Konu:Askeralma Kanunu Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:92
Tarih:20/06/2019


Askeralma Kanunu Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

CHP GRUBU ADINA HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Askeralma Kanunu Teklifi'ni görüşüyoruz. Artık üçüncü bölüm üzerinde konuşmalar yapıyoruz, bundan sonra 5 maddemiz kaldı, 5 madde içerisinde fıkralarla falan bir 30 tane oylama yapacağız aşağı yukarı ama birçoğunu geçtik.

Şimdi, aslında ben bu sürece nasıl geldiğimizi paylaşmak istiyorum. Ciddi bir kanun, Türk Silahlı Kuvvetlerinde birçok şeyi yeniden düzenleyen, askerlik sürelerini yeniden düzenleyen bir kanun. Nasıl geldik? Evet, Sayın Cumhurbaşkanı bir gün çıktı "Askerlik Kanunu'nu Meclise getiriyoruz." dedi. Tamam, hazırlanmış. Kimler tarafından hazırlanmış? Askerler tarafından hazırlanmış. Böyle bir kanunun sadece askerî yönü olmamalı, toplumsal bir mutabakatla, bütün siyasi partilerin görüşü alınarak çalışılmalı ve bu kanun öyle gelmeliydi. Tamam, bunu getirdiler, nerede görüşeceğiz? Komisyonda. Komisyonda kimler var? Siyasi partiler var, siyasi partilerin temsilcileri var. Burada bütün maddeler elden geçecek, düzetilmesi gerekenleri düzelteceğiz ve Komisyondan çıktıktan sonra da Mecliste görüşeceğiz bu kanunu. Ama şöyle bir algı oluştu: "Evet, iktidar partisi veya Sayın Cumhurbaşkanı kanunu Meclise yolladı, işte Cumhuriyet Halk Partisi veya başka siyasi partiler bu kanuna karşı çıkıyorlar, bunun için gecikiyor." Hayır, böyle olmadı, herkesin bilmesi gerekiyordu, şimdi doğruları konuşacağız. Komisyondan çıktıktan sonra, AKP bir defa kendi içerisindeki arkadaşları ikna etmek için uğraştı, 2 sefer grup toplantısı yaptı, kapalı grup toplantısı yaptı. Ki ben dördüncü dönemdir milletvekiliyim, ilk defa bir kanun hakkında kendi içlerinde böyle bir toplantı yaptıklarına şahit oldum. Bu da yetmedi, hemen arkasından, siyasi partilerin komisyonlarda dile getirdikleri problemlerin çözümü veya önerilerin kabul edilmesi için Bakanı siyasi partilere yolladılar, önerileri tekrar aldılar ve ondan sonraki hafta kanun Meclise geldi.

Normalde bu kanun bayramdan önce çıkmalıydı çünkü hemen tezkere alacak 106 bin askerimizi ve kısa sürede, daha sonra tezkere alacak birçok askerimizi ve ailelerini ilgilendirdiği için bir umut ve ümitle bu kanunu beklediler. Bu kanunu beklerken de sürecin uzaması sonucunda hepimize mesajlar geliyor, asker ailelerinden geliyor, askerlerden geliyor, bunun sorumlusu bizmişiz gibi mesajlar geliyor. Hayır, biz değiliz.

Efendim, iktidar partisi bazı milletvekili arkadaşlarım da önergelerden bahsederek önergelerle bu kanunun geciktirildiğini söylüyor. Bakın, önergelerle bu kanun geciktirilmek istense iki ay daha çıkmaz bu kanun, ne yaparsanız yapın, eğer önergelerle bu kanunun geciktirilmesi istenmiş olsa bu kanun çıkmaz. Bunu da yapmadık çünkü 60'ıncı maddeye geldik, 60 madde içerisinde toplam 15 tane önerge verdik, 5'er dakikadan 75 dakika yapar. Bu da tüm çalışma günü içerisinde bir saatlik, bir buçuk saatlik bir süreye tekabül ediyor. Demek ki biz bu kanunu engellemek için bir çaba içerisinde değiliz. Ne içindeydik biz? Bu kanundaki aksaklıkları gidermek için mücadele etti arkadaşlarımız. Bir defa teknik yönden bir aksaklık var. Tabii teknik detayı biz o kadar bilmeyiz ama bunun içerisinde olan arkadaşlarımız askeriyedeki mevcut erbaş ve erlerin durumunun şu anda bile yüzde 30 kapasiteyle, az kapasiteyle çalıştığını, eksik olduğunu ifade ettiler. Bunun düzeltilmesi gerektiğini söylediler çünkü bir zafiyet yaratacağını söylediler. Doğru muydu? Doğru. Kabul edildi mi? Edildi. Ve celpleri on iki aya bölerek, her ay bir celp yaparak bunun düzeltilmesi sağlandı. Belki yine problem çıkacaktır, belki aksaklıklar olacaktır ama düzeltilebilir. Demek ki hemen başında bir eksiklik varmış, bir yanlışlık varmış, bu yanlışlık hep beraber düzeltildi. Yani yüzde 30 eksik olan yüzde 70'lere düşecekti, şimdi celplerle beraber önümüzdeki süreçte bu tamamlanacak.

