaki sistemler çok farklı. Bizim ülkemizin acil bir şekilde güçlendirilmiş bir Parlamentoya ihtiyacı var.

Şunu da söylemek istiyorum: Türkiye'de insanlar kan ağlıyor. Geliyorsunuz "Nükleer santral yapacağım." diyorsunuz, 36 milyar dolara. Ya, paranız yok, pulunuz yok, nereden nasıl yapıyorsunuz, neyi yapıyorsunuz? Çevreyi korumuyorsunuz, vatandaşı korumuyorsunuz. İşçi yok, köylü yok, çiftçi yok. Adamın mazot alacak parası yok, diyorsunuz ki: "Çiftçi çok iyi yerlerde." Ben göremedim, vallahi bilmiyorum, siz görebiliyor musunuz? Gittiğiniz yerlerde, bu ülkede gerçekten "İyi durumdayız." diyen var mı ya? Ben göremedim. Bu ülkenin yüzde 10'u yüzde 86'lık servete hâkim şu anda; evet, yüzde 10'luk kesim çok memnun ama yüzde 86'sına sahip. Şunu söyleyeyim: Yolcudur Abbas, bağlasan durmaz! (CHP sıralarından alkışlar) Dönüşü yok, dönüşü olmayan bir yola girdiniz. Bu yolda da bu muhalefeti dinleyin ki gene sizin de hakkınızı, sizin de hukukunuzu Cumhuriyet Halk Partisi savunacaktır. (CHP sıralarından alkışlar) Adalet, Cumhuriyet Halk Partisi varsa, herkes için var diyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Başkanım, Osman Aşkın Bak'tan aldığımız bir dakikayı da...

CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Karar aldık ya Başkanım.

BAŞKAN - Tamamlayın Sayın Karadeniz.

Buyurun.

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Teşekkür ederim.

Divanda olmamızın da ayrıca bir dakikalık bir özelliği var demek ki.

BAŞKAN - Bir dakikada toparlıyoruz.

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Evet, arkadaşlar, ben size gerçekten yıkıcı değil, yapıcı olacak bir konuşma yapmaya çalıştım.

Bu ülkede birliği ve beraberliği sadece sizle sağlayamayız. Ötekileştirmeyin insanları. Her ötekileştirdiğiniz insan size o nakavt olacağınız zamanki yumruğu bir tane daha fazla atacak, bunun farkına varın.

Sayın milletvekilleri, hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)