Konu:Askeralma Kanunu Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:88
Tarih:12/06/2019


Askeralma Kanunu Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI İSMET YILMAZ (Sivas) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Sayın Başkanım, sayın milletvekilleri; Türkiye Büyük Millet Meclisi Millî Savunma Komisyonunda kabul edilen ve Meclis Genel Kurulumuzda görüşülmesine başlanan Askeralma Kanunu Teklifi üzerine Komisyon adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle sizleri saygıyla selamlıyorum.

Sözlerimin başında bu ülkenin birliği, bütünlüğü ve değerleri için can veren şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum, mekânları cennet olsun. Uğruna can verdikleri değerleri ilelebet koruyup yaşatacağız.

Arif Nihat Asya'nın ifadesiyle "Şehitler tepesi boş değil/ Biri var bekliyor/ Yattığı toprak belli/ Tuttuğu bayrak belli/ Kim demiş meçhul asker diye/ Toprağını kahramanlar bekliyor." Üstünü de kahramanlar bekliyor.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Askeralma Kanunu Teklifi'ni görüşmeye başladık. Bütün partilerimize sonsuz teşekkür ediyorum çünkü Silahlı Kuvvetler ortak değerimiz. Ortak bir çalışmayla ve ortak akılla Silahlı Kuvvetlerimizin ve ülkemizin gücüne güç katacak bir teklifi hayata geçirirsek bundan Türkiye kazanacaktır.

Sayın vekillerimizin konuşmalarından da anlaşılacağı üzere, bu kanun teklifi halkımız tarafından çok yakından takip edilmektedir. Kanun teklifinde hem halkımızın beklentileri hem de Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyaçları dikkate alındı. Bu kanun teklifinde askerlik sisteminin sürekliliği sağlanarak, öngörülebilir bir sistem içinde eğitimli insan gücü kaynağının etkin ve verimli kullanılması amaçlandı.

Bu teklif hazırlanırken Millî Savunma Bakanlığı, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığıyla koordine edildi.

Teklifin içeriğinde, bu kamu hizmeti alanlarında birçok yeni uygulama hayata geçirilmektedir. Bu uygulamalardan en önemlisi, bundan sonra bir bedelli yasası çıkarılacağı beklentisinin sona ermesidir. Bu beklentinin sona ermesinin çok önemli sonuçları olacaktır. Bedelli çıkacağı beklentisiyle askerliği tecil ettirme, yoklama kaçağı ve bakaya gibi askere gitmeyi erteleyen unsurların azalacağı, ortadan kalkacağı düşünülmektedir. Hâlihazırda mevcut olan 2 milyon 200 bin yükümlü havuzunun bir daha oluşmayacağı, yükümlülerin zamanında askere gideceği beklenilmektedir.

Zamanında askere giderek askerlik yükümlülüğünü er veya erbaş olarak yerine getiren yükümlüye askerlik sonrası, asker öğrenci, dış kaynaktan muvazzaf subay-astsubay, sözleşmeli subay-astsubay, uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş-er temininde ek puan verilmesi uygulaması getirilmektedir. Böylece, askerliğini yapanlar askerliğini yapmayanlara kıyasla askerlik mesleğine öncelikli alınacaktır. Bu şekilde askerlik mesleğine alınanların beş dakikalık bir mülakatla alınan personelden çok daha uyumlu olacağına, askerlik sistemine uyum göstereceğine hiç şüphe yoktur.

Askere gitmeyi teşvik eden yeni askerlik sisteminde askerlik süresi de altı aya indirilmektedir. Bilindiği üzere ülkemizde yükseköğretim okullaşma oranı her yıl artmaktadır. 1995'te erkekler için brüt yükseköğretimde okullaşma oranı yüzde 21 iken bu oran bugün yüzde 111'dir. Üniversite sayısının ve kapasitesinin artmasıyla birlikte bu oranın daha da artması beklenmektedir. Yılda yaklaşık 400 bin erkek yükseköğretimden mezun olmaktadır. Hâlihazırda 1 milyon 600 bin öğrenci ertelinin 1 milyon 300 bini üniversite öğrencisidir. Doğal olarak altı aylık askerliğe tabi yükümlü sayısı da artmaktadır. Askerlik süresinin kısaltılmasının askere gitmeyi de teşvik edeceği düşünülmektedir.

