Konu:Manisa Milletvekili Özgür Özel'in yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ve AK PARTİ'ye hizmet eden herkesin işini karşılık beklemeden yaptığına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:36
Tarih:17/12/2019


Manisa Milletvekili Özgür Özel'in yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ve AK PARTİ'ye hizmet eden herkesin işini karşılık beklemeden yaptığına ilişkin açıklaması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Sayın Başkanım, uzun bir gün geçirdik. Bu Tank Palet meselesini bilmiyorum kaç defa konuştuk. Biraz evvel Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız ifade ettiler, şimdi bir kez daha söyleyelim: İçerisinde bir sürü yanlış var. Birincisi, ne peşkeşi, nereden çıkarıyorsunuz bunu? Yani bu kelimeyi aynen size iade ediyoruz, biz kimseye hiçbir şeyi peşkeş çekmedik ve çekmeyeceğiz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

(CHP sıralarından "Keşke öyle olsa." sesleri)

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Aynen öyle, aynen öyle.

Söylediğiniz rakamlar gerçeği...

AYHAN BARUT (Adana) - Verilmedi mi 50 milyona?

TÜRABİ KAYAN (Kırklareli) - Fabrikayı kiraladıysa, getir sözleşmesini de görelim.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri... Niye laf atıyorsunuz Sayın Milletvekili, böyle bir şey var mı ya!

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Sayın Başkanınız bir sürü konuştu, müsaade eder misiniz, rica edeceğim.

BAŞKAN - Özlem Hanım, buyurun.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Yani cevabın bir anlamı yok sizin için, biliyorum ama hiç olmazsa bizi dinleyen insanlar için...

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Öyle değil, öyle değil Özlem Hanım.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Evet, öyle.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Değil, değil canım.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Eğer anlamı varsa lütfen bir dinleyiniz, rica ediyorum.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sizden de dünya kadar... Ahmet Hamdi Çamlı'yı ne yapacağız?

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Sayın Özel, bakın, sizi ben dinledim.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ben de dinlemek için söylüyorum.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Ben sizin kelimelerinizi önemsiyorum, dinledim ve sayın arkadaşlara cevap vermek istiyorum.

Şimdi, Tank Paletle alakalı bahsettiğiniz fabrikada bizim için önemli olan şu: Türkiye şu ana kadar kendi tankını üretemiyor çünkü motorunu kendisi yapamıyor. Arzu edilen şey, bu yapılan çalışmalarla yurt dışından da -bu, Katarlı firma olmayabilirdi; başka bir firma da olabilirdi, Amerikalı olabilirdi, Kanadalı olabilirdi- yabancı sermayeyi de dâhil ederek, sermayesini dâhil ederek -hiç kimseye hiçbir şeyi peşkeş çekerek değil- ortaya çıkardığı bu mali bütçeyle tamamen yerli tank üretmek istiyor. Sadece tank da değil, bunun ötesinde, savunma sanayisinde bağımsız hâle gelmeye çalışıyor; yapmaya çalıştığı şey bu.

Dönüp dolaşıp 20 milyar dolardan bahsediyorsunuz. Daha bu fabrikayla alakalı değerlemeler bitmedi bile, bitmedi. Kaldı ki evvelinde -biraz evvel, gün içerisinde anlattım- yapılan prototipler var. Bu prototipleri de başka firmalar yaptı Türkiye'de, yapanlar da bu fabrikanın temel aksamını kullandılar çünkü özel ihtisas isteyen bir çalışma alanı, hem mekân itibarıyla hem devlet sırları olması hasebiyle. O sebeple, bu Mecliste bulunan hiç kimse, bu millete, bu topraklara, bu devlete hürmeti olan hiç kimse, hiç kimsenin malını, hele devletin malını, milletin malını hiç kimseye zerre peşkeş çekmez, çekemez. Biz bunun kefiliyiz, buradayız, olamaz böyle bir şey. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Şimdi, sorulara cevap vermekten, 5 bin küsur sorudan bahsediyorsunuz. Bu soruların cevaplarını oturup Sayın Fuat Oktay kendi eliyle yazmıyor, bunu yazan birimler var; bu sorulara, kendilerinin cevap verebileceği şekilde, hukuken, mantıklı izahıyla cevap veriyorlar ve böyle de olması gerekiyor. Aynı şekilde, CİMER için de... CİMER çok büyük bir imkândır bu manada. Önemsiyoruz, elbette soru kıymetli.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Özlem Hanım.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - İster milletvekillerimizden ister vatandaşlarımızdan gelsin, her bir soru kıymetli. Bu manada hem bakanlıklarımızın hem de Cumhurbaşkanlığında görev yapan arkadaşlarımızın büyük bir gayret içerisinde çalıştığını, oradaki ofisleri, çalışma şartlarını biliyorum. Bu manada, neden cevaptan kaçalım yani soru varsa cevap da muhakkak verilecektir. Kaldı ki bu konuda Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız daha detaylı bilgi verecektir.

