Konu:Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet'in Yaptığı Açıklamasındaki Bazı İfadelerine Ve 17-25 Aralıkla İlgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının Takipsizlik Kararı Verdiğine İlişkin Açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:35
Tarih:17/12/2018


Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet'in yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ve 17-25 Aralıkla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının takipsizlik kararı verdiğine ilişkin açıklaması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; Sayın Başkan, tabii, konuşulurken birden fazla konuda aslında cevaba ihtiyaç duyuyoruz ama uzatmamak adına arka arkaya söz almayı tercih etmiyorum. O yüzden, iki konuya dair açıklama yapmak istiyorum.

Bunlardan bir tanesi: Sayın Hürriyet konuşmasını yaparken gazilikle alakalı açıklamalarda bulundu. Öyle zannediyorum her birimiz için hem gazilik hem şehitlik çok önemli bir vakıa, Türkiye'de bir vakıa ve hepimizin çok önemsediği bir mesele. Bizim açımızdan bakıldığı zaman, şehitler arasında bir kategorik sıralama asla olamaz, gazilik için de aynen bu böyledir. Gaziliğin şartları zaten kanunen belli, keyfî bir uygulama olamaz. Ana hatlarıyla muharip gaziler var, savaşta "gazi" unvanını alanlar; bir de malul gaziler var. Bu tartışmanın malul gazilikten çıktığı kanaatindeyim fakat tartışılacak bir mevzu yok çünkü konu çok net. 15 Temmuzla alakalı çıkmış bir kanun hükmünde kararname var, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve devamında da 684 sayılı Kanun Hükmünde Kararname var. Daha sonra da bunlar kanunlaştı ve zaten hepsini içeren bir kanun buradan geçti, 3713 sayılı Kanun. Bu kanunda kimlerin gazi olacağı ve nasıl olacağı zaten belirtiliyor. Yani Sosyal Güvenlik Kurumunun bir çerçevesi var -belli bir oranda bir bedensel engelinizin olması gerekiyor- bunun şartları, nasıl oluşacağı tanımlanıyor; bunlara haizseniz siz ancak "gazilik" unvanı alabiliyorsunuz. "Gazilik" unvanı dalga geçilecek bir unvan değil. Hiç kimse tırnağı çizildi diye bu ülkede gazi olmadı ve olamaz, fevkalade sıkı şartları var. O sebeple ben bu konuyu konuşurken ciddiyetle konuşmamız gerektiğini düşünüyorum ve ayrıca bu konuda insanlar arasında incitici bir ayrıma gitmeyi çok sıkıntılı buluyorum.

Şimdi, diğer mesele de tabii ki 17-25 meselesi. Yani, artık yeni gündem bulamayınca dön dolaş, eski konuları tekrar ısıt ısıt bir daha konuş.

Şimdi, burada mesele şudur: Bir defa geriye dönük olarak elimizde çok belirgin bir şey var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Çok belirgin kullanacağımız, hukuk önünde netleşmiş konular var. 17-25 meselesi de aynen böyle. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının -tarih de söylüyorum- 18/10/2014 tarihinde verdiği tam 60 sayfa -eğer okumaya üşenmezlerse- bir takipsizlik kararı var. Bu takipsizlik kararına binaen yine burada, Meclisimizde Milletvekilimiz Sayın Hakkı Köylü'nün Başkanlığını yaptığı, o zamanki iktidar partisinden 9 ve 5 muhalefet milletvekilinden oluşan Meclis soruşturma komisyonu Yüce Divana göndermeme kararı aldı. Bu kararı alırken de biraz evvel bahsettiğim 2014 tarihli Cumhuriyet Başsavcılığının verdiği takipsizlik kararına istinaden bunu yaptı.

Bu kararın çok önemli bir özelliği vardı, karar şuna dayanıyordu, bunu muhakkak söylemek istiyorum: Bu konuyla alakalı, 17-25'le alakalı fiziki takip, ses kaydı, dinleme, dijital verilerin tamamının sahte olarak üretildiğine karar verdi.

Şimdi sayın grup başkan vekili konuşurken o zamanki haberleri falan gösteriyor ve sanki bir vakıa var, bunların dinlemesi usulsüz...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Bir kez daha rica ediyorum.

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Bir vakıa var da bunların dinleme kayıtları usulsüzmüş gibi davranıyor. Oysa ki tamamen -bir daha söylüyorum- ses kayıtlarının, dijital verilerin, bunların hepsinin sahte olarak üretildiğine karar verildi ve şöyle üretildiğine karar verildi, kendileri de herhâlde "Hayır." demeyeceklerdir: Ergenekon ve Balyoz davalarında olduğu gibi...

ÜNAL DEMİRTAŞ (Zonguldak) - Paralar nerede, paralar?

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Çok sakin ve ciddice anlatıyorum, bitirdikten sonra söylersiniz lütfen.

BAŞKAN - Siz devam edin Sayın Zengin.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Aynen Ergenekon ve Balyoz davalarında olduğu gibi, tüm bunların da Zekeriya Öz ve ekibi FETÖ'cü hâkim ve savcılar tarafından bu dijital verilerin sahte olarak üretildiğine karar verildi.

Tabii, hatırlayacaklardır, Sayın Kılıçdaroğlu grupta bunları dinletmişti, çok büyük bir marifet olarak bunları dinletmişti; onu da hatırlatmak istedim buradan.

Velhasılıkelam, hukuk önünde bir suç olmadığı çok aleni olarak ortaya çıkmış bir konudan bir siyasi rant üretmeyi, biraz böyle esnafın eski borç defterlerini karıştırmasına benzettiğimi de belirtmek isterim.

Teşekkür ederim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)