Konu:Dijital Hizmet Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:19
Tarih:19/11/2019


Dijital Hizmet Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir vergi kanununu görüşüyoruz. 54 maddelik bir torba kanun geldi ama çoğunluğu vergi maddelerinden oluşan, yeni vergiler, ek vergiler getiren maddelerden oluşan bir kanun teklifini konuşuyoruz. Gruplar adına konuşmalar yapılırken Komisyon adına Sayın Vedat Demiröz, burada bir vergi reformu olmadığını söyledi ama bir vergi düzenlemesine ihtiyaç olduğunu gerekçe göstererek bunu getirdiler. Niye gerekçe gösterdiler, niye getirdiler? Türkiye'nin yaşadığı ekonomik sıkıntıları göz önünde bulundurdular ve bunun da çok büyük yük getirmeyeceğini, 6 milyarlık bir yük getireceğini bu kürsüden ifade ettiler. Demek ki Türkiye büyük bir ekonomik sıkıntıyla boğuşuyor. Rakam çok büyük olmasa da, yeni vergi yüklerinin getirilmesi gerektiğini düşünüyorlar. Zaten AKP iktidarlarının on yedi senedir yaptığı tek iş bu. Yeni vergi düzenlemeleriyle her seçim döneminde, her dönemde, daha doğrusu her Meclis yasama yılında yeni vergi yükleri getirirler ama bunları getirirken de vatandaşın refahını artıracak, üzerindeki vergi yüklerini azaltacak kanun teklifleriyle değil, vatandaşa yeni vergileri yükleyecek kanun teklifleriyle gelirler. Ama vatandaşla da konuşurken Türkiye'nin ekonomik olarak uçtuğunu, insanların rahatladığını, refah içinde yüzdüğünü anlatıyorlar.

Ben çok merak ediyorum, buradan AKP milletvekillerine sormak istiyorum, mesela eski bakana sormak istiyorum, Mustafa Elitaş burada, Naci Bostancı burada, onlara sormak istiyorum. Bunların hiç emekli arkadaşı var mı? Milletvekili emeklileri dışında bir emekli arkadaşı var mı acaba, çok merak ediyorum. Ya da asgari ücretle çalışan bir yakınınız, apartmanınızda oturan bir komşunuz var mı? Ya da kendini EYT'li addeden bir vatandaşla görüşüyor musunuz? Bu tür ilişkileriniz var mı, çok merak ediyorum gerçekten. Türkiye'nin gerçekten gündeminden uzak ama anlamayan bir dille, bir yolla yürüyorsunuz, yeni yeni vergi yükleri getiriyorsunuz.

Biraz evvel Mahmut Tanal burada "AKP deyince, işsizlik akla gelir; AKP deyince, yolsuzluk akla gelir; AKP deyince, yoksulluk aklar gelir." dedi, kıyamet koptu. Ben rakamlarla bunu biraz açayım. Mesela "AKP" deyince, borçlar akla gelir. Ne borçları akla gelir? Türkiye Cumhuriyeti devletinin kendi borcu akla gelir; bir de, vatandaşın borcu akla gelir. Bugün vatandaşın borcu 570 milyar lira, 570 milyar lira vatandaşın borcu. 420 milyar lirası tüketici, 150 milyar lirası da kredi kartı borcu. Tüketici borcunu açmak istiyorum. "180 milyar lirası konut, 5 milyar lirası araç, 235 milyar lirası da diğer borç." diyor. "Diğer" ne demek? Vatandaş geçinemiyor, yaşamını idame ettiremiyor, gidiyor faizle bankadan kredi almak zorunda kalıyor. Kim alıyor, biliyor musunuz? İşte, komşunuz olan emekli alıyor; işte, komşunuz olan asgari ücretli alıyor; işte, komşunuz olan EYT'li alıyor. Bunlardan hiç haberdar değil misiniz? Allah aşkına, sizlerin nerede yaşadığınızı çok merak ediyorum.

Yine, devam edeyim, Türkiye ekonomisini uçurdunuz ya, işsizlik rakamlarını verelim: 2003'te Türkiye'de 587 bin kayıtlı işsiz var. 2019'da, TÜİK rakamlarına göre, manipüle edilmiş rakamlara göre -bir akşamda Başkan Yardımcısını değiştirip yeni rakamlarla Türkiye'yi manipüle ettiğiniz TÜİK rakamlarına göre- 4 milyon 650 bin; yüzde 497 artmış. İşte, uçurmuşsunuz, işsizliği uçurmuşsunuz, borcu uçurmuşsunuz, Türkiye'yi uçuruyorsunuz. Öyle ki üniversite mezunlarındaki işsizliği de dünyada rekor kıracak şekilde uçurmuşsunuz, sayısına gelince, siz benden daha iyi biliyorsunuz bunu.

Peki, bu işsizliğin doğurduğu sonuçlar ne oldu? Antalya'da bir vaka yaşadık, siyanür vakası, İstanbul'da bir vaka yaşadık, siyanür vakası, insanlar intihar ediyor. Kasım ayı içerisinde Kocaeli ilinde 9 kişi intihar etti, 9 kişi, kasım ayı içerisinde, bir ay içerisinde. Bakarsanız intihar nedenlerine, daha çok ekonomik nedenlerden olduğunu çok rahatlıkla görüyorsunuz.

Uçurduğunuz bir başka konuyu söyleyeyim size: Türkiye'de 20 milyon hane var, 21 milyon icra dosyası var; 20 milyon hane var Türkiye'de, 21 milyon icra dosyası var.

Uçurmaya devam edelim, mesela, tarımda da uçurmuşsunuz, 2002'de nüfusumuz 65 milyon, şimdi nüfusumuz 82 milyon, nüfus yüzde 26 artmış; buğday üretimi yüzde 20 azalmış. Çiftçinin borcu 2002'de 4,5 milyarken 2019'da 110 milyara çıkmış, yine de uçurmuşsunuz.

Evet, Türk ekonomisi uçuyor! Bence, Türk ekonomisi değil, sizin aklınız başınızdan uçmuş arkadaşlar. Gelin, her zaman söylediğim gibi, şuraya, o komşunuzun derdini getirin, o kanun tekliflerini getirin, hep birlikte çözelim diyorum.

Sevgiler, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)