Konu:Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:86
Tarih:30/05/2019


Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MUHAMMET NACİ CİNİSLİ (Erzurum) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.

Kuzey Irak Hakurk bölgesinde operasyon yapan kahraman askerlerimize başarılar dilerim. Bu mübarek günlerde Allah onlara güç, kuvvet versin. Şehit olan kardeşlerimize de rahmet diliyorum. Allah bizleri onlara layık etsin.

Birkaç gün önce yıl dönümü olan 27 Mayıs 1960 darbesiyle ilgili düşüncelerimi ben de birkaç cümleyle paylaşmak isterim. 1950'de seçimle iktidara gelen Demokrat Parti Hükûmeti ve Türkiye Büyük Millet Meclisi, ordu içerisindeki bir grup tarafından 27 Mayıs 1960'ta darbeyle feshedilmişti. Demokrat Partili siyasetçiler ile Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları tutuklanmıştı. O günlerde ordumuzda görev yapan 263 general ve amiralden 235'i emekliliğe sevk edilmiş, 5 bine yakın subay ilerleyen günlerde yine emeklilik gerekçesiyle ordudan uzaklaştırılmışlardı.

27 Mayıs darbesi yalnızca Türk siyasetine değil, Türk ordusuna da vurulmuş bir darbedir. Ülkemizin iradesi el değiştirmiştir. Yassıada sözde duruşmaları neticesinde idama mahkûm olan Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu, Maliye Bakanı Hasan Polatkan başta olmak üzere, aile büyüklerimin de içinde bulunduğu Yassıada zulmünü yaşamış olan geçmişlerimize Cenab-ı Hak'tan rahmetler niyaz ediyorum.

Ayrıca, otuz dokuz yıl önce yine bir 27 Mayısta kahpece şehit edilen, dürüstlük ve namus timsali, eski Gümrük ve Tekel Bakanımız merhum devlet adamı Gün Sazak Bey'i de rahmet ve minnetle anıyorum. Mekânları cennet olsun.

Değerli milletvekilleri, yine bir torba kanunla yüce Meclisimizin saygınlığına gölge düşmüş olmasının üzüntüsünü yaşadığımı ifade etmek isterim. 2016 yılı Kasım ayında Ulaşım Koordinasyon Merkezi kararı gereğince 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nden bazı araçların geçişleri yasaklanmıştı. Bu kararın neden alındığını kısaca hatırlatayım: Yasak kararı Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün açılmasından bir hafta önce alınmıştı. Ayrıca, bu köprüden yıllık 50 milyon aracın geçişi garanti olarak verilmişti. Alınan bu yasak kararından sonra 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprülerindeki ihlalli geçişler tespit edilmeye başlanmış ancak araç sahiplerine gerekli tebligatlar yapılmamış, ihlalli olarak geçiş yapmış olduğunu bilmeyen vatandaşlarımız ise köprüleri kullanmaya devam etmişlerdi. Biriken tebligatlar belli bir zaman sonra gönderilmeye başlanınca vatandaşlarımız araçlarını satsalar dahi ödeyemeyecekleri bir ceza miktarıyla karşı karşıya bırakılmışlardı.

Vatandaşlarımızdan gelen haklı tepkiler neticesinde geçtiğimiz aralık ayında Meclis Başkanlığından istifa etmeden İstanbul'a belediye başkanı olabilmek için adaylık çalışması başlatan Sayın Binali Yıldırım, ihlalli köprü geçişleri yapanların affedileceğini, Meclisimizin bilgisi dışında basınımıza açıklamıştı. Bu açıklamadan sonra da Genel Kurulumuzun gündemine ihlalli geçişlerin affına dair hazırlanan teklif bir emrivaki torba kanun içerisinde getirilmiş ve kabul edilmişti. İhlalli geçişlerin affını içeren madde öne çıkartılarak önümüze getirilen torba kanun teklifinin içerisinde ise İstanbul Boğaziçi'nin ranta açılması ve YSK üyelerinin görev süreleri uzatılması itinayla yerleştirilmişti. Bugün ise aradan çok kısa bir süre geçmesine karşın tekrar aynı senaryonun neticesi olarak bir düzenleme yapılması bize gösteriyor ki iktidarın tüm uğraşı milletimizin kendisine muhtaç kalmasını sağlamak. Hâlbuki aradan geçen beş aylık zaman zarfında vatandaşlarımızın mağduriyetini giderecek yeni bir karar alınabilir, araç sınıfları adilane bir biçimde düzenlenebilirdi. Ne vatandaşlarımızı ne de onların Meclisteki sesi olan bizleri dinlemiyor, taleplerimizi, önerilerimizi duymazdan geliyorsunuz.

Buradan sormak istiyorum: 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün kullanımı neden yasaklanmıştı? Geçtiğimiz aralık ayında bu köprülerden ihlalli geçişler dolayısıyla verilen cezalar neden iptal edilmişti? Beş ay sonra bir af kararı daha çıkartma ihtiyacına neler sebep olmuştu? Vatandaşlarımızın böylesine haksızlıklarla bir daha karşılaşmamaları adına düzenlemelerin yapılması beklenirken AK PARTİ yaşattığı ve sebep olduğu mağduriyetlerin geçici olarak giderilmesini, adayını İstanbul belediye başkanı seçtirebilmek için tekraren bir yöntem olarak kullanıyor. Aziz milletimizin ve İstanbullu vatandaşlarımızın bilmesi gereken nokta, seçimden sonra ihlalli geçişler için yeni bir af çıkmayacağı ve geçiş ücretlerinin de döviz bazında güncelleneceğidir. Ekonomik krizin faturası, tünel ve köprülerden garanti geçişlerin mali yükü yine vatandaşlarımızın üzerinde kalacak.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayalım Sayın Milletvekili.

MUHAMMET NACİ CİNİSLİ (Devamla) - Teşekkür ederim Başkanım.

Yürütmenin birtakım zorlamaları ve hukuk dışı uygulamalarından kaynaklanan bu tür cezaların kaldırılmasına yönelik değişikliğin İYİ PARTİ olarak lehinde olduğumuzu da ifade etmek isterim. Ancak yapılan bu düzenlemenin yetersiz ve günü kurtarmaya yönelik bir seçim yatırımı olduğunu da belirtmek isterim.

Sözlerime son vermeden, sizlerin ve aziz milletimizin mübarek Kadir Gecesi'ni ve Ramazan Bayramı'nızı kutlar, Genel Kurulumuzu saygıyla selamlarım. (İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)