Konu:Askeralma Kanunu Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:88
Tarih:12/06/2019


Askeralma Kanunu Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI İSMET YILMAZ (Sivas) - Başkanım, teşekkür ediyorum.

Güvenlik zafiyeti oluşur mu? Muhterem Başkanım, değerli milletvekilleri; mevcut sistemde Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin yüzde 50'ye yakını uzman askerlik sistemine dayanmaktadır; subay, astsubay, uzman erbaş ve sözleşmeli er. İcra edilen teröristle mücadele, yurt dışı ve benzeri kritik harekâtlarda uzman personel, özellikle uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş, er görevlendirilmektedir. Bu nedenle, yeni askerlik sisteminin uzman personel mevcudunda herhangi bir azalmaya sebep olmayacağı gibi Türk Silahlı Kuvvetlerinin icra ettiği görevlere yönelik de olumsuz bir etki yaratmayacağı değerlendirilmektedir.

Yeni askerlik sistemiyle birlikte cezalı duruma düşen yoklama kaçağı ve bakayalarda cezayı artırdık. Sayın Akar'ın değiştirilmesi... "5 TL, 10 TL yapma, belli bir oran koyalım." Doğrudur. "İleride kanuni düzenlemeyi ortadan da kaldırır." diye, doğru bir teklif, ona bir şey demiyoruz.

Yoklama kaçağı ve bakaya cezasının artmış olması, bundan sonra mümkünse oraya gitmeyeceğini, bakayaların yoklamalarının azalacağı düşünülürken yükümlü sayısının... Bu sayede bir yılda silah altına alınabilecek yükümlü sayısının mevcut yükümlü personelin kadro, tercih, istek durumu da dikkate alınarak ilave altı aylık askerlik hizmetine devamla da hâlihazırdaki destekleme oranlarını yakalayabileceğimizi düşünüyoruz.

Bunun yanında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarına yönelik belirlenen kontenjanlar kapsamında uzman personel teminine de devam edilmektedir. Şu anda -biraz önceki rakamları vermiştim- uzman erbaş mevcudumuz 73 bin ama Ekim 2019'da planlanan 79 bin yani alım devam ediyor. Sözleşmeli er şu anda 18.693 ama Ekim 2019'da, işte birkaç ay sonra 19.505'e çıkacak. Hâlihazırda teminde eğitimi devam eden yaklaşık 20 bin uzman erbaşın da kıtaya alınarak kısa bir süre sonra katılacak olmasının da söz konusu erbaş ve er ihtiyacına olumlu katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir.

Yeni askerlik sistemine geçiş aşamasında altı aylık hizmet süresini dolduran yükümlülerin terhis olmasıyla erbaş, er mevcutlarında ilk etapta bir azalma meydana geleceği aşikârdır ancak bu azalmayla hâlihazırda yüzde 60-yüzde 70 olan yükümlü personel destekleme oranının ilk aşamada yüzde 35-40 olarak gerçekleşeceği, bu yılın ağustos ayında yüzde 40-45'e yükseleceği, ekim ayında ise yüzde 45-50'ye yükseleceği değerlendirilmektedir.

İlave altı ay askerlik uygulaması: Şimdi, eğer bu ilave altı aylıkta muhtemel bir rakam var yani yarıya yakını ya da üçte 1'i yaparsa Silahlı Kuvvetlerin ihtiyacını karşılar ama anketlerin herkes, siz de ben de bize aktarılan bilgilerle gerçekleşeceğini düşünüyoruz, hiç kimse ikinci altı ayı seçmezse o zaman bir sıkıntı olabilir, bir varsayıma dayanıyor ama bu hakları verirsek... Dolayısıyla bu hakları verelim ki sıkıntı oluşmasın, askerde kalsın. İleride askeri, sözleşmeli erbaşı da uzman erbaşı da sözleşmeli subayı da öncelikle görev alacak kimseleri bunların arasından seçelim. Zaten komutan bunu bilecek, disiplin durumunu bilecek, olumlu nitelik hâlinde bir rapor verecek, onları da objektif kriterlere bağlamak için yine yönetmeliğe de konabilir. Dolayısıyla şuna çok inanıyoruz ki: Normal sınavlarda, işte, KPSS'den aldığın 50, 60, 70; bir imtihan, sınav komisyonunun önüne geliyorsunuz, beş on dakika bir mülakat yapıyorsunuz. Böyle eleman almaktansa altı ay komutanın görmüş olduğu, davranışıyla, biçimiyle kendisinin de olumlu bir rapor verdiği kimsenin alacağı -orada yine değerlendirilebilir- yüzde 20 veya yüzde 25 ilave puanla birlikte bu adamlar Silahlı Kuvvetlere alınırsa Silahlı Kuvvetlere, askerlik mesleğine uyumunun daha uygun olacağını düşünüyoruz.

Teröristle Mücadele Harekâtı, Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Pençe Harekâtları gibi yurt içi ve yurt dışındaki operasyonların tamamı uzman personelden müteşekkil birlikler tarafından yürütülmektedir, mevcut kanun teklifinde yer alan hususlar da bu operasyonları etkilemeyecektir.