Gelişmiş, teknolojik, akıllı silahların kullanımıyla birlikte Silahlı Kuvvetlerimizde uzman personel istihdamı da artmaktadır. Sözleşmeli er uygulamasının başlangıcında sözleşmeli er sayısı bugünkü sayısının yaklaşık onda 1'i kadarken, yine uzman erbaş sayısı bugünkü mevcudun yarısı kadarken, barışta yükümlü askerlik süresinin altı ay olması siyasiler tarafından da teklif edilmiştir.

NATO içindeki ülkelerin orduları yeniden yapılandırılmaktadır. Dünyanın 40 ülkesinde askeri olan İngiltere'nin kara kuvvetleri sayısı 100 bin civarında -112 bin- yine Fransa'nın da 100 bin civarındadır. Orduların gücü salt asker mevcuduyla değil, teknolojiyi kullanan eğitimli personelle birlikte değerlendirilmektedir. Bütün bu unsurlar dikkate alınarak yeni getirilen düzenlemede hizmet süresi altı ay olarak belirlenmiştir.

Bu kanun teklifiyle getirilen yeniliklerden biri de altı ay er ve erbaş olarak askerlik yükümlülüğünü yerine getirenlerden, istekli olanlardan uygun görülenler, terhise hak kazandığı tarihten itibaren Bakanlıkça uygun görülecek sayıda ve altı ay süreyle sınırlı olmak üzere askerlik hizmetine devam edeceklerdir. Bu kapsamda askerlik hizmetine devam edenlere, bu görevlerinin devamı süresince net asgari ücretten az olmamak üzere harçlık da ödenecektir.

Teklifle getirilen bir diğer yeni uygulama yedek astsubaylık sistemidir. Mevcut sistemde liseden sonra iki veya üç yıl süreli yükseköğretim kurumlarından mezun olanlar er olarak askerliğini yapmaktadırlar. Yine, yedek subay hakkına sahip olacak ancak ihtiyaç fazlası nedeniyle yedek subaylardan er olarak askerliğini yapanlar da var. Yeni düzenlemeyle, Türk Silahlı Kuvvetleri, ihtiyacı kadar yedek subay adayını, iki veya üç yıl süreli yükseköğretim kurumlarından mezun olanlar arasından ve dört yıl ve daha fazla süreli yükseköğretim kurumlarından istekleri de dikkate alınarak seçmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaç duyduğu yedek subay miktarından fazla yükümlüler, askerlik hizmetini erbaş ve er olarak yerine getirecektir. Yedek astsubayların hizmet süresi, yedek subaylar gibi on iki ay olarak belirlenmiştir.

Kanun teklifiyle getirilen bir diğer yenilik bedelli askerlik uygulamasıdır. Bedelli askerlik her dönem için uygulanır hâle getirilmektedir. Yeni getirilen düzenlemeyle, istekli olanlar arasından Bakanlıkça belirlenen sayıda yükümlü, 240 bin gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak bedeli, silah altına alınmadan önce Bakanlıkça belirlenen sürede peşin ödemeleri ve bir aylık temel askerlik eğitimini tamamlamaları hâlinde askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılacaklardır.

