Konu:Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:56
Tarih:21/02/2019


Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MHP GRUBU ADINA ESİN KARA (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 43 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin birinci bölümü üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubumuz adına söz almış bulunmaktayım. Gazi Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.

"İnsan büyür beşikte, mezarda yatmak için,

Ve kahramanlar can verir, yurdu yaşatmak için."

20 Şubat 2015, bölücü terör örgütü üyelerinin Ege Üniversitesi koridorlarına yazmış olduğu ihanet yazılarına tepki gösterip "Madem kolluk kuvvetleri üzerine düşen görevi yerine getirmemektedir, biz de vicdani görevimizi yapalım." diyerek müdahale ettiğinde, PKK'lı teröristlerce, Fırat Yılmaz Çakıroğlu'nun şehit edildiği tarihtir. Vefatının 4'üncü yılında, soysuzlara karşı kurtuluş mücadelesinde ecdadı gibi, kanın o kan, ruhun o ruh olduğunu ispatlayan şehidimize Allah'tan rahmet diliyor, şükran ve minnetle anıyorum. Ülkücü Hareket, Ruhi Kılıçkıran'dan bugüne kadar hiçbir şehidini unutmamıştır ve unutmayacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kanunun 1'inci maddesinde, bakıma ihtiyacı olan engellilerin resmî ve özel bakım merkezlerinde bakım hizmeti alabilmesi veya sosyal yardım alınmasıyla evde bakıma destek verilebilmesi için hane içinde ortalama aylık gelirin kişi başına asgari ücretin aylık net tutarının 2/3'ünden az olması gerektiğinden, 2018 yılında Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından başlatılan dinî bayramlarda ikramiye uygulamasının bu hesaplamaya dâhil edilmemesi öngörülerek önceden doğan ve doğabilecek mağduriyetlerin giderilmesi amaçlanmaktadır.

Kanun teklifinin 2'nci maddesinde, dinî bayramlarda verilen ikramiye nedeniyle aylık gelir şartının aşılmasından dolayı tespit yapılarak kesilmiş yardımların kesildiği tarih itibarıyla tekrar başlatılması, kesilen döneme ait yardım tutarlarının defaten ödenmesi, tespit yapılmayanların yardımlarının ise kesinti yapılmadan ödenmesine devam edilmesi öngörülmektedir.

Kanun teklifinin 3'üncü maddesinde, 9 Ağustos 1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun ek 11'inci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Buna göre, geri kazanım katılım payları ürünün piyasaya sürüldüğü, ithal edildiği tarihi takip eden ayın 24'üncü günü sonuna kadar ilgililerin gelir ve kurumlar vergisi yönünden bağlı bulunmuş oldukları vergi dairesine, mükellefiyeti bulunmayanların ise Gelir İdaresi Başkanlığı tarafınca belirtilecek vergi dairesine beyan edilmesini ve aynı ayın sonuna kadar ödenmesini uygun görmektedir. Uygulamanın ilk hâli takip eden ayın 15'inci günü idi ki bu, katma değer vergisi beyannamesini vermek zorunda olan serbest muhasebeci mali müşavirlerin ayın on beşine kadar bütün faturalarını işleyip hazır olmaları gerektiği anlamındaydı ki bundan dolayı ayın 24'üne çekilmesi mali müşavirlerin iş yoğunluğunu rahatlatacaktır.

Yine aynı şekilde, aynı maddeyle, geri kazanım katılım payının beyan ve ödeme sürelerini, sektörlerini, iş hasılatlarını, istihdam edilen işçi sayılarını dikkate alarak il ve ilçe sınırları itibarıyla aylık, üç aylık veya altı aylık dönemler hâlinde tespit etmeye, beyannamelerin şekil, içerik ve eklerini belirlemeye, elektronik ortamda gönderilmeye zorunluluk getirmeye, aracılar vasıtasıyla verilmesi hususunda izin vermeye ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır.

Kanunun 4'üncü maddesinde, 15 Şubat 2019 tarihinde verilmesi gereken 2019 Ocak ayı ile Şubat ayına ait geri kazanım katılım payı beyannamelerinin beyan süreleri 29 Nisan 2019 tarihine, ödeme süreleri ise 30 Nisan 2019 tarihine uzatılmıştır.

