Konu:Şule Çet davasını hassasiyetle takip ettiklerine, Ekşi Sözlük'ün öğretmenlerle ilgili açtığı başlığın tahammül edilemez olduğuna, Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan'ın AK PARTİ Meclis Üyesi Yavuz Selim Tuncer'e yönelik ifadelerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:79
Tarih:16/05/2019


Şule Çet davasını hassasiyetle takip ettiklerine, Ekşi Sözlük'ün öğretmenlerle ilgili açtığı başlığın tahammül edilemez olduğuna, Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan'ın AK PARTİ Meclis Üyesi Yavuz Selim Tuncer'e yönelik ifadelerine ilişkin açıklaması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Doğrusu, Genel Kurula gelirken konuşmayı planladığım iki konu vardı, onlara değindikten sonra çok tabii olarak birkaç mevzuya da cevap vermek istiyorum.

Bunlardan bir tanesi, biraz evvel Mersin Milletvekilimiz de ifade ettiler, Şule Çet'in öldürülmesiyle alakalı konuyu, davayı hassasiyetle takip ediyoruz. Ben 1'inci duruşmayı da takip etmiştim. Dün 2'nci duruşması oldu. Bu tarz konuları, davaları takip ederken tabii ki üzüntümüzü, ne kadar kınadığımızı, rahatsızlığımızı belirtmekle beraber belli bir denge içerisinde götürmek gerektiğini düşünüyorum çünkü bu olaylar takip edilirken, hayatını kaybeden kadının önüne geçen bir tartışma, konuşma mecrası oluşuyor. Nasıl yaparsak yapalım, her şeye rağmen ilk aklımızda tutmamız gereken, Şule Çet'in nasıl öldüğü, onunla alakalı, yapanların aldığı ceza. Böylesine, genç bir kızın başına gelenlerin, önce onun hayatını kaybetmesinden sonraki olayların, gerçeklerin ortaya çıkmasını ben şahsen birinci mesele olarak algılıyorum. Tabii ki devamında, buradan yola çıkarak, bu olaylardan yola çıkarak, bir daha bunların tekrarlanmamasıyla alakalı her birimize düşen neyse onu yapacağımıza inanıyorum milletvekilleri olarak.

Bir diğer konu, öğretmenlerimizle alakalı bir mevzunun altını çizmek istiyorum. Söylemekte mahzur görmüyorum, "Ekşi Sözlük" diye bir platform var biliyorsunuz. Bu platform artık kontrolden çıkmış durumda, kafalarına göre başlıklar açılıyor. Yeni açılan bir başlık var öğretmenlerimizle alakalı; ifade etmekten hayâ ediyorum, hatta okurken bile çok büyük rahatsızlık duyuyorum. Anne babası öğretmen bir kişi olarak, öğretmenlerin hayatımızdaki yerini bilen birisi olarak söylüyorum -ki sizlerin de öyle düşündüğünüze eminim- öğretmenlerle alakalı böyle bir başlık açılmasına hiçbirimizin tahammül etmemesi lazım. Bugün, inşallah, hem Millî Eğitim Bakanımızla hem Adalet Bakanımızla mevzuyu paylaşmak istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Çünkü bizim Millî Eğitim Bakanımız öğretmenlerin çok yorulduğunu, çok zor bir iş yaptığını ifade ettikten sonra bu başlık açılarak çok iğrenç paylaşımlar yapılıyor. Sosyal mecra artık, isteyenin kafasına göre, tanıdığı tanımadığı herkesle alakalı hakaret yağdırdığı, yaptırım sürecinin çok yavaş olduğu bir mecra. Bununla alakalı da topluca bir çalışma yapmamız gerektiği kanaatindeyim. Biliyorum, bir araştırma komisyonu kurduk ama devamında da daha ehemmiyetle bu konuya muhakkak ki yaklaşmamız gerektiği kanaatindeyim.

