Konu:
Yasama Yılı:2
Birleşim:97
Tarih:03/07/2019


TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MÜRSEL ALBAN (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Tapu Kanunu teklifinin 3'üncü maddesinde verilen önerge üzerinde söz aldım. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Ülkemizin yıllardan beri uğraştığı temel sorunlardan biridir imar sorunu. Yıllardan beri çözülemeyen imar sorunuyla karşı karşıyayız. Şimdiye kadar yapılan gerek imar planları gerekse imarlara ilişkin kanunlar, yönetmelikler, hukuki düzenlemeler sorunlara çözüm üretememiştir. Bugüne kadar ne yazık ki imar konusunda kuralsızlık kural olmuştur. 1950'li yıllarda başlayan 2000'li yıllarda hızlanan göç ve kentleşme sürecini yaşıyoruz. Bu kentleşme sürecinde hiçbir zaman planlı düzenleme olmadı. Devlet kurumları bu hızlı göç ve büyüme karşısında hukuki ve teknik önlemleri yeterince alamadı. Yapılan yasal düzenlemeler de hep kâğıt üzerinde kaldı. Çünkü çıkartılan yasaların çoğu toplumun ihtiyaçlarını karşılamak yerine küçük bir rant grubuna hizmet etti. İmar kavramı basitçe geçiştireceğimiz bir konu değildir. Yaşadığımız evimizden sokağımıza, mahallemizden kentimize kadar tamamını kapsayan hayatımızın merkezindeki bir kavramdır. Aceleyle hazırlanmış kanun teklifleriyle imar konusundaki sorunları çözemezsiniz, aksine kördüğüm olmuş bu soruna bir düğüm de siz atmış olursunuz. Konut ve kentleşme sorunları ancak merkezî yönetim, belediyeler, hak sahipleriyle elbirliğiyle çözüme kavuşturulabilir. Bu süreçte şehir plancıları, mimarlar, mühendislerle, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapılmalıdır. Kamu şeffaflık anlayışı içerisinde bilgilendirilmelidir. Şimdi size soruyorum: Bu kanun teklifini hazırlarken yukarıdaki hangi kurumların görüşünü aldınız? Görüşmekte olduğumuz bu kanun teklifi yıllardan beri birikmiş olan sorunları çözmeyecektir. Çünkü bu kanun teklifi aceleyle yapılmıştır, yeteri kadar tartışılmamıştır, meslek örgütlerinin görüşleri alınmamıştır. Temeli olmayan bir binanın yıkılmaya mahkûm olması gibi bu yapacağınız kanun sadece kâğıt üzerinde kalacaktır, uygulamada sorun yaratacaktır. İlerleyen dönemlerde tekrar bir düzenleme yapmak zorunda kalacaksınız. İmar konusunun temeline inmediğiniz sürece sorunu çözemezsiniz. AKP iktidarlarında imar konusunun temelinde ranta dayalı bir kalkınma modeli vardır. Bu ranta dayalı zenginleşme düzeni değişmediği sürece imar konusundaki sorunları çözme şansınız yoktur. Kanunlara sürekli yama yapmak yerine önce bu rant zihniyetini değiştirmeniz gerekmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz kanun teklifinde, halkımızın eğitim, sağlık, spor, kültür alanlarını ücretsiz olarak kullanmasının önüne geçiliyor, bunun yerine sizler bu alanları özelleştirmeye açıyorsunuz, kamuya ait alanları ortadan kaldırıyorsunuz. 1/1000 ölçekli planın 18'inci maddesinin uygulamasının yapılmasında eğitim ve sağlık alanlarında binalar yapılır. Bu yerleri kamu adına tescil edeceğinize özelleştirme yaparak yandaşa peşkeş çekiyorsunuz. Gelin, biz bu yerleri kamu adına tescil edelim, kamu ortaklık alanları yaratalım, böylece kamunun hakkını korumuş, yandaşa peşkeş çekmenin de önüne geçmiş oluruz. AKP olarak iktidarda olduğunuzdan beri ekonomik büyümenin merkezine inşaat sektörünü aldınız, "Türkiye'yi bir şantiyeye çevirdik." diye övündünüz, bugün ise, her alanda olduğu gibi, inşaat sektöründe dibe vurdunuz. Türkiye'yi beton mezarlığına döndürdünüz; binalar yaptınız fakat içerisinde yaşayan yok çünkü vatandaşın o evi alacak parası yok. Ne müteahhit yaptığı evi satabiliyor ne de vatandaş ev alabiliyor. Şimdi sizlere inşaat piyasasından güncel birkaç örnek vereyim: 1 ton demir 3.400 lira, 1 torba çimento 15 lira, beton 200 lira, tuğla 1 liraysa, bu fiyatlarla hangi müteahhit iş yapacak, hangi vatandaş ev alacak? Vatandaşın durumuysa daha vahim. Banka faiz oranlarına baktığınızda konut kredilerinde 1,80 ile 1,65 arasında. Binaları yapsanız dahi nasıl satacaksınız? Bu faiz oranlarıyla hangi vatandaş ev alacak, merak ediyorum doğrusu. Çocuğuna ayakkabı alamayan, okula giden evladına harçlık veremeyen, akşam evine ekmek götüremeyen...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, toparlayın Sayın Milletvekili.

MÜRSEL ALBAN (Devamla) - Çözüm üretemediniz.

Getirdiğiniz bu kanun teklifiyle yine bir avuç rantçıya ve yandaşa kıyak çektiniz. Bu yasa düzenlemesi hiçbir soruna çözüm olmayacaktır.

Sözlerime son verirken, 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas Madımak'ta yobaz ve gericilerin saldırısıyla katledilen aydınlarımızı bir kez daha saygıyla anıyor, "Ekilir ekin geliriz/ Ezilir un geliriz/ Bir gider bin geliriz/ Bizi yakmak kurtuluş mu?" Karanlığa inat, yaşasın aydınlık diyor hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)