Konu:On Birinci Kalkınma Planı'nın (2019-2023) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Sunulduğuna Dair Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:105
Tarih:18/07/2019


On Birinci Kalkınma Planı'nın (2019-2023) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Sunulduğuna Dair Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AK PARTİ GRUBU ADINA SALİH CORA (Trabzon) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminin 1'inci kalkınma planı olan On Birinci Kalkınma Planı üzerine grubumuz adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle belirtmek isterim ki kalkınma planlarına iktidarda bulunduğumuz dönem içerisinde daha fazla ehemmiyet gösterdik. Değerler ölçülerinde bu planlar zamanla rasyonalize edilmiş ve vatandaşımız tarafından da bu nedenledir ki yakın takibe alınmıştır. Konjonktürel koşullara göre revize edilen kalkınma planlarımız, dönemsel olarak bakıldığında esasında bütünlük arz etmektedir. Ulaşılabilirlik noktasında optimize edilen hedefleriyle hazırlanan kalkınma planları, inandırıcılık noktasında da güven vermiştir. Milletimiz biliyor ki AK PARTİ verdiği sözü tutar, hazırladığı kalkınma planlarını uygular ve ortaya koyduğu hedeflere ulaşır, tutamayacağı sözü asla vermez.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu planın taşıyıcı sütunları hiç şüphesizdir ki hukuk devleti, demokratikleşme ve iyi yönetişimden oluşmaktadır. Bilindiği üzere, Türkiye, uzun süredir parlamenter sistemle yönetilmiştir. Bu sistem, kendi içerisinde düştüğü çelişkilerle vesayet güçlerinin oyuncağı hâline gelmiş, her çeşit darbeyi üreten bir sisteme dönüşmüş ve nihayetinde kendi kendini tasfiye etmiştir. 16 Nisan 2017 tarihinde milletimizin onayıyla gerçekleşen Anayasa değişikliğiyle Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi kabul edilmiş ve son yapılan genel seçimlerle yeni hükûmet sistemine geçilmiştir. Ülkemiz için bu karar, demokratik işleyiş açısından çok önemli bir reform olarak değerlendirilmelidir.

Yeni sistemin en belirgin özelliği, yasamanın ve yürütmenin doğrudan halk tarafından seçilmesi ve yönetim karmaşasının tamamen ortadan kalkmasıdır, etkin ve hızlı karar alma mekanizmalarının hayata geçirilmesidir. Her yeni sistem gibi bu sistemde de uygulama safahatında bazı eksiklikler tespit edilmiş olabilir ancak bu, sistemin kötü olduğu anlamına gelmez. Yenilemeye açık özelliğiyle sistemin bu eksikliklerinin her zaman giderilebilir ve geliştirilebilir olduğunu belirtmek isterim.

Geçmişte her gün ismini duyduğumuz ve herkesçe ismi ezbere bilinen askerî ve yargı erklerinin zirvedeki isimleri şu an ancak ilgilileri tarafından bilinmektedir. Bu bile AK PARTİ iktidarı döneminde demokratikleşme anlamında ne denli adımlar atıldığının önemli bir delilidir. Ülkemizde esasında vesayet sisteminin sona erdiğinin, sivilleşme ve demokratik ortamın daha da geliştiğinin açık bir göstergesidir.

Ülkemizin en önemli kronik sorunları süreç içerisinde cesaretle ele alınmıştır. Toplumsal ve siyasi hayatı normalleştirme noktasında önemli adımları gerçekleştirdik. Başörtüsü gibi antidemokratik pek çok yasaklayıcı düzenlemeyi kaldırdık. İnsan hakları alanında önemli reformlar yaptık. İşkenceyi Türkiye'nin gündeminden çıkardık, işkence suçlarında zaman aşımını kaldırdık. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı getirdik. Çocuk ve kadın hakları konusunda mevzuatlarımızda esaslı değişiklikler yaptık. Bilgi edinme hakkını kabul ettik. Kişisel verilerin korunmasını anayasal bir hak olarak düzenledik. Örgütlü bir toplumun gereği olarak sivil toplum alanını genişlettik. Sendika ve toplu iş sözleşmesine ilişkin kanun bizim dönemimizde çıkarıldı.

Sayın Başkan, değerli milletvekillerim; ülkemizde hukukun üstünlüğüne dayalı, herkesin güven duyduğu, her türlü güç odağından bağımsız, tarafsız, vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına cevap verebilen bir adalet sisteminin hayata geçirilmesi temel vazifemizdir. AK PARTİ iktidarları döneminde yargı alanında yapılan reformlar meyvesini vermiş ve Türk yargısı ilk defa darbecilere boyun eğmemiş, yargı bağımsızlığı adına büyük bir zafere imza atılmıştır.