Askeralma Kanunu Teklifi'nin getirdiği bir yeni uygulama da tabiplere ilişkindir. Bu düzenlemeyle, hem Türk Silahlı Kuvvetlerinin tabip ihtiyacının karşılanması hem de tabip olmayan yerleşim yerlerinde hekim eksikliğinin giderilmesi amaçlanmaktadır. Yeni getirilen düzenlemeyle, Bakanlık ile Sağlık Bakanlığınca her celp döneminde müştereken belirlenen yer ve miktarda yedek subay aday adayı olarak silah altına alınacak tabipler, temel askerlik eğitimini takiben devlet hizmeti yükümlülüğünü yapmak üzere Sağlık Bakanlığı emrine verilecek ve bu yükümlülüğü yerine getirinceye kadar geçici terhis edilecek; bunlardan usulüne uygun olarak devlet hizmeti yükümlülüğünü yerine getirenler Sağlık Bakanlığınca Bakanlığa bildirilecek ve bunlar da asteğmen olarak terhis edilecektir. Bakanlık ile Sağlık Bakanlığınca her celp döneminde müştereken belirlenen yer ve miktarda -Hakkâri Yüksekova'da veya Şemdinli'de- askerlik hizmetini yedek subay olarak yerine getiren tabipler devlet hizmeti yükümlülüğünü de tamamlamış olacaklardır.

Yeni getirilen teklifle getirilen bir başka yenilik de teknik bilimler meslek yüksekokulu ve meslek lisesi mezunları ile tarım, turizm ve mevsimlere bağlı sektörlerde faaliyet gösteren yükümlülerin askere sevkine, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaç ve öncelikleri de dikkate alınarak, mesleklerine uygun olarak sınıflandırma ve istedikleri celp döneminde silah altına alınma taleplerine ilişkin usul ve esaslar da Bakanlıkça belirlenecektir. Turizm bölgelerinde çalışanlar turizm mevsiminin yoğun olduğu dönemde değil, olmadığı dönemde; tarım alanında çalışanlar ekim, biçim, harman döneminde değil, onlardan daha sonra askere gidebilecektir.

Yine, getirilen teklifle askerlik erteleme süreleri yeni düzenlemeyle azaltılmaktadır. Lise ve dengi okullarda öğrenim görenler mevcut kanunda 29 yaşına kadar erteleniyordu, yeni kanunda 22 yaşına kadar. Fakülte ve yüksekokulda öğrenim görenler eski kanunda 29 yaşına kadar erteleniyordu, yeni kanunda 28 yaşına kadar. Lise mezunları mezun olduktan sonra üç yıl erteleme hakkına sahipler ve 22 yaşını geçmeyecekler; meslek lisesi mezunları ise -normal liseden mezun olanlar üç yıl erteletebiliyordu- 3+3 yani 25 yaşına kadar askerliklerini erteletebilecekler. Fakülte ve meslek yüksekokullarında öğrenim görenler mevcut kanunda 29 yaşına kadar erteletebiliyordu, yeni kanunda 28; yine, kamu görevlisi yurt dışında staj yapabilir, yüksek lisans yapabilir, doktora yapabilir, eski kanunda 35 yaşına kadar erteletebiliyordu, yeni kanunda 32 yaşına kadar; sporcular 38 yaşına kadar erteletebiliyordu, yeni kanunda 35 yaşına kadar; orijinal, bilimsel çalışma yapanlar, araştırma yapanlar 36 yaşına kadar askerliğini erteletebiliyorlardı, yeni getirilen düzenlemeyle bu erteleme yaşı 35'e çekilmektedir.

Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; yeni kanun teklifinde, yoklama kaçağı, saklı ve bakayalara verilen cezalar da artırılmaktadır. Bir örnek vermek isterim. Mevcut kanunda, bir yıl içinde gelenler 500, yakalananlar 2 bin; bir yıldan sonra gelenler 750, yakalananlar 3 bin Türk lirası idari para cezasıyla cezalandırılıyordu ve bu cezaları verme yetkisi de il ya da ilçe idare kurullarında idi. Yeni getirilen düzenlemeyle, kaçak kaldıkları gün süresi kadar idari para cezasıyla cezalandırılmakta, kendiliğinden gelenler için her gün için 5 lira, yakalananlar için ise her gün karşılığı 10 Türk lirası idari para cezasıyla cezalandırılmakta, para cezasını vermeye yetkili makam da askerlik şubesi başkanı olmaktadır.

