Konu:Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, Tunceli Milletvekili Alican Önlü ve Van Milletvekili Murat Sarısaç'ın 129 sıra sayılı 2020 Yılı Bütçe Kanun Teklifi ile 130 sıra sayılı 2018 Yılı Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin sekizinci tur görüşmelerinde HDP Grubu adına yaptığı konuşmalarındaki bazı ifadelerine, "Kürt" kelimesinin AK PARTİ'yle özgürlüğüne kavuştuğuna ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:36
Tarih:17/12/2019


Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, Tunceli Milletvekili Alican Önlü ve Van Milletvekili Murat Sarısaç'ın 129 sıra sayılı 2020 Yılı Bütçe Kanun Teklifi ile 130 sıra sayılı 2018 Yılı Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin sekizinci tur görüşmelerinde HDP Grubu adına yaptığı konuşmalarındaki bazı ifadelerine, "Kürt" kelimesinin AK PARTİ'yle özgürlüğüne kavuştuğuna ilişkin açıklaması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Sayın Başkanım, teşekkür ederim.

Tabii geriye dönük olarak konuşulduğunda hiç tadı olmuyor bu işin ama yani zarurete binaen, notlarıma binaen söyleyeceğim ve doğal olarak da topluca söyleyeceğim.

Şimdi tabii HDP'deki milletvekili arkadaşlarımızın genel konuşmalarının konseptinde şu an dinlediğim kadarıyla en az 2 konuşmacıda bu vardı. Şöyle bir şey ifade ediliyor yani darbeyle alakalı olarak en büyük suçlu AK PARTİ olarak addediliyor. İfade aynen şöyleydi: "AK PARTİ darbe dinamiği için malzeme toparlıyor." Yani böyle anlatıyorsunuz. "Bunun için uğraşıyor -olsun darbe- darbeden memnun olan, darbeyi tercih eden, hatta yaptıklarıyla darbe olsun diye uğraşan bir parti." Şimdi bu akla ziyan bir teori ve bunu ısrarla söylüyorsunuz. Hakikaten akla ziyan çünkü birden fazla milletvekiliniz bunu ifade ediyor. Bunu tabii şiddetle reddediyoruz.

AK PARTİ, darbelerin mağduru bir parti. Ya bizim fikriyatımız darbelerle mücadele ederek bugünlere gelmiş bir fikriyattır. Böyle baktığımız zaman AK PARTİ ilk defa, ilk defa Sayın Cumhurbaşkanımızla beraber Türkiye'de bir darbeyi durdurmayı başardı. Türkiye demokrasi tarihinde bir ilktir bu ve bu AK PARTİ'yle beraber gelişen demokrasi algısı neticesinde olmuştur hem vatandaşımızda bir bilinçlenme ve onların çıplak elleriyle ortaya koyduğu bir direnç ve elbette ki kurumlarımızla ve o gece buradaki siyasi partilerimizle beraber. Bu nedenle, bu bütçe görüşmeleri esnasında böyle bir şeyin söylenmiş olmasını esefle kınıyorum.

Bir diğeri, tabii, devamında önemli bir bahis, Kürt düşmanlığı bahsi. Burada çok defa konuştuk, ısrarla doğrusu o kadar çok tekrar ediliyor ki bu ifadeyi kullanmaktan haz duyduğunuzu düşünüyorum. Bir çözüm olmasından ziyade, bu hâlin muhafazasının sizler için daha kârlı olacağını düşünüyorsunuz yani bunu iddia ediyorsunuz ki böyle bir şey yok Türkiye'de.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Anlatıyoruz: Sadece sizde değil, bütün siyasi partilerde Kürt milletvekilleri var, sizler sadece Kürtlerin temsilcisi değilsiniz Anayasa'ya göre. Bu manada bakıldığı zaman, Türkiye'de AK PARTİ'yle beraber "Kürt" kelimesi telaffuz edilir hâle gelmiştir, başta. İnsanlar, evlatlarıyla, gittiklerinde ana dilde konuşamazken kendi dilleriyle konuşma imkânına kavuşmuşlardır.

SERPİL KEMALBAY PEKGÖZEGÜ (İzmir) - Lütfettiniz!

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Efendim?

BAŞKAN - Devam edin, devam edin.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Sorun mu var, duyamadım? Mikrofonumla alakalı bir sorun mu var arkadaşlar?

Velhasılıkelam yani aslında "Kürt" kelimesi özgürlüğüne AK PARTİ'yle beraber kavuşmuştur. Bu sistem içerisinde Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan itibaren zulüm gören insanlar yok mudur? Vardır. Kürtler de zulüm görmüştür, dindarlar zulüm görmüştür; bunu kabul ediyoruz. Bu manada, "Kabul ediyoruz."dan kastım, AK PARTİ'yi kastetmiyorum, siyaset yapanların bunu kabul etmesi lazım. Bizlerin siyaseti zaten bu zulmü ortadan kaldırmak üzerine şekillenmiştir ve bütün varlığımızla, gücümüzle, emeğimizle bunun için gayret gösterdik ve göstermeye devam ediyoruz. Ama siz kendi içinize inşa ettiğiniz farklı bir Kürt düşmanlığı algısıyla bunun üzerinden siyaset yapıyorsunuz ve bunu yaparken de devamında hiçbir şey... Adı "bebek katili" olan birini demokrasi temsilcisi olarak burada anlatıyorsunuz bize; halkın koyduğu bir isimdir bu, halkın koyduğu bir isim. O sebeple, demokrasiyle alakalı örneklemelerinizi verirken de tüm bunları...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

NURAN İMİR (Şırnak) - İsterseniz isim listelerini belirleyin, kime nasıl hitap edeceğimize karar verin.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Sayın Başkan...

BAŞKAN - Buyurun Özlem Hanım.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Sizin hitabınızdan bahsetmiyorum ben, vatandaşın hitabından bahsediyorum. "Bebek katili" ifadesini, bu isimlendirmeyi yapan vatandaşın bizatihi kendisidir, o bölgede yaşayan insanların bizatihi kendisidir. O sebeple, AK PARTİ'yle beraber yapılan iyileşmeleri, doğru işleri en azından bir nebze olsun hatırlamakta fayda var diye düşünüyorum. Hangi birini sayalım yani? Tek tek sayıyorsunuz, bir anlamı da yok çünkü dediğim gibi, siz zaten aslında kendi inşa ettiğiniz bu terörize dilden beslenmeyi tercih ediyorsunuz. Bu manada söyleyeceklerimi böyle toparlıyorum.

Teşekkür ediyorum fakat tabii, doğal olarak CHP milletvekillerimizle alakalı söyleyeceklerim var. Nasıl bir yöntem izleyelim Sayın Başkanım? Belki cevap vermek ister arkadaşlarımız, bilemiyorum.

BAŞKAN - Prensip olarak Grup Başkan Vekillerimizin beş dakikalık bir değerlendirme yapma...

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Bu beş dakika çok az çünkü bu beş dakika HDP içindi, CHP'yle alakalı da söyleyeceklerimiz var.

SERPİL KEMALBAY PEKGÖZEGÜ (İzmir) - Her şeye cevap vermek zorunda mısın?

BAŞKAN - Sonuçta, grup...

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Şöyle olabilir: HDP söz alır, sonra...

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Özgür Bey'in önerisini doğru buluyorum, HDP'nin bir cevabı varsa bunu bitirelim, sonra CHP'yle alakalı söyleyeceklerimi ifade etmek istiyorum.