Konu:Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Mithat Sancar'ın Genel Kurulda yaşanılan gerginlik nedeniyle İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay Pekgözegü'nün 129 sıra sayılı 2020 Yılı Bütçe Kanun Teklifi ile 130 sıra sayılı 2018 Yılı Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin üçüncü tur görüşmelerinde HDP Grubu adına yaptığı konuşmasındaki ifadeleri duyamadığı için temiz bir dille konuşmaya davet edemediği kanaatini taşıdığına ve hukuken suç olan, ayrımcılık yapan bir konuşmaya tahammül etmelerinin mümkün olmadığına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:31
Tarih:12/12/2019


Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Mithat Sancar'ın Genel Kurulda yaşanılan gerginlik nedeniyle İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay Pekgözegü'nün 129 sıra sayılı 2020 Yılı Bütçe Kanun Teklifi ile 130 sıra sayılı 2018 Yılı Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin üçüncü tur görüşmelerinde HDP Grubu adına yaptığı konuşmasındaki ifadeleri duyamadığı için temiz bir dille konuşmaya davet edemediği kanaatini taşıdığına ve hukuken suç olan, ayrımcılık yapan bir konuşmaya tahammül etmelerinin mümkün olmadığına ilişkin açıklaması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Sayın Başkanım, çok değerli milletvekili arkadaşlarım; şimdi, biraz evvel burada bir gerginlik yaşandı. Ben, akış içerisinde aslında sizin ve Divandaki arkadaşlarımızın konuşmayı duyamadığınızı şahsen düşünüyorum. Çünkü eğer duymuş olsaydınız, siz de bir Başkan olarak burada İç Tüzük'ün maddelerine uygun olarak hatibi temiz bir dille konuşmaya, Genel Kurula, milletvekillerine hakaret etmemeye uyarırdınız diye düşünüyorum. Kanaatim bu yöndedir, sizin daha evvelki tecrübeleriniz bana bunu söyletiyor.

Şimdi, buradaki ifadeyi bir kez hatırlatmak istiyorum ve akabinde de söyleyeceğim gerekli olanı: "Arkadaşlar, bize sunulan bir bütçe değil, bu bir siyasal İslam soslu, türbanlı, abdestli soygundur." Bize söylenen şey bu.

Şimdi, Sayın Başkanım, elbette ki hatip hukuka uygun olarak her şeyi burada söyleyebilir, biz de sabrederiz konuşmasını sonuna kadar dinleriz ve devamında da cevabını veririz. Fakat aleni olarak bu kadar hakaret içeren, bu kadar ayrımcılık yapan, bizim en temel değerlerimizi, İslam'ı, abdesti -ki biz türban demiyoruz, başörtüsü diyoruz- başörtüsünü böylesine aşağılayan ve aslında hukuken de suç olan, ayrımcılık yapan -bu bir nefret suçudur aynı zamanda- bunu kürsüde işleyen -çünkü kürsüde bunu söylediğinizde belki şu an için hukuken yaptırımı yoktur ama milletvekilliği bittiği andan itibaren eğer bu konu yargıya taşınırsa bunların her biri birer suçtur- bu kadar suç unsuru içeren bir konuşmaya elbette bizim tahammül etmemiz mümkün olamaz Sayın Başkanım. Yoksa biz Genel Kurulu asla terörize etmeyi planlamıyoruz, asla buna niyetimiz yok fakat buraya gelen hatiplerin bizler kadar, herhâlde dinleyen insanlar kadar konuşan arkadaşlarımızın da Genel Kurula hürmet etmesi gerektiğini düşünüyorum. Eğer onlar hürmetle konuşurlarsa biz de her ne kadar ağır olursa olsun sonuna kadar bekleriz. O sebeple biz buralarda zaten bu tartışmaları hep yapıyoruz, Türkiye bu tartışmaları aslında tüketti, toplumumuz tüketti. Yani benim ricam, Genel Kurulda lütfen bu ifadeleri kullanmayalım. Bunlar birer suçtur. O sebeple aslında gerekli olan şey çok aleni bir özürdür. Bu manada ben, HDP Grubunun da Sayın Grup Başkan Vekilinin de bu konuda ayrıca özel bir hassasiyet içerisinde hem kendi milletvekillerini uyaracağına inanıyorum hem de Genel Kurulda bu konuya bir izahat getireceğine inanıyorum. Bu manada grubumuz adına çok ama çok rahatsız olduğumuzu ve bu meseleyi şiddetle kınadığımızı bir kez daha ifade etmek istiyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Teşekkür ederim.