Yine, izin süreleri değiştirilmekte. Mevcut 1111 sayılı Kanun'da erbaş ve erlerin izin süreleri muvazzaflık hizmetinin her ayı için iki gün, on iki ay muvazzaflık vardı, 12x2=24 gün izin alıyorlardı, dolayısıyla, normalde on iki ay da değil on bir aya düşüyordu; şimdi getirilen düzenlemede ise erbaş ve erlere, hizmetinin her ayı için bir gün izin veriliyor. Yine, mevcut kanunda radyoaktif ışınla çalışanlara otuz güne kadar sıhhi izin verilirken, getirilen düzenlemede radyoaktif ışınla çalışan erbaş ve erlere her ay için iki gün ilave izin verileceği düzenlemesi getirilmektedir. Yine, sağlık izin süreleri de kısaltılmaktadır. Mevcut kanunda, erbaş ve erlere verilen hava değişimi ve istirahat sürelerinin toplam otuz güne kadar olan kısmı muvazzaf askerlik hizmetinden sayılmaktaydı; yeni getirilen düzenlemede, hava değişimi ve istirahatte geçen sürelerinin, her ay için bir günlük kısmı askerlik hizmetinden sayılmaktadır.

Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; yurt dışı erteleme yaşı da düşürülmektedir. Mevcut düzenlemede yurt dışında doğan ve ikamet edenler 38 yaş sonuna kadar askerliklerini erteletebilecek iken yeni getirilen düzenlemeyle bu yaş 35 yaşına çekilmektedir.

Yine, dövizle askerlik miktarı da artırılmaktadır. Mevcut düzenlemede, 2 bin avro ödemek kaydıyla ve Bakanlıkça belirtilen uzaktan eğitimi almaları hâlinde askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılanlar yeni düzenlemede, bu kanunda belirtilen 9'uncu maddedeki gösterge rakamının -240 bin- memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarın, avronun ödenmesi ve uzaktan eğitimin alınması kaydıyla dövizle askerliğini yapmış şartı aranıyor.

Yine, askerlik hizmetini er veya erbaş olarak yapanlara da ilave haklar tanınmaktadır. Bunlar: Asker ailelerine yapılan yardım miktarı artırılmakta. Askerlik hizmetini er veya erbaş olarak yapıp da daha sonra Millî Savunma Bakanlığının personel ihtiyacına başvuranlara yüzde 20'ye kadar ancak bunlar yüksekokul veya meslek lisesi mezunu ise yüzde 25'e kadar ilave puan verilecek.

Yine, kendi üzerlerine konutları olmayanlara Toplu Konut İdaresinden öncelikli konut temin edilebilecek.

Yine, hizmet süreleri içerisinde kamu ve belediyeler tarafından işletilen toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz yararlanacak.

Hizmette geçen süre içinde de müze ve ören yeri gibi yerlerden de ücretsiz yararlanılmakta.

Çok daha önemlisi -daha önceki yıllarda hep Plan ve Bütçe Komisyonunda arkadaşlarımız teklif ederlerdi askerlik hizmet borçlanmasının devlet tarafından karşılanmasıydı ikinci altı aylık dönemdeki hizmet borçlanması devlet tarafından karşılanıyor.

Öğretmenlerin askerlik hizmeti uygulaması aynen devam etmektedir.

Emniyet hizmetleri sınıfı mensuplarının askerlik hizmeti aynen devam etmektedir.

Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı mensuplarının kurumlarından ilişiklerinin kesilmesi sonrası askerlik hizmeti uygulaması Türk Silahlı Kuvvetleri personeli uygulamasına tabidir. Yine, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisinden veya Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı adına okudukları okuldan ilişiği kesilenlerin okuduğu sürelerin askerlikten sayılmasına dair uygulamada, yine askerî öğrenciler, Millî Savunma Üniversitesi ve yine Millî Savunma Bakanlığı adına okuyan öğrenciler gibi aynı hükümlere tabidir.

