Konu:Bazı Kanunlarda ve 652 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:95
Tarih:27/06/2019


Bazı Kanunlarda ve 652 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

FİKRET ŞAHİN (Balıkesir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Efendim, kanun teklifine ait konuşmamdan önce, geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen İstanbul seçimleriyle ilgili birkaç söylemde bulunacağım müsaadenizle. Efendim, öncelikle ikinci kez seçilen ve mazbatasını bugün alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nu tebrik ediyor ve çalışmalarında başarılar diliyorum. Yine, bu büyük başarıda emeği olan ve büyük başarının mimarı olan Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na da şükranlarımı sunuyorum, çok teşekkür ediyorum huzurlarınızda.

Efendim, 31 Mart seçimleri İstanbul için bir yerel seçim niteliğindeydi. Fakat Yüksek Seçim Kuruluna yapılan baskılar ve YSK'nin haksız ve hukuksuz olarak verdiği yenilenme kararıyla 23 Haziran seçimleri artık bir yerel seçim olma niteliğinin uzağında, tüm Türkiye'yi ilgilendiren hatta dünyanın da ilgisini çeken bir seçim niteliğini kazanmıştır. Daha doğrusu, özetle, 23 Haziran seçimleri siyasi bir seçim olma niteliğinden ziyade artık ahlaki bir seçim olarak karşımıza gelmiştir. Yalan, iftira ve karalamaya karşılık doğruluk, dürüstlük ve temizliğin bir seçimi olmuştur. Sonuçları itibarıyla da Türk siyasi tarihinde uzun yıllar konuşacağımız, üzerinde uzun uzadıya analizler yapacağımız bir seçimdir.

Efendim, çalındığı iddia edilen oyların kimler tarafından çalındığı hâlen bilinmiyor, kim çaldı, bu hâlen açıklık kazanmamıştır fakat seçimin sonuçları itibarıyla, milletimizin verdiği kararla kimin çaldığı ortaya çıkmıştır.

Şöyle örnek vermek istiyorum ben sizlere: 31 Marttaki seçimlerde oy farkı 13.729 iken 23 Hazirandaki oy farkı 806.415'tir. Birbirinden çıkardığımız zaman aradaki fark 792.686 oydur yani 31 Mart seçimlerinde 792.686 oy çalınmıştır, halkımız da kimin çaldığını 23 Haziranda göstermiştir. (CHP sıralarından alkışlar)

Efendim, yine, 23 Haziran seçimlerinin diğer bir sonucu, diğer bir analizi de şu olsa gerek: 24 Haziran 2018 tarihinde yani bizlerin burada bulunmasını sağlayan genel seçimlerle Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemini ülkemize getirdik, daha doğrusu getirdiniz. İşte, Cumhurbaşkanlığı yönetim sisteminin halk tarafından bir yıllık değerlendirmesiydi 23 Haziran İstanbul seçimleri ve halkımız dedi ki: "Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemi bize uygun değil." ve size bu konuda vize vermedi. Daha doğrusu, halkımız "Tarafsız bir Cumhurbaşkanı istiyoruz." diyor. Milletimiz diyor ki: "Cumhurbaşkanı tarafsızlık üzerine yemin etmiştir ve bu yemini gereği hareket etmesini bekliyoruz."

Ve yine, seçim sonuçları bizlerin toplum olarak ne kadar çok kutuplaştırıldığımızın, birlik ve beraberliğe ne kadar çok ihtiyacımız olduğunun da bir göstergesi olmuştur. Özellikle ülkelerinin geleceğine dair umutlarını tüketen gençlerimizin yeniden ülkelerinin geleceğine dair umutlanmalarına ve umutlarının giderek artmasına sebep olmuştur bu seçimler. Ülkemizin de gerçek gündeminin seçim değil, vatandaşımızın geçim derdi olduğunun; ülkemizin ekonomik sorunlarının, terör, göçmen sorunlarının sadece iktidar tarafından alt edilemediğinin bir göstergesidir bu sonuçlar ve halkımız bu seçimler sonucunda "Sizler, evet, ekonomik sıkıntıları, terör ve göçmenlikle ilgili, ülkemizin tamamını ilgilendiren sorunları hep birlikte çözün." demiştir ve hep birlikte daha güçlü bir şekilde ülkeyi yönetebileceğimizi işaret etmiştir.

Efendim, kanun teklifiyle ilgili olarak da genel anlamda millî eğitimle ilgili bir kanun teklifi üzerinde konuşuyoruz. Ben, tabii, on yedi yıllık bir iktidarın hâlen millî eğitimde sıkıntılarının olmasını kabullenemiyorum açıkçası. Yani bizler kendi eğitim dönemimizdeki sistemi özler hâle geldik.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen Sayın Şahin.

FİKRET ŞAHİN (Devamla) - Yani devamlı eğitim sisteminin değişmesi, müfredatın değişmesi, devamlı sınav isimlerinin değiştirilmesi maalesef eğitimdeki sorunları halletmiyor. Ve en son atanan Bakanla Plan ve Bütçe Komisyonunda yaptığımız görüşmede, ameliyat masasında bir eğitim sistemi olduğunu ve Sayın Bakana, evet, bir neşter vurması gerektiğini söylemiştik ama bir yılı aşkın bir süredir hâlen eğitim sistemindeki kanama maalesef devam ediyor.

Efendim, eğitim sistemi sonuç itibarıyla çocuklarımızın geleceğini ve ülkemizin geleceğini ilgilendiren bir sistemdir; siyaset ötesi bir duruşla halledilmesi gereken, arka planda herhangi bir ön yargı olmaması gereken bir alandır. Bu konuda hepinizin katkı sunmasını bekliyorum.

Hepinize saygılarımı sunuyorum.

Kanun teklifinin de ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum. Sağ olun. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Şahin.