Yine, bir başka çok önemli bir madde Cumhurbaşkanına hiç kimseye danışmadan, sormadan askerlik süresini, altı aya indirdiğimiz bu askerlik süresini yarıya kadar düşürme hakkı veriyordu. Kanunda "Cumhurbaşkanı bir kez düşürür." falan da demiyor, Cumhurbaşkanının yetkisinde yüzde 50 azaltma. Evet, Cumhurbaşkanı kalktı, 6'yı 3'e düşürdü, 3 ay sonra kalktı 3'ü 1,5 aya düşürdü. Bu yetkiyi veriyorsunuz. "Böyle ucu açık bir yetki olmaz. Doğru mu?" dedik "Doğru" dediniz. Ve ne dedik? "6 aydan az olmamak şartıyla bu yetkiyi artırma yönünde, 6 aydan az olmamak üzere eksiltme yönünde kullanamayacak." dedik ve düzelttik, birlikte ortak önergelerle düzelttik. Bakın, görüşünce ne kadar güzel şeyler çıkıyor, görüşünce yanlış olan şeylerin, eksik olan şeylerin düzeltildiğini görüyoruz. Demek ki görüşmemiz ve bunu komisyonlarda yapmamız gerekirken daha sonra sağlanan, özellikle grup başkan vekillerinin büyük çabalarıyla gerçekleşen bu görüşmelerden sonra güzel şeylerin çıktığını görüyoruz.

İhtiyaç fazlası yükümlülerin bedelliden yararlanması olayı var ki orada da maddede bir kuraya tabi tutuyorlar, kontenjana tabi tutuyorlar. Direkt Millî Savunma Bakanlığı tarafından yapılıyordu bu iş ama bunun önüne de "Silahlı Kuvvetlerin ihtiyacı" ibaresi getirildi ki doğruydu, her sene bu ihtiyaç değişebilir. Bu ihtiyaca binaen o madde de değiştirildi ama bedelliden biraz bahsetmek istiyorum şimdi burada.

Bakan -eski Millî Savunma Bakanı, şimdi Komisyon Başkanı- açıkladı burada. Her yıl yaklaşık 700 bin erkek çocuğunun askerlik çağına geldiği; bunun, birtakım şeyler çıkartıldıktan sonra, engelliler çıkartıldıktan sonra, istisnailer çıkartıldıktan sonra 400 bine düştüğü ifade ediliyor ama bedelli sayısı 145 binde toplanmış. Bu 400 binin tümünü her yıl tüketme veya askerlik yaptırma şansımız yok; yani, bedelli stokunu ne kadar eritirsek eritelim bir süre sonra bedelli stoku tekrar artacak. Yani, bu hesap doğru yapılabilir. Biz iki sene sonra, üç sene sonra -her ne kadar bedelliyi kalıcı hâle getirmiş olsak bile- her yıl -biliyorsunuz, 2011'de çıkarttık, 2015'te çıkarttık- bunu, bedelliyi bir daha konuşmamamız gerekiyor; hesabın iyi yapılması, yani stokun artmaması gerekiyor. Evet, üniversitelerden 400 bin öğrencimiz mezun oluyor her yıl; siz, 400 binin tümünü bedelliye tabi tutmuyorsunuz ve tümünü asker, er, erbaş ve yedek subay yapmıyorsunuz. Demek ki bir stok oluşacak tekrar, bu stokun eritilmesi gerekiyor. Bir defa, bu maddenin iyi çalışılmadığını düşünüyorum, bedelli tarafının iyi çalışılmadığını düşünüyorum. Eğer kalıcı olmasını istiyorsanız bunun iyi çalışılarak teknik olarak bu problemi çözecek bir maddeyle buraya gelmesi gerekiyordu.

Yine, bedelli bir ay askerlik... Evet, başka şeyler düşünebilirsiniz işte "Vatanını, milletini, bayrağını öğrensin, bilmem ne yapsın." diye ama bunların, bedellilerin çoğu çalışan insanlar -talep eden insanlar- askerliğini yapmadığı için işe giremeyen insanlar ya da üniversitelerde olup sürekli tecil ettirenler; yüksek lisans yapıyor, işte, master yapıyor, doktora tezi yazıyor ki askerliğini öteletmek, erteletebilmek için. Burada bir yanlışlık olduğunu düşünüyorum. Bu arkadaşlar, bir şekilde bunu yapan arkadaşlar, yani bu erteletenler içerisinde her sınıftan insan var.