Yine, bu kanunun uygulanmasına dair yönetmelik altı ay içerisinde çıkartılacak; bu kanun çıktığında 2 kanun yürürlükten kaldırılacak, 1111 sayılı Askerlik Kanunu ile 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu yürürlükten kaldırılacak; geçici maddeyle Jandarma Genel Komutanlığının ve Sahil Güvenlik Komutanlığının erbaş ve er ile askerlik yükümlüsü ihtiyacı için Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenecek süre yine bu çerçevede sağlanacak; yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte askerlik hizmetini, er ve erbaş olarak altı aylık hizmet süresini tamamlayanlar terhis edilecek, isteyenlerden uygun görülenler altı ay daha askerlik hizmetine devam edebileceklerdir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bu arada daha önceki dönemden birkaç hususta da yine sayın Genel Kurula bilgi sunmak istiyorum. Hâlen Mayıs 2019 celbinin kıtalara sevki devam etmektedir. 10 Haziranda başladı, 8 Temmuza kadar 29 bin yükümlünün kıtalara sevkleri devam etmektedir. Bu yükümlü erler öncelikle hudut birlikleri ile Kıbrıs hudutlarındaki birliklere tertip edilmiştir. Ağustos celbi 18 Temmuzda başlayacaktır. Bu celpte erlerin 12 bini doğrudan batıdaki kıtalara gönderilecektir. Kasım 2019 celbi ise Eylül 2019'da başlayacaktır. Kara Kuvvetleri Komutanlığının öncelikli görevi olan hudutların korunmasına yönelik birliklerin öncelikleri belirlenmiş ve birinci öncelikli desteklenecek birliklerin Mayıs 2019 celbinden itibaren hâlihazır seviyenin muhafaza edilmesi hedeflenmiştir. Bu tedbirlere ilave olarak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hududu dâhil hudutların kritik kesimlerinin komando birlikleriyle takviye edilmesi de planlanmıştır.

Yine, 27 AB ülkesinin 20'sinde zorunlu askerlik yoktur. Ancak Alman Savunma Bakanıyla, yine Hollanda Savunma Bakanıyla bizzat görüştüğümde, kaldı ki onların da kendi "White papper" diye silahlı kuvvetlerinin plan ve programı var, yine burada güvenlik konseyinin üyesi olacağı, işte uluslararası toplumun eşit bir sorumlusu olarak kendi üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getireceklerini belirterek açıkça yazıyor. Aslına bakınca, "Zorunlu askerliği kaldırmadık, zorunlu askerliği askıya aldık. " diyorlar. Niçin askıya aldılar? Yeteri kadar talep ettiklerinde genç nüfus bulamıyorlar. Eğer Türkiye'deki nüfus artış hızı Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyacını karşılayacak kadar olmazsa bilin ki Türkiye'nin de varacağı nokta orasıdır. Yoksa ne Almanya ne de Hollanda zorunlu askerliği kaldırmadı, oradaki tabire de arkadaşlarım bakabilirler "suspension" askıya almak. Dolayısıyla çocuk sayısında hangisi olabilir onu söylemem, sayısını bilmem ama Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyacı kadar bir neslin devamının sağlanması bu ülkenin bekası için de gereklidir.

ENEZ KAPLAN (Tekirdağ) - Suriye'den getiririz, fark etmez.

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI İSMET YILMAZ (Devamla) - Yine, bir başka, "Suriyeli sığınmacıların Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesine geçmesinin önü açılıyor mu?" diye de bir bilgi sunmak isterim. Böyle bir açılma yok. 22 yaşından sonra vatandaşlığa alınanlara muafiyet, daha genç yaşlarda vatandaşlığa alınanların askerlik yükümlülüğünde bulunması yönündeki mevcut uygulama da aynen korunmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ŞENOL SUNAT (Ankara) - Aynen korunmuyor ki, mülteci sayısı artacak.

BAŞKAN - Buyurun.

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI İSMET YILMAZ (Devamla) - Yine, bedelli askerlik yapanları biz temel askerlik eğitimine alıyoruz. Çünkü, bu insanların seferberlik kaynağına alınabilmesi için temel eğitime ihtiyaç vardır. Sivil savunma hizmetlerinde görevlendirilmesi hususunda özel bir kanuni düzenleme de gerekmektedir.

