Konu:
Yasama Yılı:2
Birleşim:93
Tarih:25/06/2019


TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; son olarak İstanbul'da yapılan, 800 bin oy farkıyla Ekrem İmamoğlu'nun seçimiyle sonuçlanan seçim artık geride kaldı. Bundan sonra hizmet dönemi olduğunu düşünüyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisine de bu bağlamda büyük sorumluluklar düşüyor.

Ülkemizde açlık sınırı asgari ücreti geçmiş durumda. İşsizler kendini yakıyor, mağduriyetler artmış. Bunun yanında, polise, hemşireye, öğretmene, din görevlilerine 3600 ek gösterge konusunda verilen sözler var. Bunların gerçekleşmesi gerekiyor. Ayrıca, biz, 3600 ek göstergenin devlet memurlarının tümüne verilmesi yönünde kanun teklifi de verdik çünkü geçim sıkıntısı had safhada.

Bu arada, EYT'lilerin durumu var. EYT'liler İstanbul seçimlerinde kendi varlıklarını oylarıyla ispat ettiler. Bunlara "Türedi." demek sorunu çözmüyor. EYT sorunu bu ülkenin gerçeğidir ve bir an önce bu Meclis eliyle bu sorun çözümlenmelidir.

Taşeronda olanların, taşeronda kalanların sorunlarına Meclis eliyle çözüm getirmeliyiz. Kanun hükmünde kararnameyle, taşeronda olan çok sayıda arkadaşımız yine taşeronda kaldı. Kamudaki kiralık araç şoförlerinin yanı sıra, Sağlık Bakanlığında, Millî Eğitim Bakanlığında, farklı bakanlıklarda çalışan çok sayıda taşeron kardeşimiz var. Bunların bir an önce kadroya alınması gerekiyor. Biliyorsunuz, kamuda şu anda toplu sözleşme görüşmeleri devam ediyor. Ne yazık ki kamuda taşerondan kadroya geçenler bu toplu sözleşme görüşmelerinde yoklar. Onların bu mağduriyetinin de mutlak suretle giderilmesi gerekiyor.

Toplum Yararına Program kapsamında 30 bin güvenlik görevlisi de bu ayın sonunda işsiz kalacak. Bu kölelik düzeninin sona erdirilmesi gerekiyor. Toplum Yararına Program kapsamında, iş yerlerinde olan -Millî Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere- tüm çalışanlara kadro verilmeli. "Geçici işçi", "mevsimlik işçi", "kampanyalı işçi" tanımları ortadan kaldırılmalı. 5 ay 29 gün, 9 ay 29 gün İşsizlik Fonu'na para kesip, daha sonra bu insanları işten çıkarıp İşsizlik Fonu'ndan da yararlandırmamayı hiçbir vicdanın kabul edeceğini sanmıyorum. İşsizliğin var olduğu yerde işi olanların da mağduriyeti artıyor. Esnek çalışmanın yanı sıra, fazla mesai yaptırılarak işçilere daha düşük ücretler veriliyor. Onların varlığında sorunlara çözüm üretilmesi gerekiyor.

Çocuk işçilik almış başını gidiyor. 10 yaşındaki bedenlere, büyük yaştaki çalışanlara yüklenen yükler yükleniyor. Bunlar bu ülkenin gerçeği, bunlarla ilgili çözüm üretmek Türkiye Büyük Millet Meclisinin asli görevlerinden olmalı diye düşünüyorum. Düşük ücretle çalışanların yanı sıra, üniversiteli işçilerin devlet memuru statüsüne alınması yönünde geçmişte verilen sözler var. Onların özlük haklarıyla ilgili yapılması gereken düzenlemeler de ne yazık ki yapılmadı.

Çırak ve stajyerlerin çalışmaya başladıkları andan itibaren yaşlılık sigortasına dâhil edilmesi için kanun teklifleri de verdik. Onların da bu bağlamda mağduriyetlerine çözüm getirilmesi gerekiyor. Keza, kadınların çalışmadan önceki doğum süreçleriyle ilgili borçlanmalarına yönelik kanun teklifimiz de Mecliste bekliyor. Çalışanların sorunlarına çözüm üretmeye yönelik bu bağlamda verdiğimiz kanun tekliflerinin ele alınmasının ülkede adaleti, paylaşımı, hakça yaşamı daha güçlendireceğine inanıyorum. Eğer çalışanların hakkını vermezsek onların sıkıntıları katlanır. Bugün, işsizliğin geniş tanımının 8 milyona eriştiği ülkemizde kadın ve genç işsizliği de ne yazık ki daha yüksek rakamlarda. Genç işsizliği yüzde 26'ya vurmuş, üniversite mezunu olup da iş bulamayanların sayısı 1,5-2 milyon aralığına çıkmış durumda. Bunlar, bu ülkenin gerçekleri. O anlamda, seçimleri tamamladığımıza göre bunlarla ilgili çözüm üretme döneminin başlaması gerektiğine inanıyorum.

"Esnek çalışma" adı altında modern kölelik düzeninin Türkiye'de çalışanlara huzur getirmediğini bir kez daha ifade etmekte yarar var. Çalışanların kadrolu olarak çalışmaları, haklarının hukuklarının korunması, örgütlü olarak sendikalarında görev almaları ve sendikaların da varlığının güçlendirilmesi bu ülkenin çalışma barışı adına önemli olacaktır.

İşçisiyle, çiftçisiyle, esnafıyla, köylüsüyle her kesim mağduriyetler yaşamaktadır. Emekliler bu ülkede 3 ayrı maaş almaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın Sayın Gürer, buyurun.

ÖMER FETHİ GÜRER (Devamla) - Teşekkür ederim.

2000 yılından önce emekli olanlar, 2000-2008 aralığında emekli olanlar, 2008'den sonra emekli olanlar olmak üzere 3 ayrı emekli maaşının varlığı emeklilerin mağduriyetini artırmaktadır. Bu konuda da intibak yasasıyla ilgili bir kanun teklifi verdim. Bunun da önümüzdeki günlerde Meclisimize geldiğinde değerlendirileceğini düşünüyorum.

Aylık bağlama oranlarıyla ilgili yapılan yanlıştan dönülmelidir. Emekli olanların ne yazık ki aylık bağlama oranlarıyla maaşları emekli oluncaya kadar geriye doğru işlemekte, bu konuda da büyük mağduriyetler yaşanmaktadır.

Çalışan her kesimin sorunlarına kulak tıkayarak ülke yönetilmez. Onların mağduriyetini gidermek de başta iktidarın görevidir. İktidar buraya bunlarla ilgili kanun teklifleri getirmiyor. Adalet ve Kalkınma Partisi on yedi yıllık iktidarı boyunca çalışanların lehinde bir düzenleme de yapmadı ama bizim getirdiğimiz kanun tekliflerinin Mecliste karşılık bulmasını diliyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)