Anayasa değişikliğiyle Türkiye Büyük Millet Meclisinin HSK'ye üye seçmesi sağlanarak millî iradenin yargı yönetimine yansımasının yolu açıldı. Disiplin mahkemeleri dışında askerî mahkemelerin tamamını kapattık, devlet güvenlik mahkemeleri ve özel yetkili mahkemeleri de kaldırdık. Başta Ceza Kanunu olmak üzere temel kanunların tamamını yeniledik. Yaptığımız yasal düzenlemelerle her türlü ayrımcılığı reddettik. Ayrımcılık ve nefret suçlarına Ceza Kanunu'nda yer verdik. 12 Eylül, 28 Şubat ve 15 Temmuz darbecilerinin failleri adalet önünde bizim dönemimizde hesap vermiştir. Hukukta ara buluculukla, ceza hukukunda da uzlaşmayla uyuşmazlıkların mahkemeye taşınmadan dostane çözümünü sağladık. Bilirkişi reformunu gerçekleştirdik. Dayanaksız şikâyetlerin önüne geçmek için lekelenmeme hakkına ilişkin düzenlemeler yaptık. Adliyelerde sabıka kayıtları alınırken genelde ücret alınıyordu, bizim dönemimizde sabıka kaydı kuyruklarını ortadan kaldırdık. İstinaf mahkemelerini kurduk. Bunların hepsini bir plan dâhilinde, dönemsel planlar içerisinde adım adım gerçekleştirdik. Mahkeme sayılarını artırdık. 241 adalet hizmet binasının inşasını tamamladık. UYAP sayesinde vatandaşlarımıza ve avukatlarımıza e-imza sistemi üzerinden dava açma imkânı getirdik. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi'ni kurduk, böylece vatandaşlarımız ifade vermek için uzak mahkemelere gitme yükünden kurtulmuş oldu. Uluslararası standartları taşımayan 298 cezaevini kapattık.

Önümüzdeki planda, yargı sistemini daha şeffaf, hesap verilebilir ve etkin çalıştırabilmek için reform sürecini diri tutmaya devam edeceğiz. Adalet hizmetlerinin kalitesini sürekli geliştireceğiz. Milletimizin taleplerine kulaklarımızı tıkamayacağız. Güven veren, memnuniyet veren ve performansı esas alan bir modeli ortaya koyacağız. Hukuk eğitim reformunu hayata geçireceğiz. Hâkim ve savcı yardımcılığı müessesesini oluşturacağız. Hukuk mesleğine giriş sınavı getireceğiz. İfade özgürlüğüne ilişkin yasalar ve mevzuatımız yeniden gözden geçirilecek. Yeni bir insan hakları eylem planı hazırlayacağız. Hedef süre uygulamasını hayata geçireceğiz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kalkınma planında güvenlikle alakalı olan bazı hususlara değinmek istiyorum. Türkiye'nin, kamu düzeni ve güvenliği noktasında, coğrafyamızın maruz kaldığı baskıya rağmen ortaya koyduğu mücadele bana göre siyasi mülahazalardan ayrı tutulması gereken bir başarı hikâyesidir. Türkiye bir yandan Orta Doğu'dan batıya akan düzensiz göçle uğraşmakta, bir yandan da PKK'nın, DAEŞ'in, FETÖ'nün, aşırı sol terör örgütlerin faaliyetleriyle mücadele etmektedir. Bir yandan gençleri uyuşturucuya karşı korumakta, diğer yandan, teknolojinin yan etkisi olarak kabul ettiğim siber suçlara ağırlık vermektedir. Ve bütün bunların yanı sıra, şehir güvenliğinde de trafik güvenliğinde de yeni adımlar atmaktadır.

Terörle mücadelede özellikle doğu ve güneydoğuda günlük hayatın seyrine olumlu şekilde yansıyan bir başarı ivmesi söz konusudur. Keza, FETÖ'yle mücadeleye de tempoyu düşürmeden devam etmekteyiz. Bu mücadeleye ilişkin zaman zaman eleştirilerle karşılaşmaktayız. Eleştiri elbette olacaktır ancak FETÖ'yü değerlendirirken bu örgütün yapılanması, kendini gizleme hatta yok gösterme biçimi hakkında daha fazla bilgi sahibi olunması gerektiği kanaatindeyim. Bir PKK/KCK, YPG yapılanmasıyla aynı kriterlere bakarak değerlendirme yapılmaması gerekir. Unutulmamalı ki FETÖ'nün hainleri Gazi Meclisimizi bombalarken iktidar kulisi-muhalefet kulisi diye bir ayrım yapmamıştı. Dolayısıyla mücadeleye herkesin sahip çıkması gerekir ve bu mücadelenin herhangi bir argümanla sulandırılmaması hususuna dikkat etmek bana göre meşru siyasetin en önemli vazifelerinden biridir.

Uyuşturucuyla mücadele noktasında da ülkemizde ciddi bir teyakkuz söz konusudur.

Türkiye'nin en önemli güvenlik başlıklarından biri de, hepimizin bildiği gibi, trafik sorunudur. İçişleri Bakanlığının bu yıl açıkladığı verilere göre trafik kazalarında yüzde 35'lik bir azalma söz konusudur. Buna ilişkin Meclisimizde de yaya öncelikli bir yasa çıkardık, bu sürece hep beraber katkı verdik ve vermeye de devam etmeliyiz.

Değerli milletvekilleri, kalkınma planımızda bir diğer başlık da yerel yönetimlerdir. Yerel yönetimlerin stratejik planlarda yer alan öncelikleri ile kaynak tahsisleri arasındaki uyum artırılacaktır. Büyükşehir ile ilçe belediyeleri arasında çakışan yetki ve sorumluluklar nedeniyle ortaya çıkan hizmet aksaklıkları nedeniyle gerekli düzenlemeleri önümüzdeki süreçte yapacağız. Köy yerleşik alanlarının sürdürülebilirliği sağlanacak, köylerden mahalleye dönüşen yerlere hizmet erişimi kolaylaşacaktır. Yerel yönetimlerin kent esenliğine ve güvenliğine ilişkin projelere destek vereceğiz.

E-devlet uygulaması da yine bizim dönemimizde başlamıştır. Bu kamu hizmetlerinin E-Devlet Kapısı'na taşınmasına devam edeceğiz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu düşüncelerle hukuk devleti, demokratikleşme ve iyi yönetim hedefleri ve politikalarıyla birlikte hazırlanan On Birinci Kalkınma Planı'nın ülkemize, milletimize hayırlı olmasını diliyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)