Konu:Askeralma Kanunu Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:88
Tarih:12/06/2019


Askeralma Kanunu Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI İSMET YILMAZ (Sivas) - Sayın Akar'ın bütün sorularına yazılı cevap vermeye de hazırız Muhterem Başkanım, ondan sonra cevapsız bir soru kalmayacaktır.

Öncelikle Sayın Akar'ınkinden başlayayım Muhterem Başkanım. Askerliğe siyasetin girmesini, liyakatsiz bir değerlendirme yapılarak personel alınmasını biz de istemeyiz. Bu konuyla ilgili yönetmelik çıkacak. Bu yönetmelikte -sizin söylediğiniz kriterler- objektif kriterler, tartışılmaz, herkesçe genel kabul görür kriterler getirilecektir. O konuda bir sıkıntı olmaz diye düşünüyorum.

Komisyondayken milletvekillerimiz de "Bu puan yüzde 20 değil de biraz daha aşağı, biraz daha fazla olabilir." şeklinde ifade etti. Bununla ilgili yine ortak mutabakata varırsak bir şey getirebiliriz, orada da bir sıkıntı olmaz.

Model çalışması yapıldı mı? Aslında bakınca, bu çalışma sadece şimdi değil -Sayın Mehmet Ali Çelebi de söyledi- ta eski genelkurmay başkanları döneminde yapılmış bir çalışmaydı. Her zaman Silahlı Kuvvetlerimizin yeniden yapılandırılması... Sadece Türkiye'ye de ilişkin değil, İngiltere'ye bakın, Almanya'ya bakın, Fransa'ya bakın, NATO çerçevesinde her an yen bir yapılanma var. Dolayısıyla da nasıl daha etkin, daha az, müdahale gücü daha fazla... Teknoloji arttıkça eğitimli insan ihtiyacı da artıyor ve masrafları azaltmak istiyorlar. Trump'un itirazı var, diyor ki: "Millî gelirin en az yüzde 2'sini harcamak zorundasınız ki, tabii bunların da yüzde 20'sini teknolojik cihazlara harcayın ki bir şekilde savunma sanayisinin de sürdürülebilirliği sağlansın." gibi teklifler var. Yeni olmuş bir şey değil, çok eskiden beri yapılıyordu.

Yine sayın vekilimiz söyledi "Bu, Komisyonda ne kadar tartışıldı?" dedi. Komisyona tabii, daha önceden getirildi ama Komisyonda hep bilinen bir husustu bundan önce. Şimdi, Komisyon raporumuz yayımlandı. Komisyon raporumuzda bütün partilerimizin, gruplarımızın da şerhleri var, itirazları var. Genel itibarıyla herkes böyle... İtiraz eden oldu ama bir itiraz raporunu okuyayım muhalefet şerhinden: "Bu uygulama özü itibarıyla doğrudur."

Yedek astsubaylarla ilgili bir itiraz vardı. Yine 45'inci maddede Sayın Cumhurbaşkanına verilen yetkiliyle ilgili itiraz vardı. Dolayısıyla sınırlı sayıda... Geliri oranında bir askerlik bedeli alınması doğrultusunda görüş iletildi. Firari ve bakayalar için de bedelli askerlik uygulamasının mümkün hâle getirilmesi istendi. Yine bir başkası, 39'uncu maddeyle ilgili, dövizle askerlik yapmak isteyenler için yapılacak tahsilatın daha düşük olması gerektiği... Biz biliyorsunuz yurt dışında olup da üç yıl ikamet edenlere dövizle askerlik izni veriyoruz, hakkı veriyoruz. O arkadaşlarımız "Bu üç yıl değil, bir yıla düşürülse daha iyi olur." şeklinde... Dolayısıyla da genelinde 65 madde -yürütme, yürürlük dâhil- 1 geçici madde var, 66 ama itiraz edilen herhâlde 8 madde falandır, geri kalanlar hemen hemen mutabakatla geçti diye düşünüyoruz yani.

Yine, Sayın Müsavat Dervişoğlu da... "Tartışalım, bu milletin genelini ilgilendiriyor ve ülkemizin bekası için de önemlidir." Denildi. Biz de buna katıldık, bunu da çok net söyleyeyim.

