Konu:Kapadokya Alanı Hakkında Kanun Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:78
Tarih:15/05/2019


Kapadokya Alanı Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ERKAN AYDIN (Bursa) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

56 sıra sayılı Kanun Teklifi hakkında söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Evet, ülkenin gündeminde bu kadar sıkıntı varken, ekonomi hızla aşağı doğru giderken, vatandaş geçim derdindeyken gene özel bir bölgede, özel kişilere birtakım imtiyazlar sağlayan bir kanun teklifiyle bir kez daha karşınızdayız.

Komisyona neyle ilgili rapor gelmiş, bakıyoruz: Bürokratik işlemlerin azaltılması, kırtasiyenin azaltılması, yetki karmaşasının ortadan kaldırılması amacıyla, birtakım imtiyazlar sağlanarak "Kapadokya Alan Başkanlığı" adı altında bir kanun teklifi...

Peki, bu hangi yetkilere sahip olacak onlara da bakalım. Birtakım kanunlardan muaf olacak, birtakım denetimlerden muaf olacak, her türlü alana -orman alanına, sit alanına, kültür alanına- müdahale etme, istediği gibi oralarla oynama hakkına sahip olacak ve bu yaptıklarından dolayı da ne Meclis ne Sayıştay ne de herhangi bir kurum bunu denetleme hakkına sahip olmayacak.

Şimdi böyle bir kanun teklifi... Böyle bir alan başkanlığı niye kuruluyor? Biraz önce söyledik, memleketin bir sürü derdi var. Bakalım daha başka nerelerde olmuş: Çanakkale'de olmuş, Gelibolu'da alan başkanlığı kurulmuş. Kimse içeride ne olup bittiğini bilmiyor, hesap verilebilirlik yok, her istediğini istediği kişiye yapıyor, istediği kadar elemanı dolduruyor, istediği kadar harcama yapıyor; hiçbir denetime tabi değil. E, burası? Burası da gerçekten sadece Türkiye'nin değil dünyanın en güzel bölgelerinden, tarihî UNESCO Dünya Kültür Miras Listesi'nde olan, bütün dünyanın gözbebeği, varlığı olması gereken yer.

Peki, AK PARTİ Hükûmetinin on yedi yıllık geçmişine baktığımızda, bu kadar geniş yetkilerle, bu kadar fazla imtiyazla hiçbir denetime tabi olmayan yerleri verdiğinizde başınıza neler geliyor? Bakalım, sayfalarca sürüyor ama sadece birkaçını sayalım. Telsim gitmiş, TEKEL gitmiş, PETKİM gitmiş; ERDEMİR, İSDEMİR, Sümerbank, cam fabrikaları, şeker fabrikaları, en son da tank palet fabrikası gitmiş. Yani aslında şu anda yapılan ne? Kediye ciğer teslim etmek. Kişinin iştir ayinesi, lafa bakılmaz. Buralara birçok gerekçe yazılmış "Buralar çok güzel olacak, buralara yatırımcı gelecek, faaliyetler olacak, spor tesisleri olacak, balonlar uçacak..." Ama gerçekte ne olduğunu hepimiz biliyoruz. Uludağ'da da aynısını yapmak için birtakım hazırlığın yapıldığı haberleri bize geliyor. Peki, neden? Kapadokya, Uludağ, Çanakkale... Bundan sonra neresi olacak? İşte, nerede tarihî bir güzellik varsa; Pamukkale, Hasankeyf, Salda Gölü, Fırtına Vadisi, Okluk Koyu...

Arkadaşlar, memleketin bu kadar sıkıntısı varken birilerine, yandaşa bir çıkar sağlamak için buralara kanun teklifleri getirmeyin, vatandaşın geçim derdiyle ilgilenin. Herkes unutacak sanıyorsunuz ama orada yaşananları hepimiz gayet iyi biliyoruz. Bunlar gittikten sonra maalesef geriye dönüş olmuyor. Bugün o satılanlardan hangisini hangi kaynakla geri alabileceğimizi söyleyebilecek kimse var mı? Maalesef hiçbir şekilde yok. Amacın ne olduğunu hep birlikte biliyoruz.

Ne oldu? Seçimden önce söyleniyordu, çok değil; 2023 hedefleri vardı, beka sorunu vardı. FATİH Projesi vardı gerçekten, nerede bu milyar dolarlık projeler? Yüz günlük program, hedefler vardı, nerede bunlar? Yerli uçak hangardaydı, ha bugün ha yarın çıkıyordu. Yerli araba vardı, bir yerden prototipi gelmiş. Kaç sene oldu, bunlar yok. 2,5 milyon kişiye iş bulunacaktı. Bugün işsizlik rakamı açıklandı: 14,7. Üniversiteli işsizlik oranı: Her 3 gençten 1'i işsiz. Bunları bıraktık, neyle uğraşıyoruz? Paketlenebilecek, pazarlanabilecek, hiçbir denetim olmadan yandaşın cebini doldurabileceği ve bundan dolayı da hiçbir şekilde hesap verilemeyeceği bir alan başkanlığıyla ilgili kanun teklifi... El insaf diyorum, biraz vicdan diyorum. Gelin, şu ulu çatı altında milletin gerçek gündemlerini konuşalım, ekonomiye hep birlikte bizim de üzerimize ne düşüyorsa birlikte yapalım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ERKAN AYDIN (Devamla) - Toparlıyorum.

BAŞKAN - Toparlayın Sayın Aydın.

ERKAN AYDIN (Devamla) - Siz muhalefetiyle iktidarıyla bir teklif getirdiniz "Bu sorunları çözelim." dediniz de biz mi kabul etmedik? Bir an önce memleketin ne kadar değerli yeri varsa özel kanunlarla Varlık Fonu gibi içine attığınız yüz-yüz elli yıllık değerli kurumların hangi faiz oranlarıyla yurt dışındaki tefecilere ipotek ettirildiğini hep birlikte biliyoruz. Bu gündemlerden acilen vazgeçin, daha vakit var. Bizim görevimiz uyarmak ve halkımızın isteği olan doğru yola hep birlikte gitmek. Ama siz bu uyarıları dikkate almazsanız, emin olun, nasıl 31 Martta 81 ilde vatandaşımız sandıkta bir ders verdiyse, bir sarı kart gösterdiyse 23 Haziranda da kırmızı kart gösterecek diyorum, her şey çok güzel olacak diyorum, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)