Konu:Turizmi Teşvik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:82
Tarih:23/05/2019


Turizmi Teşvik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MUHAMMET NACİ CİNİSLİ (Erzurum) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.

İftar vaktine az bir zaman kala kanun teklifinin 6'ncı maddesi üzerine söz almış bulunmaktayım.

Görüştüğümüz bu maddeyle, Turizmi Teşvik Kanunu'nda belirtilen koşullara uymamaları hâlinde ceza uygulamalarına tabi olan belgeli yatırım ve işletmelere, deniz turizmi araçlarının belge sahiplerinin de dâhil edileceği kaydediliyor. Turizmin sürdürülebilirliği ve hizmet kalitesinin sağlanmasında ortaya çıkan sorunların bertaraf edilmesinde cezai düzenlemeler yapılabilir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik krizin turizm işletmecilerine fatura edilmemesidir. Cezai yaptırımlarla ilgili kısma öncelik vermek yerine, deniz turizmini geliştirmeye yönelik tedbirleri görüşüp yasalaştırmak daha doğru, yararlı olur kanaatindeyim çünkü deniz turizmi ülke turizminin gelişmesinde, çeşitlenmesinde ve tüm yıla yayılmasında önemli bir potansiyele sahip. Gezi, spor, eğlence ve turizm amaçlı olarak, suya dalabilir deniz araçları dâhil olmak üzere, deniz turizmi araçlarının uluslararası standartlarda olmasını sağlamak, bana göre, nitelikli turisti ülkemize getirebilmek için atılacak adımlardan biri. Bununla birlikte mavi bayraklı marinalar gibi alanların yaygınlaştırılması, sektörde önde gelen ülkelerle rekabet edebilecek sayıda tesisin ülkemize kazandırılması da önemli bir adım olur. Su altı dalış turizmi kapsamında batıklara dalış koşullarının iyileştirilmesi ile etkili bir politika da ülkemizin payını ve gelirini artıracak uygulamalardan olacaktır.

Değerli milletvekilleri, teklifin gerekçesinde belirtildiği gibi, ülke ekonomisinin kalkınmasında ve cari açığın azaltılmasında yüksek katma değerli turizm sektörü lokomotif görev üstlenebilir. Turizm, katma değer ve istihdam oluşturmada hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerin çok önem verdiği bir sektör. Bu nedenlerle, akıllı teşvik kesinlikle sağlanmalı.

Kanun teklifi genel olarak olumlu olmakla birlikte, muğlak ve eksik yönleri de bulunuyor. Özellikle 2'nci maddede, hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazların Turizm Bakanlığına tahsisinde verilen iki aylık görüş süresinin zorunlu tutulmamasında yaşanan bir muğlaklık var. Büyük bir bölümü orman statüsünde olan söz konusu arazilerin korunması gerekirken Çevre ve Şehircilik Bakanlığından olumlu yanıt alınmadan yatırımcılara arazinin verilebilecek olması son zamanlardaki keyfî uygulamalar da göz önüne alındığında endişelerimi artırıyor. Bu keyfî uygulamaların en barizi, malumlarınız olduğu üzere, yaşadığımız Sakarya Tank Palet Fabrikası trajedisidir.

Sayın milletvekilleri, Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütünün yayımladığı verilere göre, ülkemiz artan turist sayılarına rağmen turizm gelirlerini artıramıyor, maalesef, nitelikli turisti ülkemize getiremiyoruz. Sektörün içinden gelen Sayın Bakanımızın sektörün dertlerini de göz ardı etmeden bu sorunu çözeceğini ümit ediyorum.

Nitelikli turist demişken nitelikli turist çekebileceğimiz en önemli şehirlerimizden biri de memleketim Erzurum'dur. Âdeta bir açık hava müzesi olan Erzurum'u yalnızca kış turizmi şehri olarak görmemek gerekir. Gerek adımbaşı karşınıza çıkan şahane tarihî eserler ve gerekse Tortum Şelalesi gibi, Narman peribacaları gibi muazzam doğal güzellikler paha biçilemez.

Erzurum'un nitelikli turist destinasyonu olmaması için hiçbir neden yok. Doğu Ekspresi'nin Erzurum'da iki gün mola vermesi, Palandöken'e gelen turistlerin şehre çekilebilmeleri ve tabii ki bu tarihî ve doğal güzelliklerin bakımlı hâle getirilip kaliteli otel sayısının artırılması ön şarttır. Hayalî turist sayıları zikrederek halkımızı ve kendimizi kandırmanın hiçbir manası da yoktur.

Değerli milletvekilleri, turizmin ülkemiz cari açığının azaltılmasındaki katkısı işletmecilere verilen cezalardan ziyade, artan turizm gelirlerinden ve hizmet sektörü çalışanlarını nitelikli hâle getirerek üreteceği katma değerlerden sağlanmalı. Bütün bunların yanında, maalesef öğreniyoruz ki Bakanlığımız yabancı bir danışmanlık şirketiyle bazı enteresan ve gizemli çalışmalar yapmakta. Buradan sormak istiyorum: Çalışılmaya yeni Bakan Bey'le başlanılan Amerikan Ogilvy isimli danışmanlık şirketinden ne gibi faydalar bekleniyor? Bütçemize bu şirketin maliyeti nedir? Kendi kaynaklarımızı kullanmak yerine ülkemize seyahat uyarısı yapan bir ülkenin danışmanlık şirketiyle Bakanlığımız neden iş birliği yapıyor? Bakanlığımıza şimdiye kadar bu şirket hangi danışmanlık hizmetlerini vermiştir, hangi olumlu sonuçlar alınmıştır? Merakımı mazur görünüz lütfen fakat Sayın Bakanın şirketleri ile bu şirketin bir iş birliği var mıdır, olmuş mudur; bilmek hepimizin hakkı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Cinisli, tamamlayın sözlerinizi lütfen.

MUHAMMET NACİ CİNİSLİ (Devamla) - Aslına bakarsanız, anlaşılıyor ki Bakanlığın birinden McKinsey gitmiş, bir diğerine Ogilvy geri gelmiş. Bakanlığımızın Almanya ofisinden fonlanan Ogilvy hakkında Meclisimizin detaylı bilgilendirilmesini talep ediyorum.

Turizmin, ülke ekonomisine katkısı yanında, farklı milletlerin birbirleriyle kaynaşmasına, sosyal ve kültürel alanlarda etkileşim kurulmasına imkân sağladığı aşikârdır. Ancak turizm esas itibarıyla güven ve istikrar ortamında yaşayan bir sektördür. Bu çerçevede, ülkemizin iç ve dış politikasının güven ve istikrar temelinde yönlendirilmesinin turizme yapılacak en büyük katkı olduğunu ifade eder, Genel Kurulumuzu saygıyla selamlarım. (İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)