Yine, asker sayısıyla ilgili bir soru vardı. Hemen o asker sayısını da vermek isterim. Bizdeki asker sayısı: 23.789 subayımız var, 62.174 astsubayımız var, 73.966 uzman erbaşımız var. 18.693 -20 bin planladık, dolayısıyla sözleşmeli erbaşta çok geride kaldığımız değil, planladığımız rakam 20 bindi- alınan sözleşmeli erbaş, şu anda aktif görev yapan 18.693. Uzman personelin toplam sayısı 178.866. Yedek subay sayımız şu anda görev yapan 10.833. Erbaş ve er, yükümlü olarak ne kadar? 229.017. Yükümlü personelin toplamı -yedek subay artı er, erbaş- 239.850 kişi. Toplam askerî personelimiz 418.716. Bunlarda sivil memurlar var, işçilerimiz var, bunların da toplamı 38.461. O hâlde "Millî Savunma Bakanlığımızın çatısı altında, Silahlı Kuvvetlerimiz dâhil, onlara hizmet edenler dâhil toplam sayı ne kadar?" derseniz; 457.177. Bu rakama Jandarma Genel Komutanlığı da dâhil değil. Jandarma Genel Komutanlığının da 200 bin personeli var, belki 198.989 gibi bir rakam ama 200 bin var ve savaş döneminde Jandarma Genel Komutanlığı Genelkurmayın ayrılmaz bir parçasıdır. Dolayısıyla 457 bin burada var, 200 bin daha koyarsak 657 bin. Buraya gelmeden önce de... Bu, İngiltere'nin sitesinde, normal sitesinde 112 bin. "Dünyada 40'ın üzerinde operasyon yapıyoruz." deniyor. Fransa'nın 2015 şeyinde, baktım, 108 bin, hava kuvvetleri 42 bin, deniz kuvvetleri 36 bin ama bunlar da tekrar gözden geçirilecek... Genel gidişat, eğilim asker sayılarının azaltılması doğrultusundadır ama bunun yanında hangi bölümü artıracaklar? Özel kuvvetleri artırmak istiyorlar çünkü operasyonda kullandıkları kimseler böyle yükümlü olanlar değil. Özel kuvvet mensuplarını da artırmak istiyorlar.

NATO içindeki ülkelerde de genellikle kabul görmüş, herkes de bilir, NATO'nun 2'nci en büyük ordusuna sahip ülkeyiz Amerika'dan sonra. Amerika'nın nüfusu 330 milyon, 350 milyon gibi bir rakam, bizimki 82 milyon. Amerika'dan sonra en fazla ordu bizim var, bu da Türkiye'nin gücündendir. Hep onu söyledim: DEAŞ, Irak sınırına kadar geldi, oradaki Türkmen şehirlerini, Kürt şehirlerini, insanlarını yerinden ederken Türk sınırında geldi, durdu. Haritanın üzerindeki çizgiye bakıp da durduysa bu, bu ülkenin gücünden geliyor. Silahlı gücü, bu ülkenin somut gücü. Ondan dolayı hepimiz bu ülkede daha özgür yaşıyoruz. Sıkıntılarımız olabilir ama o sıkıntılara bazen dışarıdan bakmak lazım. Ben hep şunu söylüyorum: Kayseri yakındır, Kayserililer iyi bilir, Erciyes'in tepesine çıkarsanız Erciyes Dağı'nın yüksekliğini bilmezsiniz. Erciyes Dağı'nın yüksekliğini anlamak için biraz açılmak lazım, ovaya inip ovadan bakmak lazım. Dolayısıyla Türkiye'nin geldiği seviyeyi bilmek için de Türkiye'ye dışarıdan bakmak lazım. Sırbistan Cumhurbaşkanının söylediği ifadeyi tekrarlıyorum: "Türkiye, bölgesinde süper güç." Sırbistan Cumhurbaşkanı yani bir siyasi, değerini söylüyor. Bu nedir? Bu, bu ülkenin gücündendir. Eksiklerimiz var ancak bir mesafe aldığımız da kesin. Bunu nasıl aldık? Yine, inanın, birlikten, beraberlikten, Silahlı Kuvvetlerimizden, kurumlarımızdan... Bu Orta Doğu coğrafyasında devlet geleneği olan 3 devlet sayarlar; biri İran, biri Türkiye, biri de herhâlde varsa kendi kendini yöneten İsrail diye düşünülebilir. Dolayısıyla eksiklerimiz var ama inşallah, onu da ileriki dönemde çıkartacağız.

