Konu:Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan'ın 42 Sıra Sayılı Kanun Teklifi'nin 9'uncu Madesiyle İlgili Önerge Üzerinde Yaptığı Konuşmasındaki Bazı İfadelerine İlişkin Açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:55
Tarih:20/02/2019


Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan'ın 42 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 9'uncu madesiyle ilgili önerge üzerinde yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Sayın Başkan, zaten hatip konuşmasına başlarken niyetini, tavrını, meseleleri değerlendirme şeklini ortaya koymuştur "Gezi isyanı" ifadesiyle. Tabii, kendi değerlendirmesidir ama bizim bunun, doğrudur, isyandır ama hangi tarafında olduğumuzdur önemli olan. Biz Milliyetçi Hareketçiler, ülkücülerse eğer kastedilen -çünkü bozkurt işaretini yapmak bir el hareketi olarak değerlendirilebilir, bunu herkes yapabilir ama bu işareti yapanlar aynı zamanda o kimliği, kişiliği, o dünya görüşünü taşıyanlarsa kastedilen- cümle âlem bilmelidir ki ve bilir ki Türkiye değil, dünya bilir ki "...Apo"(x), "...Apo"(x) diyenlerle bu hareketi yapanların ve gerçekten ülkücü olanların bir araya gelmesi, ay ile güneşin yan yana gelmesi nasıl imkânsız ise bunların da bir araya gelmesi o şekilde imkânsızdır. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Burada devamlı bu Gezi üzerinden birtakım şeyler devşirilmeye çalışıyor. Gezi hadiselerinin ne olduğu şu an çok daha net ortadadır. Burada, oraya giden bütün gençliği töhmet altında bırakacak, o gençliği hain ilan edecek tarzda bir konuşma ve bir değerlendirme Milliyetçi Hareket Partisinden de ve şu an meseleyi değerlendiren Adalet ve Kalkınma Partisinden de yapılmıyor. Burada önemli olan, bu işin hangi odaklar tarafından organize edildiği ve bu odakların o gösterileri hangi minvalde yürüttüğüdür. Türkiye'de eğer devletine taş atacak, barikat kuracak, molotofkokteylleri atacak bir anlayış eğer bu memleketin özgürlükçü ve geleceğini aydınlık hâle getirecek gençliğini temsil ediyorsa böyle bir gençliği kabul etmiyoruz. Genel Başkanımızın net bir ifadesi var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayın Sayın Bülbül.

MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Toparlıyorum.

Genel Başkanımızın o dönemde de gençliğe bir çağrısı vardı. Demiştir ki: "Türk gençliğine sesleniyorum: Sizin yeriniz sokaklar değildir, sokaklar karanlıktır, sokakta kimin ne yaptığı belli olmaz, hangi odağa teslim olacağınız veya onun dümen suyunda hareket edeceğiniz belli olmaz; sokaklar değil, dersliklerdir sizin yeriniz; sokaklar değil, kütüphanelerdir sizin yeriniz." Böyle diyerek Türk gençliğine asıl olması gereken yeri işaret etmiştir. Bu noktada Türkiye'de Gezi hadisesini organize edenlerin, Türkiye'de bu hadisede şu an itibarıyla itham edilen, hakkında soruşturma yürütülenlerin... Mesela, Osman Kavala'dan bahsetti, hakkındaki iddialar çok ciddidir. Kendisinin Sorosçu vakıfların ve bu kuruluşların Türkiye'de uzantısı olarak faaliyet gösterdiği de ortadadır, Gezi hadiselerindeki rolü de çok iyi bilinmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Son cümlelerinizi alıyorum.

MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Tabii.

Bu konuda Milliyetçi Hareket Partisi olarak biz bu meselenin çok detaylı bir şekilde incelenmesi ve bütün sorumluları hakkında hukuken ne gerekiyorsa onun yapılması arzu ve istediği içerisindeyiz. Bu konuda, yine tekrar ediyorum, ülkücüleri "bozkurt işareti yapanlar" diye eğer tarif ediyorlarsa bu, akla ziyan bir tariftir ve ülkücü hareket, devletine, milletine taş atanlarla, molotof kokteyli savuranlarla bir arada asla ve asla olmayacaktır. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)