Yine, bir başka bilgi vermek isterim: "Askeralma" ibaresi 1970 tarihinden itibaren bizim mevzuata girmiştir, 1325 sayılı Millî Savunma Bakanlığının Görev ve Teşkilatı Hakkında Kanun'la birlikte. 2012'de asker alma ayrı; birleştirilmiş, tek tabir hâline getirilmiştir yanlış anlamaları önlemek için. Yükümlülük esasına göre askerlik hizmetini yapacak yedek subay, yedek astsubay, erbaş ve erlerin yükümlülük esasına vurgu yapmak maksadıyla kanunun adı "Askeralma Kanunu" olarak ifade edilmiştir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edelim Sayın Yılmaz.

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI İSMET YILMAZ (Devamla) - Teşekkür ederim Başkanım.

Çok kısa sürede bitiriyorum.

Yine bir sayın vekilimiz "Askerî personelin sendika hakkı niçin yoktur?" dedi. 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun "Sendika Üyesi Olamayacaklar" başlıklı 15'inci maddesinde Silahlı Kuvvetler mensubu da sayılmaktadır. Dolayısıyla, kanun değişikliği gerekiyor.

Yine, bir vekilimizin "Muş Hasköy Jandarma Komutanlığında zorunlu askerlik görevini yerine getirirken Er Uysal Doğan'ın 2012 tarihindeki ölümüyle ilgili başvurulara bir cevap alınamadığı" şeklinde bir ifadesi olmuştu. Jandarma Genel Komutanlığından bu konuda sorulan bilgi ve alınan cevap şu şekilde: "Kaza olay raporu tutuldu. Akabinde olay yargıya intikal etti. 8. Kolordu Askerî Savcılığı tarafından yapılan kriminal inceleme sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmiştir." Ancak aileler bu kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara da itiraz ediyorlar. Bundan sonra yeni bir hukuki yol, prosedür açılır mı? Onu da yüce Meclisin takdirine bırakıyorum.

Yine, şehitlerin ne mezhebine ne inancına ne etnik kimliğine bakılmaz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin Sayın Yılmaz.

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI İSMET YILMAZ (Devamla) - Sonsuz teşekkür ediyorum Başkanım.

Bu ülke için, bu bayrak için can veren, aynı Çanakkale'de olduğu gibi... Çanakkale'de gidin, şehit olanlara bakın; Selahaddin'den gelen var, Erbil'den gelen var, Hama'dan gelen var, Şam'dan gelen var, Kudüs'ten gelen var, İşkodra'dan gelen var, Balkanlar'ın dört bir köşesinden gelen var. Dolayısıyla, orada nasıl bir ve beraber... Sivas'tan da var, Erzurum'dan da var, Adana'dan da var. Orada kimsenin, gelenlerin dinine, diline, ırkına, mezhebine bakılmadığı zaman, işte o zaman Türkiye büyük oluyor. Türkiye'nin büyüklüğü birliğinden, beraberliğinden, gücünden geçiyor.

"Sözleşmeli subay ve astsubaylıktan muvazzaf subay, astsubaylığa niçin geçirmiyoruz?" Kanununda bu var, 2019 yılı Ağustos ayında sınav yapılmasını düzenliyoruz, getireceğiz Muhterem Başkanım.

Yine bir konuda da bilgi vermek isterim. "Zırhlı tanklarda, zırhlı muharebe araçlarında -son cümlemdir Muhterem Başkanım- geliştirilmiş zırhlı personel taşıyıcılarındaki personel yükümlü oranı nedir?" diye soruldu. Şu anda yüzde 75-80 oranında uzman personelden karşılanmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin Sayın Yılmaz.

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI İSMET YILMAZ (Devamla) - Mevcut uzman personel durumu, yükümlü personelin tamamının terhis edilemeyeceği ve yeni silahaltına alınacak yükümlü personel de göz önüne alındığında bu konuda bir zafiyet yaşanmayacağı değerlendirilmektedir.

Bu kanuna tüm milletvekillerimizin, tüm gruplarımızın, tüm partilerimizin vermiş olduğu destek için sonsuz teşekkür ediyorum. Emekleriniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Muhterem Başkanım, size de nezaketiniz için sonsuz teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun. Hayırlı uğurlu olsun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)