Kanunun 5'inci maddesiyle, 13 Ekim 1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun ek 2'nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde belirtilen, araçların motorlu araç tescil belgesinde gösterilen maksatları dışında kullanılması hâlinde on beş gün süreyle trafikten men edilmelerini düzenleyen cümle yürürlükten kaldırılıp ikinci fıkra olarak düzenlenmiştir.

Kanunun 6'ncı maddesiyle, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmış olan sivil havacılık personelinin yeterlilik belgelerini soruşturma sonuçlanıncaya kadar geri almaya Ulaştırma Bakanlığı yetkili iken bu durumdaki personelin İçişleri Bakanlığına bildirimi öngörülmektedir.

Kanunun 7'nci maddesiyle 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 13'üncü maddesinin birinci fıkrasının (n) bendi değiştirilerek poşetlenerek satılanlar hariç basılı kitap ve süreli yayınların teslimi katma değer vergisinden istisna edilmekte ve istisna had sınırı uygulama dışında bırakılmaktadır.

Kanunun 8'inci maddesiyle, 4447 İşsizlik Sigortası Kanunu'nun geçici 19'uncu maddesine ek yapılarak 1 Şubat 2019 ile 30 Nisan 2019 tarihleri arasında, iş yerlerinde 2018 yılı Ocak ile Aralık ayı dönemlerinde aylık prim ve hizmet bildirgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannameleri ile 4'üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında uzun vadeli sigorta kollarından en az sigorta bildirimi yapmış olduğu dönemdeki sigortalı sayısına ek olarak işe alınanların, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı feshi hariç işe alındıkları tarihten itibaren dokuz aylık sürede iş sözleşmesi feshedilmeksizin çalıştırılmaları hâlinde bu maddede belirtilen prim desteğiyle birlikte, işe alındıkları ay dâhil üç aylık süre için prim desteği öngörülmektedir ve bunun mahsup olarak işverenler tarafından kullanılması öngörülmektedir.

Kanunun 9'uncu ve 10'uncu maddelerinde, 4760 sayılı ÖTV Kanunu'na ekli (IV) sıra sayılı listede yer alan cep telefonu ve diğer alıcısı bulunan verici portatif telsiz telefon cihazlarının vergi oranlarının yüzde 50'ye kadar arttırılabilmesi veya oranlara esas vergi matrahının maddede yer alan sınırlar dâhilinde belirlenebilmesi ve matrahlar esas alınarak farklı dilimler ihdas edilmesi öngörülmektedir.

Konuşmamın bundan sonraki bölümünde, 3568 sayılı Kanun'a tabi serbest muhasebeci mali müşavirler ve yeminli mali müşavirlerin bazı sorunlarına değinerek devam etmek istiyorum. Bütün milletvekillerimizin dikkatini çekmek istiyorum. Birazdan cebinize bir arama geldiğini ve -Allah esirgesin, hiçbirinizin başına gelmesini istemem- evladınızın vefat ettiği haberinin geldiğini düşünün. Ama size şu söylenilse: "Evladınız vefat etti ama siz burada oturacaksınız, saat ikiye kadar maddelerin geçmesini bekleyeceksiniz." Hepimiz bunun insanlığa ya da herhangi bir acıya sığmayacağını kabul edebiliriz. Biliyorsunuz ki beyannameler, 3568 sayılı Kanun'a göre mali müşavirler tarafından mükelleflerine aracılık yaparak verilmektedir. Beyannamenin son günü hiçbir meslektaşımızın ölmeye dahi hakkı yoktur. O gün ölürseniz ve siz beyannameyi vermezseniz sizin meslek mensubu olarak aracılık yapmış olduğunuz mükellefleriniz beyanname vermediği için birinci derecede usulsüzlük cezasına çarptırılacaktır. Benim sizden ricam bunları beraber bir değerlendirelim.

