Konu:Dijital Hizmet Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:18
Tarih:14/11/2019


Dijital Hizmet Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 128 sıra sayılı Dijital Hizmet Vergisi Kanunu Teklifi üzerine söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Konuşmamın başında hemen şunu söylemek isterim ki yeni vergiler getiriyoruz, vatandaşın üzerine yeni vergi yükleri yüklüyoruz. AKP iktidara geldiği gün vatandaşın ödediği kişi başına vergi yükü ile 2018 yılı sonu itibarıyla vatandaşın ödediği kişi başına vergi yükü arasında çok ciddi farklar var. 2002 yılında AKP iktidara geldiğinde kişi başına vergi yükü 910 TL, bugün ise bu rakam ortalama 7.235 TL. Dolar cinsinden eğer konuşursak 602 dolar olan vergi yükü, bugün 1.945 dolara yükselmiş durumda.

Değerli arkadaşlar, meşhur bir halk deyimi vardır: "Ekende yok, biçende yok, yiyende çok Osmanlı." diye. Şimdi, değerli arkadaşlar, bunu özellikle söylüyorum: Bu gidişle vergi sistemini tımar sisteminden daha kötü bir duruma getireceksiniz. Çok vergi tahakkuk ettirmek demek adaletli vergi almak demek değildir. Bunun farkına varmak gerekir.

Size bir örnekten daha bahsetmek isterim. Cumhuriyetin ilk kurulduğu yılları hatırlayın. Mustafa Kemal Atatürk o gün ülke bütçesi içerisinde çok önemli bir orana sahip olan aşar vergisini kaldırmıştır. Bunu niye söylüyorum? Vergiyi yükselterek kalkınacağınızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz değerli arkadaşlar. Vatandaşın sofrasına ortak olarak büyüyemeyiz, onun yerine başka politikaları izlememiz gerektiğini sizlerle paylaşmak istiyorum değerli arkadaşlar.

Bu vergiyle ilgili, elbette dijital vergi sistemi Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde uygulanıyor. Eğer biz çağdaşlık adına bu vergiyi uyguluyorsak o zaman o vergiyi uygulayan örnekleri de dikkatli bir şekilde incelememiz gerekir. Dolayısıyla, en çok bu, Avrupa ülkelerinde uygulanıyorsa Avrupa Birliğinin önerdiği vergi oranı yüzde 3'tür, bizde ise yüzde 7,5'tur. Şunu söylemek isterim ki bu rakam Macaristan'la denktir ama İngiltere'de yüzde 2'dir, İspanya'da yüzde 3'tür; üstelik orada Cumhurbaşkanına vergi oranını 2 kat artırma hakkı verilmemiştir.

Bu vergi de ülkemizde sanki yeni bir vergi gibi anlatılmamalıdır çünkü bu vergiye benzer bir vergiyi de, internet reklamı üzerinden alınan vergiyi de daha önce bu Mecliste geçirdik değerli arkadaşlar. Dolayısıyla, o Vergi Kanunu orada dururken bunun bu şekilde gelmesi bir çelişkidir; bunu sizlerle paylaşmak isterim değerli arkadaşlar.

Verginin başka noktası şu ki ben hemen sizlere bahsetmek isterim çokça konuşulmadığı için bu konu. Bakın, bu Vergi Kanunu'yla aynı zamanda neden vergi alacağız biliyor musunuz? Eğer bir iş yeri sahibi, bir şirket sahibi araç kiralamışsa ve belli bir noktayı geçiyorsa 5 bin, 5 binin üzerini geçiyorsa diyeceksiniz ki "Daha fazlasını vergiden düşemezsiniz." Bir araç almışsa, 250 bin rakamını geçiyorsa bunun üzerini gider gösteremezsiniz. Eğer bu aracı alırken ÖTV ödemişse, KDV ödemişse "135 bini geçen kısmını siz giderden düşemezsiniz." diyeceksiniz.

Şimdi, değerli arkadaşlar, hem vatandaştan vergiyi alacaksın hem de diyeceksin ki "Sen bunu indirim konusu yapmayacaksın." Bizim Vergi Kanunu'muzun en temel esaslarından biri gerçek gider esası. Burada da bir çelişki olduğunu sizlerle paylaşmak isterim.

Bir iş yeri sahibi otomobil alınca gider gösteremiyor ama siz kendinize lüks araç almaktan hiç imtina etmiyorsunuz. 80 milyonu geçen araçlar alıyorsunuz, lüks araçları makam araçları yapıyorsunuz ama bir şirket sahibi altına bir makam aracı alıyorsa "Onun yakıtının belli bir kısmını gider gösteremezsiniz." diyorsunuz.

Değerli arkadaşlar, bu, doğru bir iş değildir, üstelik can çekişen otomotiv sektörüne de ciddi darbeler vuracaktır; bunu dikkatinize sunmak isterim değerli arkadaşlar. Kendinize gelince han hamam, arazi, saray; vatandaşa gelince yüksek maliyetli vergileri reva görmekten vazgeçmenizi buradan söylüyorum değerli arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar)

Bu vergi kanunuyla ilgili bir şeyi daha hatırlatmak isterim. Her defasında söylüyoruz, kime sorduk? Bu dijital hizmet vergisi kanununu en tabii Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına sormanız gerekmez mi? Onun tali komisyonunda görüşmek gerekmez mi? Biz hep buradan "Artık yürütme egemen oldu." diyoruz ya, vallahi de billahi de milletvekillerini geçtik, bakanlar da artık etkili değil. Cumhurbaşkanlığında, Külliye'de kurulmuş bir paralel yapı bizlere buradan her şeyi getiriyor, dayatıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın Sayın Karabat.

ÖZGÜR KARABAT (Devamla) - Değerli arkadaşlar, Bakan çağrılmamış, meslek örgütleri çağrılmamış, konuyla ilgili bu verginin neyi götürüp neyi getireceği analiz edilmemiş... Vergi işi bir devletin en ciddi işidir. Eğer vergi işi zedelenirse, vergi sistemi bozulursa biliniz ki adalet sistemi bozulur, biliniz ki devletin yapısı bozulur ve biliniz ki o zaman idare edemeyeceğimiz bir kaosla karşı karşıya kalırız. Türkiye'yi getirdiğiniz nokta tımarlı sipahilerin vergi sistemine denk düşer ve ondan sonra çıkan isyanları da artık bu noktadan sonra karşılamayı da biz istemiyoruz. Adaletli bir vergi sistemi için konunun bütün muhataplarıyla yeniden görüşülerek değerlendirilmesini istiyoruz.

Çok teşekkür ediyoruz, sağ olun.