Konu:Bazı Kanunlarda Ve 652 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:94
Tarih:26/06/2019


Bazı Kanunlarda ve 652 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ HASAN ÖZGÜNEŞ (Şırnak) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, bir seçim sürecini yaşadık. Şırnak ve ilçelerini birçok, Kürt halkının yoğunlukta yaşadığı illerde AKP Hükûmeti asker, polis taşıyarak -özellikle Şırnak'a- en küçük ilçelere bile 2 bin, 3 bin kişi taşıyarak zorla, hileişeriyeyle aldılar ama biz de İstanbul'u aldık. Şırnak'ı kaybetmemiz bize bir dert oldu ama Antalya'yı, Mersin'i, Adana'yı, Yalova'yı, Ardahan'ı, İzmir'i, İstanbul'u da size kaybettirerek size büyük bir ders ve büyük bir dert bıraktık.

Değerli arkadaşlar, şimdi millî eğitim sisteminin kanunlarını tartışıyoruz. Şu an çıraklık, çocuk işçiliğini özel sektöre devretme konusu üzerinde bir şeyler söylemek istiyorum. Ayrıca, Türk millî eğitim sistemi deve misali gibi. Ben kendim öğretmenim, EĞİTİM SEN'in kurucusu idim, öğretmenlikten gelmeyim. Biz hep şunu savunurduk: Bilimsel, demokratik, laik, ana dilde eğitim.

Eğitim, bireyin zihninde ve davranışında değişiklik yaratma felsefesidir, etkinliğidir. Bugün Türkiye'deki eğitim sistemi aslında bu söylediğimiz temel özelliklerden uzak; toplumu âdeta bir avuç egemen, devlet hayranı, devleti kutsayan bürokratlara ayak yapma projesi hâline dönüştürmüştür. Hani, bir zamanlar "başlar ve ayaklar" deniliyordu ya; işte bir avuç baş, toplumu kendisine ayak yapıyor. Yetişkinler yetmedi, öyle anlaşılıyor ki çocuklara da el atmak gerekiyor çünkü ekonomi çökmüş, bizim beyefendiler, egemenler artık yeterince üretemiyorlar.

Şimdi, değerli arkadaşlar, AKP Hükûmeti aslında Millî Eğitim Bakanlığını milleti ilerletme, çağdaşlaştırma, ileriye götürme bakanlığından ziyade toplumu geriye götürme bakanlığına dönüştürdü. İşte, toplumların başına gelebilecek en büyük felaket budur. Bugün okullardaki tecavüzleri görüyoruz, Kur'an kurslarındaki tecavüzleri. Bu kadar hırsızlık, bu kadar eğitimsizlik, ahlaksızlık bunun ürünü işte.

Şimdi "bilimsel, demokratik, özgürlükçü eğitim" dedik arkadaşlar. Türkiye'de bilim üreten üniversiteler var mı gerçekten? Sizin aklınızda, üretilmiş bir şey var mı? Avrupalılar üretiyor, biz kullanmasını bilmiyoruz. "Demokrasi" diyoruz; Türkiye'de demokrasi öldürülmüştür, Fatiha'yı okudunuz. "Özgürlük" diyoruz, zaten özgürlük yok. Laiklikten bahsediyoruz, Türkiye'de laikliği Sünni mezhebe, camilere sıkıştırdınız, onun dışında yok, devletin güdümüne alınmış, diğer bütün inançlar reddedilmiştir.

Ana dilde eğitim... Cumhurbaşkanımız Almanya'da ne dedi? "Ana dilde eğitim yapmamak suçtur, insanlık suçudur." dedi. Şimdi, değerli AKP'liler, siz niçin insanlık suçu işliyorsunuz bu ülkede? Sizin başkanınız söyledi yani. Şimdi, bu suçtan vazgeçin. Türkiye, bir mozaiktir, halkların bahçesidir; Kürt'üyle, Laz'ıyla, Çerkez'iyle, Arap'ıyla şuyuyla buyuyla var. Şu an Suriye'den gelen göçmen kardeşlerimizin bütün dükkânları Arapça levhalarla dolu, saygı duyuyoruz, helal olsun diyoruz, bütün halkların kimlikleriyle yaşamasını saygı ve sevinçle karşılıyoruz ama Kürt halkı, bu ülkenin kurucusu, beş bin yıldır kimliğiyle bu ülkede, bu topraklarda yaşıyor, siz çocukların kendi ismini kullanmasını kabul etmiyorsunuz. Levhaların peşine düşmüşsünüz, düşürüyorsunuz. Ayıp değil mi? Gerçekten ayıp değil mi?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen Sayın Özgüneş, buyurun.

HASAN ÖZGÜNEŞ (Devamla) - Değerli arkadaşlar, dolayısıyla biz Türk millî eğitim sisteminin kökten değişmesini istiyoruz. Buradaki tarih tezi, yazılan tarih tezleri, bilgiler, yetiştirilen silik kişilikler, bilinçsiz toplum... Bakınız, soruyorlar "Türkiye'yi kim kurdu?" diye. Menderes'ten Özal'a kadar, Cemal Gürsel'e kadar isim söyleniyor. "Türkiye'nin başkenti neresidir?" diye... Antep'ten İzmir'e kadar götürülüyor. İşte, yetiştirdiğiniz toplum bu. Bir de diyorsunuz ki: "Halk iradesi." Halkı alabildiğince geri götürdünüz, çağın dışına ittiniz, ondan sonra "Bize itaat edin..." Sizin istediğiniz halk, egemenlere itaat eden, onun için çalışan, karın tokluğuyla... Toplumun gelirinin yüzde 80'ini egemenlere, bürokratlara yedirirsiniz, geri kalan 20'sine de "Çalışın, Allah size verir." dersiniz, aldatırsınız.

AHMET ÖZDEMİR (Kahramanmaraş) - Ne alakası var? Hiç alakası yok.

HASAN ÖZGÜNEŞ (Devamla) - Dolayısıyla bu millî eğitim sistemi devenin kamburları gibidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Özgüneş.

HASAN ÖZGÜNEŞ (Devamla) - Deveye sormuşlar...

BAŞKAN - Özgüneş, lütfen bitirin; 2'nci kere söz veriyorum.

Buyurun, bağlayın.

HASAN ÖZGÜNEŞ (Devamla) - Pardon, bitiriyorum.

BAŞKAN - Lütfen...

HASAN ÖZGÜNEŞ (Devamla) - Deveye sormuşlar: "Boynun niye eğri?" "Neresi düzgün?" demiş. Dolayısıyla, bu maddenin teklif metninden çıkarılmasını talep ediyoruz; bilimsel, ana dille eğitim Kürt halkına ve diğer halkların kendi dilleriyle ilkokuldan üniversiteye kadar eğitim görmesini talep ediyoruz.

Saygılar sunuyorum. (HDP sıralarından alkışlar)