Konu:
Yasama Yılı:2
Birleşim:99
Tarih:09/07/2019


TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ CHP GRUBU ADINA ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; geçen yıl bugünlerde yitirdiğimiz 25 canı rahmetle anıyorum. Biraz evvel haberini aldığımız şehitlerimize de Allah'tan rahmet diliyorum.

Nedense ülkemizde yaşanan olaylardan sonra değerlendirmeler yapıyoruz ve o acılar oluşmadan önce kurumlarla da çok ilgili değiliz. Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarları döneminde, var olan, mevcuttaki kamu kurumlarının ya içleri boşaltıldı ya da içlerinin boşaltılmasının ötesinde işlevleri değiştirildi. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları da bu kapsamda Türkiye'nin önemli bir kamu kuruluşuyken serbestleştirme mantığıyla şirketlere ayrılarak iyi kısımları şirketler eliyle özel sektöre yönlendirilirken sorunlu bölümleri kamuda bırakıldı.

2013 yılında çıkarılan Serbestleştirme Kanunu çerçevesinde, Devlet Demiryolları ne yazık ki artık ruhunu yitirdi. Kuruma ait olma duygusundan uzaklaşan çalışanların varlığıyla Devlet Demiryollarında sorunlar bundan sonra da bitmeyecek. Teknolojik anlamda yenileşme adına yüksek hızlı trenin dışında, söylenebilen çalışmalara rağmen, hâlâ yüzde 90'ı tek hatlı olan demir yollarından bahsediyoruz. Aynı zamanda, 3.010 hemzemin geçidin ne yazık ki 230'unda bekçi var. Bu geçiş noktalarında meydana gelen tekli ölümlü kazalar ne yazık ki basının da gündemine gelmiyor kamuoyunun da gündemine gelmiyor.

Demiryollarının bütün olarak işleyişinin Meclis araştırmasıyla ele alınması ihtiyaç. Bugün, makinistlerin yedi buçuk saat görev yapması gerekirken on beş saate kadar çalıştırılanlar oluyor. Onun ötesinde, üniversiteli işçi statüsünde olanların memur olmasının önü açılmadı. Kurumun içinde çalışan, geçmişte var olan kısım şefi, yol çavuşu ya da buna benzer Devlet Demiryollarıyla bütünleşmiş, kurumu sahiplenen görev anlayışı içindekilerin kurumdan ayrılmasının ardından, yeni yapılanmada, ne yazık ki kurumun işleyişinin bütünüyle değişmesi bu sorunların oluşumuna neden oluyor. Yol bekçisi küçümseniyor. Verilen yanıtta Bakan diyor ki: "10 kilometrelik mesafeyi yol bekçisi gelip gidin ne yapacaktı? Teknolojiyle bu işleri çözüyoruz." Önemli olan o yolda gelip giden bekçinin orayı sahiplenme duygusudur, orada çalışanın kendini oraya ait hissetmesidir. Bugün, yüksek hızlı trene biniyorsunuz, yüksek hızlı tren çalışanları hâlâ taşeron. Onların kurumla bağları yalnızca asgari ücret düzeyindeki bir maaşla gerçekleşiyor. Kurum çalışanlarının huzurlu ve mutlu olmadığı yerde sorunların bitmesi olası değil.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Gürer.

ÖMER FETHİ GÜRER (Devamla) - Bu anlamda, Devlet Demiryollarının bir bütün olarak ele alınıp, işçileriyle, yeniden geçmişteki konumuna erdirilmesi lazım. Adalet ve Kalkınma Partisi geldiği yıldan beri yaptığı bir şey var, Cumhuriyet Dönemi'nde sembolleşmiş hangi kuruluş varsa onun üzerinde oyun oynuyor. "On yılda demir ağlarla ördüm." mantığını bertaraf edeceğini düşünüp, yüksek hızlı treni yaptığını söyledi. Ama Ankara-İstanbul arasında hâlâ Arifiye'de 70 kilometre hızla giden bir tren var. Yüksek hızlı trenle ilgili projeler anlatılıyor, çoğu şehir, her seçimde yüksek hızlı tren geleceğini sanıyor ama projelerin bitiş tarihi geçti, daha o projeler başlamadı.

Değerli arkadaşlar, Devlet Demiryollarını kurum olarak sahiplenmenin yolu -giyiminden -oradaki çalışanına kadar bir bütün olarak değerlendirilmesi ve kuruma ait birliğin, dirliğin yeniden sağlanmasıyla mümkün olur. Yoksa kazalar olmaya devam ettikçe biz de gelir burada bunu konuşuruz. Bu Meclis araştırmasının buna vesile olmasını diliyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)