Konu:İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:25
Tarih:03/12/2019


İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

HDP GRUBU ADINA ZÜLEYHA GÜLÜM (İstanbul) - Engelliler, eğitimden sağlığa, ulaşımdan iş hayatına, ekonomik ve sosyal mekânlara kadar her türlü alanda birçok engelle karşılaşmalarının yanı sıra, toplum ve iktidar tarafından acıma ve merhamet duygularıyla yaklaşılan "yardıma muhtaç bireyler" olarak görülmektedir. Bu yüzden engelli bireyler, toplumsal yaşamdan soyutlanıp kapalı mekânlara hapsolmaktadır.

Engelli bireye bakış, vicdan meselesi, acıma meselesi değildir, hak meselesidir. Hangi kimliğe sahip olursa olsun, birey, her kim olursa olsun eğitim, sağlık, ulaşım, bağımsız yaşam ve benzeri alanlara herkesle eşit bir biçimde ulaşma hakkıyla varolur. Farklılık, ne gibi farklı ihtiyaç ve beklentilere sahip olacakları üzerinden çalışmayı getirir.

Bu bağlamda, tüm engelliler için bedensel, zihinsel, görme ve işitme engellilerin kamusal mekânlara ve hizmetlere erişimini zorlaştıran altyapı ve üstyapı sorunlarının acilen çözülmesi gerekmektedir. Engelli bireyin başka birinin yardımına gerek duymaksızın bir noktadan bir noktaya erişebildiği, güvenli ve rahat hareket edebildiği alanlar yaratılmalıdır. Engelli yurttaşlar için nitelikli, ulaşılabilir, ücretsiz, eşit ve ana dilde, engelsiz eğitim hakkı sağlanmalıdır. Engelli öğrencilerin engelsiz akranlarıyla birlikte eğitim alabilmesine imkân sağlayan kaynaştırma sınıflarında şiddete, ayrımcılığa uğramasının önüne geçilmelidir. Geçtiğimiz günlerde Aksaray'da bulunan merkez Mehmetçik İlkokulunda eğitim gören otizmli öğrencilerin sınıflarının kapatılmasıyla ilgili basına yansıyan haberler engelli öğrencilerin yaşadıkları ayrımcılığı açıkça ortaya koymaktadır.

Engelliler, iş yerinde bir sorun olarak görülmekte, istihdam edilmemektedir. Engelli yurttaşların kamuda memur olarak yüzde 3, işçi olarak yüzde 4, özel sektörde yüzde 3 oranında çalıştırılma zorunluluğu bulunmasına rağmen, kamu kuruluşları dâhil, bu yükümlülüklere uyulmamaktadır. Engelli yurttaşların tedavi, bakım, iyileştirme ihtiyaçları için yardımcı cihaz, tıbbi sarf malzemesi gibi hayati öneme sahip ihtiyaçlarının büyük bölümü ya yetersizdir ya da hiç karşılanmamaktadır. Engelli bireylerin sağlık kurulu raporları, sorunlu bir alan olarak uygulamada devam etmektedir. "Evde bakım parası" adı altında yapılan uygulamalar da engellileri toplumdan ve sosyal yaşamdan tecrit etme sonucunu üretmiştir. Bu anlayış, engellileri yardımlarla yaşamaya mecbur bırakmıştır. Yine engellilerin bakımının devlet tarafından uygun ortamlarda üstlenilmesi yerine kadını aileye mahkûm eden yaklaşımlarla, engelli bireylerin bakımı, kadının sırtına yüklenmiştir. Engelli olmak yeterince zor iken engelli kadın olmak çok daha zor koşullarda yaşamak zorunda kalmak demektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Başkan - Devam edin.

ZÜLEYHA GÜLÜM (Devamla) - Engelli kadına yönelik erkek şiddeti çok daha fazla yoğunlaşmakta, erkek yargı, engelli kadını değil, sanıkları koruyan kararlar vermektedir. Var olan yasalar yetersiz iken bu yasalar dahi uygulanmamakta, engellilerin uzun yıllar boyu sürdürdüğü mücadeleleri sonucunda kazanmış olduğu haklar da ellerinden alınmaya çalışılmaktadır. Ulusal ve uluslararası metinlerde belirtilmiş olan haklar, herkes için işlemek zorundadır. Sahte gözyaşı, sahte sevgi gösterisi, sahte merhamet duyguları ya da sahte vitrin vicdanlılığı sorunu çözmüyor. Haklarını tanımak ve tanımak da yetmiyor, uygulanmasını, pratikte bunların gerçekleşmesini sağlamak gerekiyor. Tüm bu örneklerden de önce belki de şunu düşünmek gerekiyor: Engellilerin yerine birilerinin karar vermesi değil, engellilerin kendi yaşamları ve kendi hakları için kendilerinin karar vereceği mekanizmaları bir an önce üretmek gerekiyor. (HDP sıralarından alkışlar)