Şimdi, şu maaşlar meselesi... Diyorsunuz ki: "AK PARTİ içinde onu tutun, bunu tutun..." Efendim, bir de enteresan bir cümle vardı, neymiş? "İl başkanı bulamayacağız, ilçe başkanı bulamayacağız." Yahu karıştırmayın kendi partinizle, bu parti yıkılıyor il başkanı, ilçe başkanı olmak isteyenden, yıkılıyor. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

AYHAN BARUT (Adana) - Öyle bir şey demedik.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Öyle demedim.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Öyle söylediniz.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Hayır, dediğim, Erdoğan Davutoğlu'na siyasi etik yasası çıkarsa il başkanı, ilçe başkanı bulamazsın...

YUSUF BAŞER (Yozgat) - Dinle be! Dinle be!

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Öyle söylediniz. Hiç alakası yok, hiç ilgisi yok.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - "'Siyasi etik yasası çıkarsa il, ilçe başkanı bulamazsınız.' dedi." dedim.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Yahu, kesme, kesme!

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Etik yasasına ihtiyaç yok.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Öyle dedi.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Bugüne kadar bu partide her bir arkadaşım işini mükemmel, hiçbir şeye karşılık beklemeden yapmıştır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Binlerce kadın, binlerce kadın... Bakın, ben İstanbul Kadın Kolları Başkanlığı yaptım. Bu partinin kadınları marketlerin servis arabasıyla gidip geldi teşkilatlarına, marketlerin servis arabasıyla; kendi cebinden parasını vererek, evinde yemek pişirerek, özveriyle, gayretle. Bu teşkilatlarda çalışan insanları küçümsemeye, onları değersizleştirmeye, onların bir çıkar için çalıştığını iddia etmeye hiç kimsenin hakkı olamaz. Herkes kendi ideali için, fikriyatı için çalıştı bu partide. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Gönüllüdür, tamamen gönüllüdür teşkilatlarımızda çalışmak. Bugün, bizler kongreler yapıyoruz, sizler de yapıyorsunuz; bir sürü yeni insan, genç insan ve teşkilatlarımızda görev yapmış insan... Hiçbir şeyi tutma, tutmak falan, öyle bir meselemiz yok. Biz, bize inananlarla yol yürüyoruz; burada olmak isteyen gelsin, buyursun kardeşim. Biz fikriyata inanıyoruz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Ha, artık bu noktada durmak istemeyen, gitmek isteyen mi var? E gitmek isteyenin de kendi tercihidir, özgür iradesiyle ne yapmak istediğine karar verir. Yalnız, milletimiz de şunu yapar, söyleyeyim: Bizim milletimiz inanılmaz feraset sahibi; kim dürüst, kim samimi, bu noktaya kimin gayretleriyle gelmiş, hangi emeklerle gelmiş ona bakar, ona göre karar verir. Yaptığımız her işi milletin huzurunda yapıyoruz ve kararı millet verecek.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Son bir cümle...

BAŞKAN - Buyurun Özlem Hanım.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Biz milletin verdiği her şeye saygı duyuyoruz. Şuna inanıyoruz, bakın, ben şahsen inanıyorum: İnsanların birbiriyle olan hukuku Rabb'iyle kurduğu ilişkiye benzer. Biz milletimizle kurduğumuz ilişkide ince bir çizgi içerisindeyiz. Milletimizle olan hukukumuzla, yaptığımız her işte onun beğenisini kaybetme korkusunu taşıyarak iş yapıyoruz; imtinayla, özenerek iş yapıyoruz. O yüzden bizim yaptığımız işlerle ilgili olarak böyle bahsediyorsunuz ya bazı şeylerden, sanki hiç onları kale almadan... Mümkün değil. Yaptığımız her iş milletimiz içindir, onun rızasını almak bizim için Hakk'ın rızasını almaktır.

Teşekkür ederim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)