Konu:Barış Pınarı Harekâtı'nda yaralanarak şehit düşen Piyade Sözleşmeli Er Bekir Can Hereklioğlu'na, devlet sanatçısı Yıldız Kenter'e ve 18 Kasım ölümünün 2'nci yıl dönümünde Naim Süleymanoğlu'na Allah'tan rahmet dilediğine, 15 Kasım Cuma günü Karaköy'de 2 başörtülü kadına yönelik saldırıya, bir olayın doğru argümanlarla anlatılmasının herkesin sorumluluğu olduğuna, Rum kesiminde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Bayrağı'nın yakılması olayına karşı Meclis olarak birlikte adım atılması gerektiğine, başkanlık sisteminin en önemli özelliğinin parlamenterlerin gücünün artması olduğuna, her kuruşu şehit ve gaziler için harcanacak olan 309 milyon liranın Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı uhdesinde olduğuna ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:19
Tarih:19/11/2019


Barış Pınarı Harekâtı'nda yaralanarak şehit düşen Piyade Sözleşmeli Er Bekir Can Hereklioğlu'na, devlet sanatçısı Yıldız Kenter'e ve 18 Kasım ölümünün 2'nci yıl dönümünde Naim Süleymanoğlu'na Allah'tan rahmet dilediğine, 15 Kasım Cuma günü Karaköy'de 2 başörtülü kadına yönelik saldırıya, bir olayın doğru argümanlarla anlatılmasının herkesin sorumluluğu olduğuna, Rum kesiminde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Bayrağı'nın yakılması olayına karşı Meclis olarak birlikte adım atılması gerektiğine, başkanlık sisteminin en önemli özelliğinin parlamenterlerin gücünün artması olduğuna, her kuruşu şehit ve gaziler için harcanacak olan 309 milyon liranın Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı uhdesinde olduğuna ilişkin açıklaması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Sayın Başkanım, çok değerli milletvekilleri; hayırlı haftalar diliyorum her bir arkadaşıma.

Ben de konuşmamın hemen başında Hakk'ın rahmetine kavuşan, şehit olan Bekir Can Hereklioğlu'na Allah'tan rahmet, yaralı kardeşimiz Salim Kayın'a da acil şifalar diliyorum. Elbette, devamında, ölüm yıl dönümü olan Sayın Naim Süleymanoğlu'nu ve hayatını kaybeden Türk tiyatrosunun çok önemli, fevkalade değerli ismi Yıldız Kenter'i rahmetle anıyorum ve Türk tiyatrosunun başı sağ olsun diyorum.

Tabii, pek çok mevzu var. İzninizle çünkü arkadaşlarımızın bana gelene kadar açtığı konular var, onlara hızlıca bir cevap vermem lazım. Kendimin bahsetmek istediğim konulardan bir tanesi 15 Kasım Cuma günü Karaköy'de 2 başörtülü kadına bir saldırı gerçekleşti ve akabinde gözaltına alındı bu saldırıyı yapan kadın. Türkiye'de bu saldırılar maalesef hâlâ devam ediyor. Bu saldırıların küçümsenmesini çok abes görüyorum, açıkçası önemsiyorum ve ne zaman böyle bir saldırı olsa bunu yapanların meczup olduğu, şizofren olduğu söyleniyor. Bakanlıktan aldığım, teyit ettiğim bilgiye göre böyle bir durum yok, gayet bilinçli olarak yapılmış bir vaka. Bu tarz olayların küçültülmesini son derece sıkıntılı görüyorum ve her birimiz için başını örten, başını örtmeyen bütün kadınların haklarının birlikte ortak savunacağımız değerler olduğunun altını çizmek istiyorum.

