Konu:Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:56
Tarih:21/02/2019


Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MENSUR IŞIK (Muş) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sizi ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Ben konuşmama başlarken öncelikle dün AKP Grup Başkan Vekili Sayın Zengin'in söylemiş olduğu bir laftan hareketle, bugün Hakkâri Milletvekilimiz Leyla Güven'in 106'ncı günündeki açlık grevine dair bir teklifte bulunmak istiyorum.

"Hukuk ve adalet etrafında uzlaşalım." dedi AKP Grup Başkan Vekili Sayın Zengin. Evet, gelin, beraber hukuk ve adalet etrafında uzlaşalım. Öncelikle elimizi vicdanımıza koyarak şunu kendi kendimize soralım: Bu Parlamentonun bir milletvekili olan Leyla Güven neden yüz altı gündür açlık grevinde? Sordunuz mu acaba, hiç merak ettiniz mi? Eminim ki etmemişsinizdir ama ben size söyleyeyim. Leyla Güven diyor ki: "Tutuklu olan bir kişinin -ki bu İmralı'da Sayın Öcalan için girilen açlık grevi- en doğal hakkı, ailesi ve avukatlarıyla görüşme hakkıdır." Görüşme hakkını talep ediyor ve görüşme hakkının bir an önce gerçekleşmesi, İmralı'daki tecridin ortadan kalkması için girilen bir açlık grevidir. "Gelin, adalet ve hukuk etrafında uzlaşalım." dediniz ya, ben de size bu teklifi buradan tekrar söylüyorum Sayın Zengin.

Aslında bu konuşmamda, ben daha çok Muş'un yerel sorunlarını aktarmak istiyorum değerli arkadaşlar. Muş, Türkiye'nin maalesef hâlâ en geri kalmış kenti. Türkiye'de işsizlik oranı AKP iktidara geldiğinde yüzde 8 iken bugün yüzde 12,5'e çıkmıştır. Yüzde 12,5 olan Türkiye'deki işsizlik oranı, maalesef Türkiye'nin en geri kalmış ili olan Muş'ta daha bir fazladır. Halkımızın ve gençlerimizin, hemşehrilerimizin AKP'den önce cebinde üç beş kuruş para vardı ve o parayla kahvelere gidip çay içebiliyordu ama sizin sayenizde o çay parası bile artık yok Sayın AK PARTİ'li yetkili arkadaşlarımız, Meclisin üyeleri.

Şimdi, aslında, Muş'un sorunları çok. Ben önümüzdeki günlerde özellikle Muş Ovası için bir konuşma yapmak istiyorum ama bugün temel sorun olarak Muş'ta artık gerçekten kangrenleşen araştırma hastanesine değinmek istiyorum.

Değerli arkadaşlar, sizin önceki dönem Başbakanınız olan Sayın Binali Yıldırım 5 Mart 2017 tarihinde Muş'a geldi, Muş'ta Belediye Meydanı'nda Muş halkına şu sözü verdi, dedi ki: "Biz size araştırma hastanesi getireceğiz. Siz de öncelikle bize oyunuzu verin." Yani oy isteyen bir Başbakan, Belediye Meydanı'nda binlerce insanın huzurunda oy isteyen bir Başbakan sözünü unutuyor. Sayın Başbakan ve AKP yetkilileri belki üç maymunu oynuyor olabilir ama biz size eşlik edip üç maymunu oynamayacağız; sizin verdiğiniz sözü her platformda, her ortamda dile getirmeye devam edeceğiz. Sizden şunu istiyoruz: Ya bu kentte siz verdiğiniz sözün ve aldığınız oyların gereğini yerine getireceksiniz, bu kente araştırma hastanesi kuracaksınız ya da aynı şekilde Muş halkının huzuruna çıkıp Muş halkından özür dileyeceksiniz, diyeceksiniz ki: "Ey Muşlular, biz size yalan söyledik, biz sizi kandırdık. Kusura bakmayın, oyunuzu da bize haram edin." Ya da her platformda biz... Muş'un hakkı olan, Muş için ihtiyaç olan, Muş için gerekli olan araştırma hastanesini siz kuracaksınız arkadaşlar, bunu çok net bir şekilde söylüyorum.

Yani düşünebiliyor musunuz, her gün Muş'tan onlarca hasta Elâzığ'a ve Malatya'ya gidiyor ve maalesef, her gün oralardan cenazeler geliyor. Bakın, Muş'taki sivil toplum örgütleri, meslek örgütleri ve yerel yönetim kuruluşlarının neredeyse bir veya ikişer tane cenaze aracı var. Cenaze aracının amacı ne? Çünkü her gün oradan cenazeler getirilmektedir.

Muş'ta "Muş Şivesi Derneği" diye bir dernek var arkadaşlar. Muş Şivesi Derneğinin özellikle bu araştırma hastanesiyle ilgili ciddi talepleri var ve Muş'un yerel sorunları hakkında ciddi çalışmalar yürütmektedir. Aynı zamanda, neredeyse Muş'taki bütün sivil toplum örgütleri aynı talebi dile getiriyor.

Biz buradan bir kez daha hem Muş'taki sivil toplum örgütlerinin hem meslek kuruluşlarının hem de bütün bir Muş'un sesi olmaya devam edeceğiz ve bu, söz konusu araştırma hastanesini her ortamda, her yerde dile getirmeye devam edeceğiz çünkü dediğimiz gibi, sizler bir söz verdiniz ve sözün gereğini mutlaka yerine getirmek zorundasınız. Söz vererek oy alacaksınız, sonra gelip burada unutacaksınız. Biz bunu unutmayacağız değerli arkadaşlar, her ortamda bunu dile getirmeye devam edeceğiz.

Bu düşüncelerle, bu duygularla sizleri tekrardan saygıyla selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)