Konu:HDP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:75
Tarih:08/05/2019


HDP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

CHP GRUBU ADINA ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Parlamentoyu en içten dileklerimle selamlıyorum.

31 Mart seçimlerinde neler yaşandığı hepimizin malumu. Öncesinde, iktidar partisinin yasa, hukuk, ahlak tanımadan kamunun bütün imkânlarını kendi çıkarına kullandığı bir seçim süreci yaşadık. Daha sonra ise bu devam etti. İstanbul seçimleri açıklandığında, sonuçlar ortaya çıktığında büyük bir şok yaşadınız, anlayamadınız bu sonucun neden böyle olduğunu, aynen Türkiye'nin hâlini anlayamadığınız gibi ve sizin hâlinizi gösteren bir sözle cevap verdiniz, dediniz ki: "Hiçbir şey olmasa bile kesinlikle bir şeyler oldu." "Hiçbir şey olmasa bile kesinlikle bir şeyler oldu." demek, aslında ne kadar büyük bir akıl tutulması yaşadığınızın göstergesiydi değerli arkadaşlar ve aslında neyin ne olduğunu tüm Türkiye biliyor.

31 Martın bir sonucu var, 31 Martın sonucu: Sayın Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanıdır. Bunu açık bir şekilde belirtmek gerekir. Peki, siz bu sonucu neden kabullenmiyorsunuz? Ben size Ekrem İmamoğlu'nun sözleriyle cevap vermek istiyorum: "Ben niye kabul görmedim, söyleyeyim size: 'Ben bir kişiden talimat almayacağım, 16 milyon insandan talimat alacağım.' dedim. 'Bana hizmet etmeyin, 16 milyon insana hizmet edeceksiniz.' dedim. 'Artık İstanbul Büyükşehirde israf yok.' dedim, 'İsrafa izin yok.' dedim. Onun için beğenmediler. 'Artık kişilere, gruplara, derneklere, cemaatlere yardım yok.' dedim. 'Millet var, millet var!' dedim." İşte bu yüzden bunu kabullenemiyorsunuz değerli arkadaşlar. Ve seçimin hemen ertesinde kaybettiğiniz belediyelerin kapılarına asılan borç yazıları aslında "gönül belediyeciliği" dediğiniz şeyin ne olduğunu açık bir şekilde ortaya koyuyor.

Şimdi size bir şey soracağım: Sandık görevlileri sebebiyle bu seçimin iptalini istiyorsunuz. Bu sandık görevlilerini kim yazdı? Çok açık bir şekilde, ilçe seçim kurullarının yazılarında kaymakamlıklar tarafından geldiği belli oluyor. Bir kez daha soruyorum: Bu sandık görevlilerini kim yazdı? Bana derseniz ki: "CHP'nin sandık görevlilerini kim önerdi?" Hepsini biliyorum. Siz de biliyorsunuz o sandık görevlilerini kim önerdi. Dolayısıyla bunu sormak hakkımızdır değerli arkadaşlar.

Ben şimdi size bir şey daha soracağım, bir şey daha sormak istiyorum. Aslında bu seçimin iptalinin ilk işareti Sayın Cumhurbaşkanı "13-14 bin oyla seçim kazandım diye hava attınız." dediğinde ortadaydı. Şimdi bize söyleyin, deyin ki: "Şu kadar oyla kazanırsanız kabul edeceğiz." Biz de ona göre yola çıkalım. Söyleyin bize, YSK'ye ferman gönderin, deyin ki: "Bu kadar oyla seçim kazanılıyor." Biz ona göre yola çıkalım. (CHP sıralarından alkışlar) Çok net bir şekilde soruyorum: 13-14 bin oyla seçim kazanılmıyorsa, Giresun'da 280 oyla, Bartın'da 179 oyla, Muş'ta 538 oyla, Karabük'te 555 oyla kazanılıyorsa o zaman da kesin bir şeyler olmuştur derim ben size. (CHP sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ) - Geçen seçimde 600 bin fark...

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

ÖZGÜR KARABAT (Devamla) - Şunu net bir şekilde söylemek isterim ki değerli arkadaşlar, şimdi YSK kararı verdiğine göre, araştırılması gereken aynı zamanda YSK üyelerinin kendisidir. Bu YSK üyeleri karar vermeden önce kiminle, ne kadar, hangi telefonlarla görüşmüşlerdir? Bu Meclisin huzurunda bunun açıklanması gerekir değerli arkadaşlar. AKP'li üyeler, heyetler hâlinde YSK'ye nasıl baskı kurmuştur, bunun açıklanması gerekir.

Net bir şekilde söylemek isterim ki YSK eğer bir vicdan arıyorsa, AKP eğer bir vicdan arıyorsa önce, daha önce Cumhurbaşkanı yaptığı kişinin vicdanında aklanmalıdır; önce, daha önceki kendi genel başkanı ve başbakanının vicdanında aklanmalıdır. (CHP sıralarından alkışlar) Ondan sonra "kamuoyu vicdanı", ondan sonra "millet iradesi" demelidir. Önce kendi cumhurbaşkanınızın önünde, hatta şimdi görev yapan belediye meclisi üyelerinizin önünde, hatta şimdi seçilmiş ve istifa eden belediye başkanlarınızın vicdanında aklanın, ondan sonra "millet iradesi", ondan sonra "kamu vicdanı" deyin değerli arkadaşlar.

Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)