Bir konu haber yapılırken nasıl yapıldığı çok önemli. Aynen bu başörtüsü meselesinde olduğu gibi Dipsiz Göl konusunda da ortaya çıkan olayın, vakanın varlığı, kötülüğü bir tarafa -hepimiz bunu kabul ediyoruz- ama diğer taraftan haber yapılırken farklı fotoğrafların kullanılması, 80 kilometre uzaklıktaki bir fotoğrafın kullanılması ayrı bir mesele. Bir şeyi haber yaparken, anlatırken doğru argümanlarla anlatmanın da ayrıca hepimiz için bir sorumluluk olduğunu düşünüyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Müsaadenizi isteyeceğim.

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Bayrak mevzusu hepimizin çok önemsediği bir mesele, Meclisimizin ortak bir değeridir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin bayrağının yakılması bizim bayrağımızın yakılmasıyla eş değer bir anlam taşımaktadır. O sebeple biz de hep beraber, birlikte ne yapacaksak konuşalım Meclis olarak, size katılıyorum Sayın Başkan. Hep beraber ortak bir deklarasyon olabilir, yapmamız gereken neyse birlikte bu adımı atmaktan yanayız biz de.

Devamında, biraz evvel siz Sayın Meclis Başkanımızın İstanbul Üniversitesinde yaptığı konuşmadan bahsettiniz. Şimdi şöyle bir tablo ortaya çıkıyor: Parlamenter sistemi savunmak daha değerli, başkanlık sistemini savunmak daha az değerli olamaz. Bir grup milletvekili -sizin partinizde olduğu gibi- parlamenter sistemi savunur, bir grup milletvekili de bizler de arkadaşlarımız da başkanlık sisteminden yana olabiliriz ve bunu anlatırken de -ben kendim de bu sürecinde içinde aktif çalışan birisi olarak- biz defaatle, parlamenter sisteme nazaran başkanlık sisteminde parlamentonun, keşke biz kendi içimizde bir ortak akıl üretebilsek...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Başkanlık sisteminin en önemli özelliği aslında, buradan baktığımızda, parlamenterlerin gücünün artması, eğer biz bunu hayata geçirebilirsek. Biz buna inanıyoruz, Meclisin değerinin arttığına, parlamenterlerin daha güçlendiğine inanıyoruz. Bunları tartışabiliriz. Bunu tartışmak başka bir şey ama bunu yaparken Meclis Başkanının Parlamentoya sahip çıkmadığını iddia etmek fevkalade büyük bir haksızlık. Bir hukuk profesörüdür, üniversite yıllarından itibaren tanıdığım çok değerli bir akademisyendir. Böyle baktığımız zaman, Meclis Başkanımız burada da yokken bunu söylemenizi biraz abes görüyorum ve Sayın Başkanımızın da bu konuya hak ettiği oranda bizzat cevap vereceğine inanıyorum. Detaylarını da konuşuruz, neden parlamenter sistem geçmişte bunlara sebep oldu, daha evvel yaşanan darbelere sebep oldu, bunun detaylarını daha uzunca konuşabiliriz.

Devamında bir diğer mesele de şehitlerimiz için, 15 Temmuzdaki şehitlerimiz ve gazilerimiz için toplanan yardımlarla alakalı. Aslında geçen haftalarda da bu konu gündem olmuştu hatta arkadaşlarım "Geçen hafta oldu bu tartışma." diye uyarıyorlar. Bakanlığımıza sorduğumuzda, bu konuyla alakalı bilgi, 309 trilyon bakanlığımızın uhdesindedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Son cümlemdir Sayın Başkan.

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Burada, başka yere en ufak bir harcama, başka bir şey asla söz konusu değildir. Bu paranın her bir kuruşu şehitlerimiz ve gazilerimiz için harcanacaktır. Bu, bize bir vebaldir, hepimize, Meclisimize emanettir, bakanlığımıza emanettir. Bunun kurumsal altyapısının oluşturulmasıyla alakalı devam eden bir süreç vardır, sizler gibi, bizler de bunun takipçisiyiz.

Teşekkür ederim.