Bu kanuna niçin ihtiyaç duyduk? 2 milyon 300 bin ertelimiz var, 2 milyon 200 bin havuzda bekleyen insanımız var. Bunları bir şekilde askerlikten muaf da edemiyoruz, bunları bir şekilde askere de alamıyoruz. Bunların 1 milyon 600 bini de üniversite eğitimi dolayısıyla ertelemiş, 460 bin bakayamız var. Peki, bunların sebeplerini araştırmak lazım ki bir daha 2 milyon 200 bin erteleme ortaya çıkmasın diye.

Gerçekten, bir anda 106 bin kişiyi terhis edeceğiz. Peki, bir açık olacak mı? Biz olmayacağını -gerek profesyonelleşmeye doğru gidiyoruz gerekse de celp dönemleriyle- yeni gelenlerle bu açığın kapanacağını düşünüyoruz. Daha teknolojik cihazları kullanıyoruz, teknolojik imkânları da kullanıyoruz. Sayın vekillerimiz de söyledi, teknolojinin gerektiği yerde muhakkak ki insan da gerekiyor, ondan hiç şüpheniz olmasın. En güvenilir unsur insan unsuru. İnsan unsurunu ihmal ettiğiniz anda diğerlerini yanıltabilmek, atlatabilmek kolay. Ama insan artık teknolojik gerekliliği bir araya oturtturduğunda...

Ama 2 milyon 300 bin bekleyen var, 460 bin bakaya var. O hâlde ne yapmak lazım? Yeni bir düzenleme yapmak lazım. Üzerinde çalışalım ki bu bakaya sayısını azaltmak lazım, yoklama kaçağını azaltmak lazım. Erteleme... Doğrudur, eğitim bu ülkenin ihtiyacıdır ama ulusal güvenlik de, millî güvenlik de bu ülkenin ihtiyacıdır. Bunları dikkate alarak...

Vatandaşların da talebi var. Her yıl bedelli askerlik talebi geliyor, değil mi? Hatta şimdi bile "94 doğumluyum, birkaç günle, birkaç ayla bir önceki bedelliyi kaybettim, kaçırdım. Lütfen yeni bir şey..." Ve yeni de sosyal medyada çıktı; sosyal medyayla bunların birbirlerini etkilemeleri, hareket edebilmeleri ve bizlere taleplerini iletebilmeleri de çok daha kolaylaşan bir döneme girdi ve kısa bir süre sonra yeni bir bedelli çıkacağı ihtiyacı duyurusu, beklentisi askere gelecek olanı da gelmez hâle getiriyor. O hâlde öyle bir sistem yapalım ki ertelemeler azalsın. Ne kadar, kimse, her yıl... Böyle yeni bir yasa çıkmayacak artık bundan sonra. Burada -145 bin-toplam 700 bin yükümlü düşürülüyor, bu 700 bin yükümlüden 400 bine Genelkurmayımızın kendi ihtiyacı var, geri kalanlar kendi ihtiyacının dışında. Kendi ihtiyacının dışında olanlardan öğretmen ihtiyacı olanları öğretmen olarak görev yaptıralım, eski mevcut düzenlemede de vardı, şimdikinde de var, polisler yine eski sistemde devam ediyor, Sahil Güvenlik ve Jandarmada olanlar Millî Savunma Bakanlığındaymış gibi aynı sistemle devam ediyor; hiçbir değişiklik yok. Bunların dışındakiler de dövizli askerlik, bedelli askerlik; ödesinler, bir aylık temel eğitimi de alsınlar, askerlikten muaf olsunlar.

