Konu:Kapadokya Alanı Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:79
Tarih:16/05/2019


Kapadokya Alanı Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; evet, bugünlerde çok kötü bir ekonomik problemle karşı karşıyayız. Tabii, İstanbul seçimlerine 6 Mayısta yapılan YSK darbesiyle aslında vatandaşın, Meclisin gündemi olması gereken ekonomiden hızla uzaklaşıyoruz ve başka şeyler konuşuyoruz, başka şeyleri tartışıyoruz. Hatta millî damat Trabzon kökenli Berat Albayrak Trabzon'da yaptığı basın toplantısında şöyle diyordu: "Dolar 5 lira oldu, artmasını çok beklersiniz." Hemen peşinden dolar 5,25 oldu; 5,30 oldu; 5,50 oldu, 6 oldu ve 6'yı geçti ve artmasını bekleyenlere şöyle bir ifade kullanıyordu: "Gara gara düşünüyorlar şimdi." Millî damat Trabzon kökenli Berat Albayrak şimdi gara gara düşünüyor; hazine boşalmış, dolar fırlamış, euro artmış ve vatandaş bir şekilde açlığa mahkûm edilmiş. Bunu da söyleyip bitirmiyor, başka bir şey daha söylüyor, Türkiye'de istihdamın arttığından bahsediyor. Sanki on yedi yıllık iktidarları döneminde bir fabrika, bir üretim tesisi kurmuşlar gibi ya da "kurdurmuşlar" gibi diyelim, üretimin arttığından bahsediyor. O da yetmiyor "Tünelin ucunda ışık göründü ve dengeledik." diyor.

Beyler farkında mısınız, Türkiye hızla ekonomik çöküşe doğru gidiyor. Tünelin ucunda ışık değil yeni dramlar var. Bu dram, ekonomik çöküşle beraber gerçekten milleti perişan etmiş durumda. Bunun en çok hissedildiği kent de Kocaeli. Size Kocaeli'den bir örnek vermek istiyorum. Türkiye'nin ilk 500 firması içerisinde, hatta 250 firması içerisinde olan, yüzde 40 ila 50 arasında ihracat yapan, yaklaşık 570 kadrolu, 110 kadrosuz işçi veya taşeron işçi çalıştıran MDF sunta yapan Yıldız MDF, fabrika kapılarına kilit vurdu. Öyle bir kilit vurdu ki işçilerin çıkışını yapabilecek kadar elektrik parasını ödeyemiyor, internet bağlantısı dahi sağlayamıyor. Bu Yıldız Sunta -işveren- gerçekten iyi niyetli. "Cebimdeki son 5 kuruşu da işçiye vermek istiyorum." diyor. İşçi arkadaşlar da "İşveren kurtarılsın." diyor, biz de bunu söylüyoruz. Arkadaşlar, evet, yandaş sermaye var, yandaş işverenler var ama gerçekten de bu duruma düşen, yönetmiş olduğunuz ekonomik politikalar nedeniyle bu duruma düşen işverenlerin ve istihdam sağlayan işverenlerin çok hızlı bir şekilde desteklenmesi gerekiyor.

Bakın, işçilerimiz bir mektup yazdı, CİMER'e yolladı. Size o mektubu okumak istiyorum: "Sayın Cumhurbaşkanımız, Yıldız Sunta çalışanları olarak size ulaşmak için video çektik. Seçimden önce böyle bir çalışma yapmadık, seçimi provoke etmek anlamına gelmesini istemedik. Altı aydır maaşlarımızı alamadık, altı aydır üretim yapılmıyor; yine de Allah patronumuzdan razı olsun. Patronumuzun 'Üretimin olmamasına üzülmüyorum da çocuklarımıza maaş veremiyorum ya ona üzülüyorum.' demesi bizi duygulandırdı. 'Kriz zamanında işçi atmalıyız.' denildiğinde 'O işçilerin çocukları, eşleri var.' diyerek işten çıkarmayı reddetti." Altı aydır para alamıyor bu işçiler. Geçen gün sendika ramazan erzağı dağıttı.

Sizlerden dileğim, isteğim, lütfen, Hükûmete, bakanlara ulaşın, Recep Erdoğan'a ulaşın, bıraksın İstanbul'u ve Türkiye'nin gerçek problemleriyle uğraşsın.

Bu da bitmiyor, bununla da bitmiyor. Birkaç tane grev aşamasına gelen, hatta grev hakkı olmayan ama bu ekonomik durumdan etkilenen vatandaşlarımız -sözleşmeleri artık son safhaya gelmiş- Yüksek Hakem Heyetine gitme durumuna gelmiş.

Çıkarmış olduğunuz iş kanunlarıyla işçinin tüm hakları ellerinden alınmış, sermayeye karşı savunmasız bırakılmıştır. Verdiğim örnek, Türkiye'nin en büyük rafinerisi, tekel. Dolara zam geldi, ürüne zam geliyor. Ürünün azalması veya eksilmesi, satışı konusunda bir eksiklik yok. Geçen yıl Türkiye'nin en çok kâr eden firmasıydı ama işçilerin haklı taleplerine karşı duyarsız. Niye duyarsız? Arkasında bir güç var, sizin kanunlarla sağlamış olduğunuz güç var. TÜPRAŞ'tan bahsediyorum arkadaşlar size.

4.300 işçi, 4 rafineride sözleşmelerinin bitmesini bekliyor. Efendim, Yüksek Hakem Kuruluna gitmiş, Yüksek Hakem Kurulu da bütün şeyde olduğu gibi yine sermayenin lehinde karar verecektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayalım Sayın Akar.

HAYDAR AKAR (Devamla) - Bir an evvel bu işçilerimizin desteklenmesi, emeğe saygı duyarak, onlar aleyhine çıkardığımız kanunları bir an evvel düzelterek, gerçekten Türkiye'nin kanayan yarası olan emekle ilgili kanunları burada düzelterek o insanların desteklenmesi gerekiyor. Destekleyelim ki mağdur ettiğiniz, yoksullaştırdığınız insanların rahat bir nefes almasını sağlayalım.

Bakın, açlık sınırı 2.100 TL; Kocaeli kentinde çalışan, sanayinin başkentinde çalışan insanların yüzde 44'ü asgari ücretle çalışıyor, Türkiye'yi getirdiğiniz durum bu. Bu durumdan Türkiye'yi çıkarabilmenin tek yolu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Türkiye'nin gündemine odaklanarak Türkiye'nin gündemindeki problemleri çözmesidir.

Burada sizlerin de bu konulara destek vermenizi diliyor, hepinize sevgiler saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)