Şimdi, yükümlü miktarını bir sayın vekilimiz söyledi, normalde çağ nüfusu diyoruz, çağ nüfusu okullarda da var; ilkokul 1'e ne gelecek, ortaokula ne gelecek, liseye ne gelecek diye. 1 milyon 300 bin-1 milyon 200 bin gibi, bazen düşüyor, artıyor ama 1 milyon 300 bin-1 milyon 400 bin gibi, bunun yarısı erkek, yarısı kız diye... Ama İçişleri Bakanlığımızdan, Nüfus ve Vatandaşlıktan gelen rakam, erkek doğum oranı 1999'da bu 792 bin iken şimdi ki 723 bine düşmüş yani 70 bine 1, toplam doğum olduğu için kadınlarda da erkeklerde de eksilme vardır ama 723 bin bir doğum oranı var. Biz 700 bin kişi bekliyoruz ama bu 700 bin kişi içerisinden -planlama da buna göre- 20 bin kişinin dövizle askerlik yapacağını düşünüyoruz, 145 bin kişinin bedelli askerlik yapacağını düşünüyoruz, askerliğe elverişli nüfusun yaklaşık yüzde 10'unun da engelli olduğu, dolayısıyla 60 bin gibi bir rakamın da askerliğe elverişli olmayacağı düşünülüyor. Doğum bu ama gelmeyecektir. Bu arada, doğdu ama askerlik yaşına kadar da bir ölüm olabilir, askerlik yaşına kadar vatandaşlıktan çıkabilir de; bunların sayısının da 20 bin olacağını öngörüyoruz. Yine diğer, firar, hastalık gibi nedenlerle de silah altına alınamayan yükümlülerin sayısının 280 bin olacağını öngörüyoruz. Silah altına yükümlü er olarak 400 bin kişiyi düşünüyoruz. Yedek subay olarak bir dönemde 15 bin kişiyi düşünüyoruz, şu anda 10 bin gibi bir rakam var. Yedek astsubay olarak da ilk defa yeni bir sistem getiriyoruz, ona da 5 bin TL olarak düşünüyoruz.

Yine bir sayın vekilimiz söyledi Muhterem Başkanım, gerçekten bu sisteme "tek tip askerlik" deniyor da tabii, tek tipin yanında işte diğerleri de var, dövizlisi var, bedellisi var. Tek tipin yanında, altı aylık esas, esas olan o fakat ikinci altı aylık uzatma da var. Dolayısıyla "Bu gelen sistemin en önemli özelliği nedir?" derseniz, bedelli askerlik yasasının çıkacağı beklentisinin sona ermesidir. Bu beklenti, okumayacağı hâlde yüksek lisansa başlamayı artırıyor. Çok üniversitelerimiz var herhangi bir şehirde, okumayacağı hâlde, devam etmeyeceği hâlde belki doktoraya gidiyor dolayısıyla ertelemek için bahane arıyorlar. Ondan 1 milyon 600 bin işte eğitimden dolayı, eğitim ertelemesi var. 2 milyon 200 bin kişi havuzda var ama 1 milyon 600 bin de eğitimden dolayı. Bedelli çıkacağı beklentisiyle askerliği tecil ettirme, yoklama kaçağı ve bakaya gibi askere gitmeyi erteleyen unsurların azalacağı, ortadan kalkacağı düşünülmektedir. Yani beklentimiz bu ama hukuk da yaşayan bir olgu, önümüze ne çıkacak göreceğiz ama şu var: Askerlik süresinin kısaltılması askere gitmeyi teşvik eder mi? Eder. Askere zamanında gittiğinde burada alacağın puanlarla askerlik mesleğini tercih edeceksen Millî Savunma Bakanlığının şemsiyesi altına personeli olarak girebilir misin? Diğerlerinden daha avantajlı yüzde 20, yüzde 25 olarak.

İki: Burada yine Sayın Akar da söyledi "Sadece bu kapsamda olanlara değil de işte toplam muvazzafların hepsine Toplu Konuttan önceliği verseniz." dedi. E doğrudur, ona da katılırız ama tabii, bütçeyle birlikte, imkânlarla birlikte inşallah, adım adım gelir diye düşünüyoruz. Bu ilave puan verilmesinin bu sistemi teşvik ettiğini de düşünüyoruz.

Yine, bu sistemde ilk defa gelen bir husus, yedek astsubaylık sistemi. Bu ana kadar böyle bir durum yok. Biz, beklenti olarak yaklaşık 5 bin gibi bir personeli almayı düşünüyoruz ama iki yıllık, üç yıllık meslek yüksekokullarını bitirenler vardı. Bunlar daha önce, ilkokul, ortaokul veya lise gibi... Dört yıl olursa yedek subaylık hakkı veriyordun ama iki veya üç yıl olduğunda yedek subaylık hakkı vermiyordun.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin Sayın Başkan.

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI İSMET YILMAZ (Sivas) - Başkanım, son cümlem, tamamlayacağım.

