Konu:Yargılama Sürelerinin Uzunluğu İle Mahkeme Kararlarının Geç Veya Kısmen İcra Edilmesi Ya Da İcra Edilmemesi Nedeniyle Tazminat Ödenmesine Dair Kanun Tasarısı
Yasama Yılı:3
Birleşim:31
Tarih:29/11/2012


YARGILAMA SÜRELERİNİN UZUNLUĞU İLE MAHKEME KARARLARININ GEÇ VEYA KISMEN İCRA EDİLMESİ YA DA İCRA EDİLMEMESİ NEDENİYLE TAZMİNAT ÖDENMESİNE DAİR KANUN TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

BİLAL UÇAR (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 342 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 1'inci maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Hukuk devleti dediğimiz kavram toplum içinde yaşayan herkesin insan olmaktan kaynaklanan haklarının, özellikle özgürlüklerinin teminat altına alınması ve kişinin hak ve özgürlüklerini kullanmada hiçbir ayrımcılığa tabi tutulmaması hâlinde bir anlam kazanır.

Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşundan bugüne kadar demokratik devlet düzeninin gereklerini yerine getirme noktasında azımsanmayacak bir mesafe almıştır. Her ne kadar demokrasiye her on yılda bir yapılan müdahaleler, darbeler, yol kazası olarak demokrasimizin tüm kurum ve kurallarıyla işleyen bir sistem kurmasını engellese de son on yılda hukuk devleti olma yolunda ülkemiz çok ciddi kazanımlar elde etmiştir.

Son yıllarda hızla sürdürülen yargı reformu çabalarına rağmen çeşitli sebeplerle yargılama süreleri uzayabilmekte ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde itibarımız zedelenebilmektedir. AİHM verilerine göre 2011 yılının sonu itibarıyla ülkemiz aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde toplam derdest başvuru sayısı 15.940 olup, bunlardan yaklaşık 2.500 adeti uzun yargılama iddiasını içermektedir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında benimsenen ikincillik ilkesine göre asıl olan insan haklarının iç hukukta korunmasıdır. Mevcut insan hakları ihlallerinden kaynaklanan sorunları uluslararası yargı organlarına intikal etmeden önce çözmeye yönelik olarak 6216 sayılı Yasa ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru imkânı getirilmiştir. Bu kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte insan hakları ihlali iddiaları Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gitmeden önce Anayasa Mahkemesine gidecektir. Bu husus bile ciddi bir adım ve aşamadır ancak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde bekleyen dosyaların da bu tasarı kanunlaştıktan sonra kurulacak bir mekanizma ile iç hukukta çözülmesi imkânı gelecektir. Kendisine muasır medeniyet hedefini ilke edinmiş Türkiye Cumhuriyeti'nin, dünyanın bugün geldiği noktada, iletişim çağında bir an önce hukuk sistemini tüm kurum ve kurallarıyla evrensel hukuk standardına ulaştırması zaruridir. Büyük bir medeniyet birikimi olan Türk milleti için bunu başarmak hiç de zor değildir. Adaletin tecellisi, insanların devletine güvenebilmesi için evrensel hukuk standardını tüm insanımız için talep etmek zorundayız. İşimize geldiğinde hukuktan, adaletten, hak ve özgürlüklerden bahsedip işimize gelmediği zaman demokrasiye müdahale girişimlerini ve insanımızın değer yargılarından kaynaklanan en tabii haklarını kullanma taleplerini görmezden gelmekle bu olmaz. 74 milyon vatandaşımızın bu ülkede kardeşçe yaşayabilmesi ve yeni bir medeniyet tasavvuru ile büyük hedeflere koşabilmesi için adaleti dışarılarda arama gibi bir garabeti ortadan kaldırmamız gerekir. Görüşmekte olduğumuz tasarı bu yolda yeni bir adımdır.

Tasarının yasalaşarak demokrasi ve hukuk sistemimizin gelişmesine vesile olmasını diler, yüce heyeti yeniden saygıyla selamlarım. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Uçar.