Konu:Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan'ın 105 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 18'inci maddesiyle ilgili önerge üzerinde yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:7
Tarih:16/10/2019


Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan'ın 105 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 18'inci maddesiyle ilgili önerge üzerinde yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; biraz evvel çok kısa nezaketen bir girizgâh yapmıştım fakat herhâlde havaya konuştuğumuzu görüyorum.

Şimdi, adli yargı paketimiz var, bunu görüşüyoruz; çıkan hatibin hiç olmazsa adli yargıya dair iki cümle bir kelam etmesini bekliyorsunuz. Peki, ne işitiyorsunuz, ne işitiyorsunuz? Her biri ayrı bir şey; düzeltilmesi gereken, itiraz edilmesi gereken cümleler. Bir defa, Türkiye Cumhuriyeti askerinin yapmış olduğu bu çok önemli harekâtı İsrail'in Filistin'i işgaline benzetiyor, benzer argümanlar kullandığını söylüyor.

BÜLENT TURAN (İstanbul) - Yazıklar olsun!

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Bunu akıl mantık alır mı? Yazıklar olsun hakikaten! El insaf! El vicdan! El akıl! Hepsini arka arkaya sıralamak lazım.

Devamına gelelim, diyor ki: "Batı'ya Hristiyan diye itiraz edersiniz." Bunun altındaki gizli mesajı telaffuz etmeyeceğim, kendisi anlamıştır. Ne demek "Hristiyan diye itiraz edersiniz." nereden çıkıyor bu?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Daha beterini söylüyor, diyor ki: "Bölgede bir tane başı açık kadın yok." Hakikaten vicdansızlık bu. Niye? Bölmek lazım tabii; Hristiyan, Müslüman; başı açık, örtülü; böl! Daha dün söyledim: Selefi ya, ne demek Selefilik? Selefiliğin ne olduğunu izah etsin, ne anlama geldiğini bilsin asacağım kendimi burada ya; mümkün değil yani böyle bir şey.

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ) - Garo ne anlar Selefilikten, "selfie" çekmekten anlar.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Devamına geleceğim. Tehcir olduğunu söylüyor, bakın "tehcir," bu ülkenin en en en önemli yaralarından bir tanesini burada alet ediyor. Ne alakası var tehcirle? O toprakları o hâle getiren Suriye'nin o bölgesini böylesine terörize eden biz miyiz arkadaşlar daha bugün konuştuk?

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ) - PKK/YPG.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Aynen, PKK/YPG, emperyalist güçler, orayı tamamen kontrolsüz bir hâle getirdiler yani Türkiye başına gelen bu felaketle nasıl mücadele edecek? Daha fenasını söylüyorsunuz: "Soykırım."

BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Yazıklar olsun!

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Ya, bu ülke insanına söylenebilecek en ağır laflardır. İsrail'e benzet, Hristiyanlık aleyhine çalıştığımızı söyle, başı açık kadınlara saldırdığımızı söyle, "soykırım" "tehcir" de; bunun adı tam bir "bölücülük"tür.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Tam bölücülük Sayın Başkan, ceza gerekir buna.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım Sayın Zengin.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Bu akşam hep beraber arkada grup başkan vekili arkadaşlarımız dedi ki: "Arkadaşlar, konuşmacılarımızı azaltalım, sakin olalım, birbirimizi en azından üzmeden incitmeden..." Fikirlerimizi biliyoruz yani aynı konuya dair günlerdir tartışıyoruz. Benim ricam, Allah rızası için, ya, insanı alnının ortasından vuran şu konuşmaları yapmayın, insan çok acayip yaralanıyor gerçekten.

AYTUN ÇIRAY (İzmir) - Hanımefendi "asılmak" "vurmak" bunlar ne ya?

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Bu millete haksızlık etmeyiniz, söyleyeceğim son şey budur.

Teşekkür ederim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)