O zaman bunlar "Bize biraz haksızlık oluyor." dediği için, ilk defa meslek yüksekokulu mezunlarına, iki veya üç yıllık olanlara yedek astsubaylık getiriyoruz. Dolayısıyla bunların içerisinden 5 bin kişiyi yedek astsubay alacağız, geri kalanı ise erbaş ve er yapacağız. Ancak bir husus daha var: Eskiden yedek subayların, işte... Normalde, yılda 400 bin erkek öğrenciyi yüksekokuldan mezun ediyoruz, 400 bin. Demek ki yedek subay... Bundaki rakamı vardı ama... Bunun bir kısmı iki yıllık meslek yüksekokulu mezunu, bir kısmı da 200-300 bine yakını da dört yıllık okul. Dört yıllık okul mezunu 300 bin ama yedek subay olarak alacağın 15-25 bin. Geriye kalan rakam yine erbaş olarak yapıyor. Onlara da "Yedek subay olamadın ama acaba yedek astsubay olmak ister misin?" diye onu da soruyoruz. Eğer yedek astsubay olamazsa onların arasından... Dolayısıyla yedek astsubay olmak için iki kaynağımız var; iki ve üç yıllık okullar, artı dört yıllık okullardan yedek subay olamayanlar yedek astsubaylığı tercih edebilecek.

Sistem, altı aylık sistem, esas, artı yedek astsubaylık sistemi getiriyoruz, esas. Bundan sonra artık, böyle askerliğin ertelenmeyeceğini, bir an önce askere gidileceğini, zamanında askerliğin askerlik yapanlara da avantaj sağlayacağını düşünüyoruz ve hep, bu zamana kadar şunu söylerdik: "Devlet için çalışıyorum ama emeklilikte askerlik borçlanması yaptığımda onun ücretini ben ödüyorum." Bunu devletin ödemesi gerektiğini söylüyorduk.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edelim Sayın Bakan.

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI İSMET YILMAZ (Sivas) - İlk defa, bu dönemlerde devlet bunu ödeyecek. Bunun yaklaşık bir maliyet hesabı çıkarıldı, onu da şimdi söylemek isterim.

UĞUR BAYRAKTUTAN (Artvin) - Sayın Bakan, yıllık 600 bin ihtiyacı karşılamayı açıklayamadınız.

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI İSMET YILMAZ (Sivas) - Efendim, onu söyledik. Eğer Silahlı Kuvvetlerin yüzde 50'si profesyonel olmuşsa 600 bini safi. Bakın 400 küsur bin askeriniz var, 200 bin jandarmada var, 600 bin. 600 bin ihtiyacı nereden çıkarıyorsunuz yani?

UĞUR BAYRAKTUTAN (Artvin) - Altı ay, altı ay Sayın Bakan.

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI İSMET YILMAZ (Sivas) - Yok, yok. Hiçbir sıkıntı olmayacaktır, bunu çok net olarak söylüyorum. Genelkurmay Başkanlığımızın da görüşü bu doğrultudadır. Kritik görevleri yapanlar için de zaten bu kanunun özel bir düzenlemesi yoktur. Kritik görevler uzman personel eliyle yürütülmektedir, dolayısıyla altı aylık ve altı aydan fazla temel eğitimi yaptıktan sonraki olanlar içinde değildir.

Bir cümle daha şunu söylemek istiyorum: Buradan yaklaşık ne bekliyorsunuz, ne yapılacak?

Başkanım, bitireceğim.

İkinci altı ay yükümlü olarak bu kapsamda yaklaşık 66 bin kişiyi bekliyoruz. Eğer bunlara 2.090 lira ödersek... Bir arkadaşım "Bu miktar artırılamaz mı?" dedi. İşte, Maliye Bakanlığının da bütçe imkânlarını dikkate alarak söylüyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Açalım Sayın Bakan mikrofonunuzu.

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI İSMET YILMAZ (Sivas) - Son cümlelerim olacak Muhterem Başkanım.

66 bin kişi bekliyoruz, 2.090 lira ödersek on iki ayda 1 milyar 650 milyon lira para ödeyeceğiz. Yedek astsubay ise 5 bin kişi düşünüyoruz. İki ay sınıf okulunda kalacak, kıta hizmetinde ise 4 bin lira aylık ödeyeceğiz; 4.900-5 bin kişi düşünüyoruz, 5 bin ödeyince 250 milyon lira da yedek astsubaylar için düşünüyoruz. Hizmet borçlanması için, o ikinci altı aylık dönemdeki 66 bin kişi için de yaklaşık bin lira ödeyeceğiz, bu da yaklaşık 600 milyon liraya denk geliyor. Dolayısıyla da bu askerlik sisteminin bize maliyeti 3 milyar 153 milyon lira olacak ancak bedelli askerlikten 145 bin kişiyi 31 bin TL'yle çarpınca 4,4 milyar bekliyoruz. Dövizle askerlikte 20 bin kişinin 31 bin TL ödeyeceğini düşünürsek 620 milyon da ondan geliyor. Yani giderimizi 3 milyar 150 milyon, gelirimizi de 5 milyar 115 milyon gibi bir rakam öngörüyoruz. Bu beklentilerimiz karşılanırsa bir sıkıntı olmayacağını düşünüyorum.

Tekrar teşekkür ediyorum.