Şimdi, annenizin komada olduğunu düşünün, siz gidemiyorsunuz, beş gün boyunca anneniz komada kalıyor ama siz bir evlat olarak hastaneye gidemiyorsunuz çünkü katma değer vergisini yetiştirmek zorundasınız. Babanız kaza geçirdi, siz yine gidemiyorsunuz çünkü siz geçici vergi beyannamesini onaylamak zorundasınız. Doktor diyor ki: "Acil ameliyat olmanız lazım." Meslektaşlarım diyor ki: "Hayır, yirmi gün sonra olsun." Niye? "Kurumlar vergisini atlatalım da ondan sonra olayım." Doktor diyor ki: "Sağlığımızdan daha mı önemli?" Evet, bizim üzerimizde bir mesuliyet var ve biz bunu yapmak zorundayız. Lütfen, dikkatlerinizi çekmek istiyorum.

Konya'da bir meslektaşımın başına gelen olayı size anlatmak istiyorum: Beyannamenin son günü. Gece evladı vefat ediyor. Evladının sabahleyin defin işlemleriyle ilgileniyor, öğle namazından sonra evladını mezarlığa bırakıyor, "Bilincim yerinde değil. Çünkü beyannamenin son günü, büroma gittim, o gece 12'ye kadar beyannameleri yalan yanlış verdim. O tarihten sonra, gece 12'den sonra oturdum, sabaha kadar bilgisayarımın başında ağladım." Şimdi, sadece o meslektaşımın yerine hepinizin kendinizi koymanızı istiyorum. Bu sadece benim meslektaşlarımın yaşamış olduğu sebeplerden ya da sorunlardan bir tanesi. Milliyetçi Hareket Partisi olarak 3568 sayılı Kanun'a tabi meslek mensuplarının sorunlarının yer aldığı bir yasa teklifimizi sunduk. Sizlerden benim isteğim, bu yasa teklifinin, hepimizin iş birliği yaparak, el birliği yaparak onaylanmasını sağlamamızdır çünkü mücbir sebep hâli maalesef, 3568 sayılı Kanun'a tabi mali müşavirler için öngörülmemiştir, görülmemektedir. Bilgisayarların bile bozulup bu yükü çekemediği zamanlarda idare maalesef, mali müşavirlerin de bir insan olduğunu unutmuş ve onları da robotlaştırmıştır. Mali müşavirlerin üzülmeye, acı çekmeye, hastalanmaya, ölmeye hakları bulunmamaktadır hatta bayan meslektaşlarımızın beyannamenin son günü doğum yapmaması gerekmektedir. Maalesef, bunlar hep başımıza gelenler. Bir meslektaşım geldi, dedi ki: "Ameliyat oldum, Hastanede beş gün boyunca bütün hemşireler bana 'Siz ne yapıyorsunuz?' dediler çünkü kucağımda 'laptop'um ben faturaları kontrol ediyordum. Ameliyat oldum ve fatura kontrol ediyorum." İşte, bizler bu meslek bilincinin içerisinde bulunmaktayız ve dikkatinizi çekmek istiyorum: Bütçemizin gelir kaynağının 1 numaralı kalemi vergilerdir. Bu vergilerin tarhını, tahakkukunu, tahsilini yapan da maalesef, benim meslektaşlarımdır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bugün görüşülecek olan 45 sıra sayılı Kanun Teklifi'mizin ve dile getirilecek olan "Adana Bilim ve Teknoloji Üniversitesi"nin adının "Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi" şeklinde değiştirilmesini gurur ve sevinçle karşılıyoruz. Ömrünü ülkü davasına adayan merhum Başbuğ'umu rahmet ve minnetle anıyorum.

Konuşmamı Başbuğ'umuz Alparslan Türkeş'in sözleriyle bitirmek istiyorum: "Türk töresinin bir şartı da yüksek vazife duygusudur, vazifeyi her ne pahasına olursa olsun yapmaktır. Diğer bir şart, toplum uğrunda her çeşit fedakârlığı yapmaktır, millete hizmet yolunda şahsi menfaatlerinden, şahsi zevklerinden feragattir, vazgeçmektir. Kişiler kendilerini millet için feda ederler."

Kendisinden, ailesinden vazgeçerek yüksek vazife şuurunu taşıyan tüm meslektaşlarımı, ekranları başında bizleri izleyen büyük Türk milletini ve Gazi Meclisimizi saygıyla selamlıyorum. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)