Antalya'dan beni aradılar "Peki, zenginler bunu verecek de ya fakirler ne yapacak?" diye, talep böyle geliyor ama Silahlı Kuvvetlerimizin insan gücüne ihtiyacı olduğu gibi teknolojik gereçlere de ihtiyacı var. Bu kaynağı nereden bulacak? Yine milletimizden alacak, vergi yoluyla alacak. Dolayısıyla da bence beden yoluyla askerlik yapmak isteyenler hoş geldi sefa geldi, başımızın üstüne ama bedel karşılığı verecekse... Ki bakın, 2011 yılında ilk bedelli çıkardığımızda 30 bin lira bedel koyduk, şimdi 31 bin liraya denk geliyor, o zaman da 600-700 bin beklenti vardı, başvuran sayısı 70 bini ancak buldu. Şimdi diyorlar ki "145 bin sayısını artırın, bu yetmez çünkü bekleyenler var." Kendi bedel ödeyecek olan kimse sanıyor ki bütün herkes bedel ödeyecek; inanın, 145 bin bedelli sayısı dahi dolmayacaktır diye düşünüyoruz. Çünkü altı aylık askerliğe 30 bin lira ödese ayda 5 bin lira mı yapar? 6 kere 5, 30 gibi... E, herkesin 5 bin lira vereceğini düşünüyor musunuz? Ben olsam vermem, onu da söyledim daha önce, ben gider askerliğimi yaparım, bunu çok net söylüyorum. Askerliğin de ayrı bir değeri, ayrı bir katkısı, kazandırdıkları vardır, o da ayrı bir okuldur.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - O zaman, daha yüksek tutun Sayın Bakan, çok parası olanlar yapsın sadece.

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI İSMET YILMAZ (Sivas) - Yok, öyle demiyoruz, optimumu diyoruz.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Sabancı'nın torunuyla benim torunum aynı mı?

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI İSMET YILMAZ (Sivas) - Haydar Bey, olabilir, daha az olan da var, herkes gider. Yüksek yaptığınızda ise yine optimumu yakalayabilmek lazım. Dolayısıyla, bir ortası... 1 liraya da düşürebilirsiniz, çok fazla da artırabilirsiniz ama bir yerde durmak lazım. Bu 30 bin lira rakamı makul gibi 145 bin rakamını sağlayabilmek için.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Sayın Başkan, iki buçuk dakika alacağımız var bizim.

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI İSMET YILMAZ (Sivas) - Sayın Başkanım, sayın vekilimiz sormuştu, Silahlı Kuvvetlerde hayatını kaybeden askerlerimizle, intihar eden...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI İSMET YILMAZ (Sivas) - Son cümlemi söyleyeyim, yazılı olarak bu bilgileri vereceğim.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Başkanım, süre bitti.

BAŞKAN - Değerli arkadaşlar, süre konusunda herhâlde Başkanlığın bir takdiri olacaktır.

Sayın Yılmaz, siz lütfen cümlelerinizi tamamlayın, rahatça tamamlayın...

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI İSMET YILMAZ (Sivas) - Başkanım, teşekkür ediyorum.

BAŞKAN - ...yani kafalarda hiçbir soru işareti kalmasın, herkes sorduğu sorunun cevabını alsın.

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI İSMET YILMAZ (Sivas) - Tamam, olur, sağ olasınız.

BAŞKAN - Buyurun.

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI İSMET YILMAZ (Sivas) - Efendim, teşekkür ediyorum.

İntihar etme oranı... Aslında bizim Silahlı Kuvvetlerimizde intihar bir gerçek, bunu azaltmak için Silahlı Kuvvetler bünyesinde gerçekten birçok çalışma yapılmakta. İstiyoruz ki insanlar yalnız hissetmesin, kendi sorunlarını en yakınındakine aktarabilsin. Gerek bilimsel, işte psikolojik destek de alarak bunu en aza düşürmek, azaltmak istiyoruz ama bu sorun sadece bizim ülkemizin sorunu değil. Amerikan internet sitelerine bakın, Amerika'daki sayı çok daha fazla, Finlandiya'daki sayı çok daha fazla yani başka ülkenin negatifi veya kötüsü bizim bu hatalı olan şeyi meşrulaştırmaz ama insanlığın da ortak bir sorunu olduğunu bilelim. Bunu nasıl hep beraber çözelim de ortadan kaldıralım da Silahlı Kuvvetlere giren evlatlarımızı, sağ salim aldığımız evlatları anne babalarına sağ salim teslim edelim de böyle bir sorun önümüze gelmesin diye... Dolayısıyla son on yıldaki intihar sayılarını da yazılı olarak bildireceğiz ve son on yılda Silahlı Kuvvetlerde görev yaparken çatışmalarda ölenleri de bildireceğiz. Ama oradan şu noktaya geliniyor: İntihar edenlerin sayısı silahlı çatışmalarda ölenlerden daha fazla, bu aynen trafik kazalarında ölenlerin sayısının terörle mücadelede ölenlerin sayısından fazla olması gibi.

Tekrar teşekkür ediyorum Muhterem Başkanım.