Bakın, stajyerliği bittiği zaman bir avukat, hukuk bürosunda çalıştığı zaman 2 bin lira maaş alıyor, inanın 2 bin lira alıyor. 2 bin lira para kazanan bir avukatın, mesleğe yeni başlayan bir avukatın bedelli askerlik için on beş aylık maaşını vermesi gerekecek.

Yine, asgari ücretli bir vatandaş "Ben çalışıyorum, işim de var. Bedelli yapmak istiyorum. İşim de çok önemli, kaybetmek de istemiyorum." dediği zaman yine on beş ay para ödemek zorunda kalacak ki bu, yılbaşında katsayıyla belirlendiği için daha da artacak. Bu, -daha önce de söyledim- Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı arkadaşlar. Biz, mutlaka bir şekilde bir formül bulup bunu kademeli şekle dönüştürmeliyiz. Herkes anayasal olarak eşit bir şekilde buna başvuru hakkına sahip olsun. Yapar yapmaz, ayrı konu. Bakan diyor ki: "İşte altı aya böldüğünüz zaman beşer bin lira düşer. 5 bin lira vermektense ben altı ay askerlik yaparım." Siz öyle düşünebilirsiniz, bir başkası farklı düşünebilir ama herkese bu imkânı sunmak lazım. Eğer bir yasa çıkarıyorsak bu yasa tüm insanlara eşit bir şekilde hizmet etmeli, herkes buna başvurabilmeli. Yapar yapmaz, ayrı konu. Peşin tarafı var, o tarafını hiç konuşmuyorum ama çıkan her yasanın Türkiye'deki 82 milyona hak, hukuk ve adalet dağıtması gerektiğine inanıyorum.

Şimdi, 31 bin lira tespit ettiniz. Bir de yeni bedelli askerlik yasası çıkardık. Bu 2011'de 30 bin lira, 2015'te 18 bin lira, 2018'de 15 bin lira, bugün 31 bin lira... Neye göre belirlediniz, nasıl çalıştınız, kimlerle çalıştınız, niye bu kadar farklı, bunu izah etmeniz gerekiyor. Ben anlamıyorum sizi. Türkiye'de bugün 31 bin lirayı ödeyebilecek kim var, hangi mühendis var? Özel sektöre yeni başlayan çocuk ki "askerlik çağı" dediğiniz çağda işe başlayan çocuk 3-4 bin lirayla başlıyor. Niye 15 bin liradan 31 bin liraya çıkıyor? Şimdi 15 bin lira ödemiş, işe girecek, "Askerliğimi bedelli yapayım ki bir an önce işe gireyim." diyor, 2020'ye kadar sıra var. Nasıl bir düzendir, kim organize ediyor bu işi, kim yapılandırıyor, anlamış değilim. Bu çocuk zaten askerliğini önünde bir engel gördüğü için bedelliye başvuruyor. Siz 2020'de bu arkadaşa sıra veriyorsunuz, yirmi bir gün askerlik yaptıracaksınız.

Bedelli için değişik formüller uygulanabilir, seferberlik gibi. Benim seferberlik görevim vardı, askerlik bittikten sonra 2 kez daha gittim askeriyede birer hafta kaldım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Akar, tamamlayın lütfen.

HAYDAR AKAR (Devamla) - Yine, bu bedelliler için böyle bir şey düşünülebilir. Beş yıl içerisinde 2 kez seferberlik görevi verilebilir ve bu eğitimi alması sağlanabilir. İlla gidip bir ay o temel eğitimi almasına gerek yok, beş yıl içerisinde bu düzenlenir ve 2 kez düşünülebilir. İzin dönemi düşünülebilir. Çalışıyordur, izin döneminde bu yıllık izinden sayılmaz, bu da olabilir, sayılabilir de. Bunlar yapılabilir.

Bence çok düşünülmesi gereken şeyler var ama şu bir gerçek: Birçok şeyi düzelttik, hep birlikte düzelttik, eksikleri giderdik. Ben bu kanunun daha sonra tekrar elden geçeceğini, konuşulacağını düşünüyorum, bu çıkan hâliyle eksiklikleri görüldüğü zaman. Ama biz bu kanunu engellemek için bir gayret içerisinde olmadık, sadece eksikleri gidermek için fikirlerimizi söyledik. Bu kanunu, inşallah en kısa zamanda yani bu akşam bitireceğiz diye düşünüyorum.

Herkese buradan sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. Asker kardeşlerime de hayırlı tezkereler diliyorum.

Teşekkür ediyorum. (CHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)