Şimdi, İYİ PARTİ Grup Başkan Vekili Sayın Türkkan konuşmasını yaparken çok ağır ifadelerde bulundu. Doğrusu, böyle bir üsluba gerek olmadığını düşünüyorum. Yani "şerefsiz" kelimesi... Bilemiyorum, insan hayatında bir defa falan söyleyebilir. Bu kadar rahat söylenemeyecek bir kelimedir bu, çok ağır bir kelimedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Yavuz Selim Tuncer, çok eskiden beri tanıdığım, Esenler İlçe Başkanlığımızı yapmış, şu anda da Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi olan bir beyefendidir ve kendisi bu konuşmayı yaparken aslında, İYİ PARTİ'li meclis üyesi İbrahim Bey'e, İbrahim Özkan'a -yanlış ifade etmek istemem ismini- karşılık olarak bu konuşmayı yapmıştır. İYİ PARTİ Büyükşehir Belediye Meclisi üyesinin yaptığı -dünden kalan bir mevzu- Trabzon'la alakalı, yine çok sert açıklamalarına binaen bu minvalde bir konuşma yapmıştır kendisi. Daha detaylı izlenebilir ama doğrusu, bir başka meclisin burada bu kadar gündem olmasını da biraz tuhaf buluyorum. Onlar orada tartışsınlar, biz de burada kendi gündemimizi takip edelim. Bir süredir İstanbul Büyükşehirdeki gündemin biz burada tekrar, bir daha üstünden geçiyoruz. Buna gerek olmadığı kanaatindeyim ama siz çok ağır şeyler söylediğiniz için cevap verme ihtiyacı duyuyorum.

Şimdi burada söylenen şey şu: Sizler de 15 Temmuzla alakalı davaları takip etmişsinizdir. Benim takip ettiğim bir davada, Türkiye kamuoyunu çok meşgul eden, darbeden hemen önce yayımlanan bir klip vardı -hatırlarsınız, bir bebekle alakalı, 9 aylık bir bebekle alakalı- ve bu reklam filminin subliminal bir mesaj içerdiği, darbeyi çağrıştırdığı ve onunla alakalı, darbeyi bir müjde gibi anlattığına dair bir mahkeme kararı var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Bitireceğim Sayın Başkanım.

BAŞKAN - Devam edin.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Buradan yola çıkarak, şu var: Biliyorsunuz o gece yani 15 Temmuz gecesinde TRT'de okunan bildirinin son cümlesi -kimin hazırladığına dair- "yurtta sulh konseyi" diye bitiyordu. Elbette, hepimiz biliyoruz, Mustafa Kemal'in en önemli cümlesidir. Bu, hayatımızdaki en önemli cümleleri terör örgütlerinin katletmesine de deli oluyorum yani. Şimdi, "cemaat" kelimesi Müslümanlar için çok kıymetli bir kelime; gasbediliyor. "Yurtta sulh, cihanda sulh." Atatürk'ü seven, Türkiye'deki bütün insanların sevdiği bir ifade; gasbediliyor. Bunu onlara mı bırakacağız yani?

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) - Ergenekon...

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - "Ergenekon" dün söylendi, orada da siz haklısınız hakeza ama burada şöyle bir durum var: Bakın, çok tabii olarak, şu soruyu sormak normaldir: Bu, tekrar edilmiş darbede ama darbenin evvelinde de, yeni oluşan bir parti bunu çokça kullanmış. Buradan yola çıkarak eğer İYİ PARTİ'li meclis üyesi arkadaşınız...

AYTUN ÇIRAY (İzmir) - Darbenin öncesinde parti mi vardı?

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Bir saniye...

Sayın Vekilim, tamamlayacağım, lütfen. Ben ön yargılı bir insan değilim, suç isnat etmiyorum, kimseye şerefsiz demiyorum arkadaşlarınızın yaptığı gibi.

AYTUN ÇIRAY (İzmir) - Aramızda şerefsiz yok da onun için.

BAŞKAN - Arkadaşlar, sessiz olun lütfen.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Burada mesele şu: İYİ PARTİ'li meclis üyesi arkadaşımız konuşurken "Trabzonlular ateştir." efendim, bilmem...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Zengin, toparlayalım.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Toparlayacağım Sayın Başkan.

BAŞKAN - Sükûnetle toparlamanızı rica ediyorum.

Buyurunuz.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Sükûnetimi... Lütfen... Gerektiği kadar kontrol edebiliyorum ben kendimi.

Buradaki mesele, İYİ PARTİ'li bir meclis üyesi arkadaşınızın yaptığı konuşmada o kadar bir yükselme var ki bu yükselme karşısında "Eğer siz buradan yola çıkarak, bu konuşmadan yola çıkarak böyle bir ithamda bulunuyorsanız, işte bakın, başka benzerlikler de var hayatta, buna ne diyeceksiniz?" minvalinde bir sorudur. O yüzden, bence, bir defa, söylediğimiz her şeyin burada kaldığını, bizde bir hasar açtığını bilerek konuşalım ve lütfen, rica ediyorum, şu ifadeyi de geri alın. Benim, kendi adıma ağırıma gidiyor. Kimse bir diğerine hiçbir mesnedi olmadan şerefsiz falan diyemez.

Teşekkür ederim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)